SON DAKİKA
Hava Durumu

#Borç

Porsuk Haber Ajansı - Borç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Borç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Borç Sarmalında ki Çiftçinin Yükü Hafifletilmeli! Haber

Borç Sarmalında ki Çiftçinin Yükü Hafifletilmeli!

CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, döviz kurlarındaki dalgalanmalar, ithalata bağımlılık ve yanlış tarım politikaları yüzünden çiftçinin ağır bir krizde olduğunu belirtti; “2004’te çiftçilerin banka kredilerine olan borcu, devlet desteklerinin yüzde 58,4’ünü oluştururken, bu oran 2024’te yüzde 10,5’e kadar düştü. Banka kredilerinin 164 kat artmasına karşın, tarımsal destekler sadece 30 kat arttı. Bu büyük dengesizlik, çiftçilerin borç batağına saplanmasına yol açarken, büyük şirketlerin üretim sürecine hakim olmasını da kolaylaştırıyor. Borçlarını ödeyemeyen çiftçiler, tarım arazilerinin satılmasıyla karşı karşıya kalıyor” dedi. CHP Bursa Milletvekili ve PM Üyesi Orhan Sarıbal, sahte içki kaynaklı ölümleri ve 2024 yılında çiftçilerin bankalara olan borçlarını Meclis’te düzenlediği basın toplantısında değerlendirdi. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar, ithalata bağımlılık ve yanlış tarım politikaları yüzünden çiftçinin ağır bir krizde olduğunu kaydeden Milletvekili Sarıbal, mazot, gübre, ilaç, tohum ve yem gibi temel tarım girdilerinin büyük bir kısmının dövizle ithal edildiği için TL’nin değer kaybının çiftçiyi daha da zor durumda bıraktığını söyledi. Devletin verdiği tarımsal desteklerin yetersiz kaldığına değinen Sarıbal, “2004 yılında çiftçilere verilen tarımsal desteklerin, çiftçilerin bankalara olan borcuna oranı yüzde 58,4 (3,084 milyar TL / 5,280 milyar TL) iken, 2024 yılında bu oran yüzde 10,5 (91,5 milyar TL / 869 milyar TL) seviyesine düşmüştür. Bu durum sektörün krediye bağımlılığının katlanarak büyüdüğünü göstermektedir. Tarım sektöründeki borç yükü özellikle son yıllarda hızla artmaktadır. Son bir yılda borçların yüzde 44 oranında artmış olması, üretim maliyetlerindeki yükselişin, döviz kurlarının, girdi fiyatlarının ve finansmana erişim koşullarının zorluğunu ortaya koymaktadır. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun yayımladığı verilere göre; 2004-2024 yılları arasında bankalar tarafından çiftçilere kullandırılan kredi miktarı 164 kat artmış, buna karşılık bütçeden tarıma yapılan destekleme ödemeleri sadece 30 kat artırılmıştır. 2004 yılında tarım sektörünün kullandığı banka kredileri tarımsal desteklerin 1,7 katı iken, bu oran 2024 yılında 9,5 katına ulaşmıştır” dedi. BORÇ SARMALINDAKİ ÇİFTÇİNİN YÜKÜ HAFİFLETİLMELİ Tarımda sürdürülebilirliği tehdit eden bu tablonun, aynı zamanda üretici sayısının hızla azalmasına ve tarım alanlarının atıl kalmasına yol açtığına dikkati çeken Sarıbal, “2006 tarihli Tarım Kanunu’nun 21. maddesi, tarımsal desteklerin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın en az yüzde 1’i olması gerektiğini belirtiyor. Ancak gerçekler acı verici. 2023 ve 2024 yıllarında bu oran, yüzde 0.2’ye kadar gerileyerek çiftçilerin devlet desteğinden ne kadar mahrum kaldığını gözler önüne seriyor. Bu durum, çiftçilerin bankalardan kredi almaya yönelmesine ve borç yükünün artmasına neden oluyor. Girdi maliyetlerinin astronomik seviyelere ulaşması, kredi faiz oranlarının yükselmesi ve düşük alım fiyatları karşısında üretici yalnızca borçlanmak zorunda kalıyor. Bu borç sarmalı, kırsal kesimde çiftçiliğin geleceğini tehdit ediyor. Küçük üreticiler, büyük şirketlerin egemenliğine giriyor ve yerel üretim giderek zayıflarken ithalat artıyor. Çiftçilere daha fazla devlet desteği sağlanmalı, gübre, mazot ve ilaç gibi temel tarım girdilerinin fiyatları makul seviyelerde tutulmalı, düşük faizli kredilerle borç yükü hafifletilmeli” ifadelerini kullandı. VATANDAŞ İÇKİYE DEĞİL, DEVLETE HARAÇ ÖDÜYOR! İstanbul ve Ankara’da yaşanan sahte içkiden ölümlerin iktidarın yanlış vergi politikası, denetimsizlik ve halk sağlığını hiçe sayan yönetim anlayışının doğrudan bir sonucu olduğunu kaydeden Milletvekili Sarıbal, “Kaçak ve sahte içki, doğrudan AKP iktidarının yarattığı halk sağlığı sorunudur. ÖTV artışıyla alkol fiyatlarını uçururken; kaçak üretimi teşvik ediyor, halkın alkole ulaşmasına engel olmaya çalışırken, ölümcül sahte içki piyasasını destekliyor! 2010’da 51 TL olan bir litre saf alkolün ÖTV’si bugün 1.365 TL’ye ulaşmış durumda. Yüksek fiyatlar nedeniyle insanlar sahte içkiye yönelmek zorunda kalıyor. Hükümetin 2025 yılı için belirlediği hedef ise, alkollü içeceklerden 170 milyar 750 milyon 672 bin TL, tütün mamullerinden ise 455 milyar 664 milyon 231 bin TL vergi toplamak. 2024 yılına göre alkolden alınan vergilerde yüzde 49, tütün ürünlerinden alınan vergilerde ise yüzde 48,7’lik bir artış öngörülüyor. Merdiven altı üretim artıyor, metil alkol zehirlenmeleri yaygınlaşıyor. Yüzlerce insan bu yüzden hayatını kaybediyor ya da sakat kalıyor. Bugün, 1 litrelik alkollü içkiden alınan vergi 900 liraya yakın. Vergisiz fiyatı ise, neredeyse 5’te biri. Yani vatandaş içkiye değil, devlete haraç ödüyor! Rakıda şişenin beşte üçünü devlet içiyor. Devletin denetlemesi gereken kaçak üretim, bizzat devletin yüksek vergi politikası nedeniyle büyüyor. ÖTV düşürülmediği sürece bu ölümler devam edecek. Halk sağlığını korumak için yapılması gerekenler çok açık. Fahiş vergi yükü azaltılmalı, halkın güvenli ve yasal içkiye erişimi sağlanmalı. Kaçak içki üretimiyle etkin mücadele edilmeli, denetimler artırılmalı. İnsanların yaşam tarzına baskı kuran anlayıştan vazgeçilmeli” diye konuştu.

Borcu Olmayan Çiftçi Yok! Haber

Borcu Olmayan Çiftçi Yok!

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer çiftçilerin banka borçlarını gündeme taşıdı. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Ömer Fethi Gürer, “2024 yılı düşük alım fiyatları ve artan girdi maliyetleri tarım kesimini zora soktu. Tarım kesimi, işini sürdürebilmek için çözümü daha çok kredide buldu. Çiftçi sayısına bakıldığında borcu olmayan çiftçi yok gibi. Bankalardan alınan kredi ile tarım sürdürülüyor. Tarım sektörünün bankacılık sistemine olan borçları da 2024 yılında 278,2 milyar lira artarak 868,6 milyar liraya yükseldi” dedi. “Tarım kesiminde kredi kullanmadan tarımda sürdürülebilirlik kalmadı” diyen Gürer, “Tarım sektörüne bu tutarın 685,2 milyar liralık kısmı kamu bankaları, 183,4 milyar liralık kısmı da özel bankalar tarafından kullandırılan kredilerden oluşuyor. 2024 yılında sektörün bankalara olan toplam borcu yüzde 47,1 oranında artarken, sektörün zamanında ödeyemediği için takibe alınan kredileri ise yüzde 72 oranında artarak 3,6 milyar liraya yükseldi” diye konuştu. 2025 yılının tarım için önemli bir yıl olduğunu belirten Ömer Fethi Gürer, “Süreç doğru yönetilmez ve çiftçi, besici sorunlarına gereken çözüm sağlanmazsa ekim alanları daha da daralacaktır. İthalatçı bir anlayış değil, yerli üretici, besici ve çiftçiyi koruyacak bir bakışa ihtiyaç ve gerek vardır” dedi. “Enflasyon üzerinde tarım kesimi girdileri arttı” diyen Gürer, “Yem ve gübre başta olmak üzere üretici sübvanse edilecek önlemlere ihtiyaç var” diye konuştu. Gürer, “Borcu borçla kapatan her kesim için ödeme güçlüğü oluştuğunda icra da kapıda; insanlar hem açlık hem de psikolojik olarak sorunlu bir yaşam içinde” dedi. VATANDAŞIN BANKA BORÇLARI Tarım kesimi yanı sıra vatandaşın da ciddi geçim sıkıntısı yaşadığına işaret eden CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçları, 17-24 Ocak günleri arasındaki haftada 54,7 milyar lira artarak 4 trilyon 15 milyar liraya yükseldi. Varlık yönetim şirketleri ile TOKİ’ye olan taksitli konut kredisi borçlarıyla birlikte toplam borç 4 trilyon 147 milyar liraya ulaştı. Söz konusu haftada bireysel kredilerinin bakiyesi 17,1 milyar lira artarak 2 trilyon 122 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise 37,6 milyar lira artarak 1 trilyon 894 milyar liraya çıktı. Bankalar ve finans kuruluşlarının tüketicilerden zamanında tahsil edemediği için icra takibine aldıkları bireysel kredi ve kredi kartı alacakları ise son haftada 2,1 milyar lira daha artarak 125,3 milyar liraya yükseldi. Bankalar tarafından icra takibine alınan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarında 2025 yılının ilk dört haftasında 13,6 milyar liralık artış yaşandı. Bankalar zaman zaman bu borçları düşük bir karşılıkla varlık yönetim şirketlerine devrettikleri için gerçek rakam bundan çok daha yüksek seyrediyor. Nitekim varlık yönetim şirketlerinin bu nedenle vatandaşlardan olan alacakları geçen yıl 21 milyar lira arttı” dedi. Gürer, veriler üzerinden bakıldığında ekonomide vatandaşa yansıyanın yokluk ve yoksulluk olduğunu belirtti. Asgari ücretin daha ilk ayında açlık sınırı altında kaldığını, emeklinin aldığı maaşla mucize bir yaşam sürdürdüğünü ifade eden Ömer Fethi Gürer, “Faiz oranlarında yaşanan yüksek seyir ve yüksek enflasyon, geliri yeterince artmayan vatandaşların borçlarını geri ödemelerini zorlaştırıyor. Vatandaşlar giderek yeni bir borç krizine giriyor. Merkez Bankası’nın hazırladığı son Finansal İstikrar Raporu’na göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 62 milyar liralık batık tüketici kredisi ve kredi kartı alacağı bulunuyor. Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 187 milyar lira icralık kredi borcu bulunuyor. Bu arada vatandaşların TOKİ’ye de 70 milyar liralık taksitli konut borcu bulunuyor. Vatandaşların bankalara, finans kuruluşlarına, varlık yönetim şirketlerine ve TOKİ’ye olan borçlarının toplamı 4 trilyon 147 milyar lirayı buluyor. Sadece 2024 yılında vatandaşın faiz yükü, 2023 yılına göre yüzde 126,4 oranında artış gösterdi. 2024 yılında bireysel krediler için ödenen faiz bir önceki yıla göre yüzde 86,5, kredi kartları için ödenen faiz ise yüzde 235 oranında arttı” dedi. İCRA DURMUYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, herkesin borçlanarak sürdürdüğü yaşamda icra dairelerinin de boş kalmadığını belirterek, muhtarlıklarda icra tebliğleriyle dolup taştığını ifade etti. Gürer, “İcra dairelerine 1-31 Ocak günleri arasında UYAP üzerinden gelen yeni dosya sayısı, 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 5,3 oranında artarak 856 bin oldu. 2024 yılında icra dairelerine bu dönemde 813 bin yeni dosya gelmişti. Aynı günlerde 817 bin dosya da ya sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan toplam dosya sayısı 31 Ocak itibarıyla 22 milyon 295 bine yükseldi. Derdest dosya sayısı son bir yılda net olarak 880 bin adet arttı. Bu veriler de borçlanmaların geri dönüşü olmadığında icra yoluyla elde avuçta ne varsa gittiğini gösteriyor” dedi.

Gürer: “Çiftçinin Borcu 5 Yılda 7 Katına Çıktı! Haber

Gürer: “Çiftçinin Borcu 5 Yılda 7 Katına Çıktı!"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin artan maliyetler, düşük alım fiyatları ve yetersiz destekler nedeniyle yaşadığı sorunların, tüccarla rekabet edebilecek bir yapıya kavuşacak kamu varlığı ve kooperatifler aracılığıyla çözülebileceğini ifade etti. BORÇ SARMALI BÜYÜYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçilerin toplam borcu son beş yılda yedi kat artarak 2020 yılında 111 milyar 216 milyon TL’den, 2025 yılında 822 milyar 366 milyon TL’ye ulaştı. Sadece 2024-2025 yılları arasında çiftçi kredi  borcu 214 milyar TL arttı. Bu rakamlar, çiftçilerin tarımsal üretim için krediye bağımlı hale geldiğini gösteriyor.” dedi.  Gürer, “Borç sarmalının büyüdüğünü görüyoruz. Çiftçimiz ürettikçe kazanması gerekirken, ürettikçe borçlanıyor. Tarım, çiftçinin alın teriyle ayakta durabilmesi gerekir; borçla değil. Bunun için ürünü üretirken ve satarken yanında onu destekleyecek kamucu anlayışa ve  yeniden yapılandırılacak güçlü tarım kooperatiflerine ihtiyaç var.” diye konuştu. KİŞİ BAŞINA BORÇ YÜKÜ KATLANIYOR CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2020 yılında ÇKS’ye kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 127 bin iken, Bakanlık bu sayının 2 milyon 700 bin kişi olduğunu ifade etmektedir. Son yıllarda ÇKS’li çiftçi sayısı her yıl değişkenlik göstermektedir. 2020 yılı çiftçi borçlarını hesaplarsak, 2020 yılında Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıtlı bir çiftçinin ortalama borcu 52.288 TL iken, 2025 yılında bu rakam tarım kesiminde kişi başına 304.580 TL’ye ulaşmaktadır. Bu ortalama, çiftçi sayısının 2 milyon 700 bin kişi olarak dikkate alınarak değerlendirilmesiyle ortaya çıkan bir sonuçtur. Ancak, tarım kesimi ortalama borcu işletme yapısına göre değişkenlik gösterebilir. Kredi borçlarında tarım kesiminde işletme büyüklüğüne göre kullanılan kredi miktarı da artmaktadır. Ortalama tarım kesimi kişi başına düşen borç miktarındaki bu artış, çiftçiler üzerindeki ekonomik baskının bir göstergesidir.” dedi. Gürer, “Tarım kesimi her yıl değil, her ay bir önceki ayı aratır biçimde ekonomik krizin etkisindedir. Son aylarda gübre ve yem yanı sıra her gider kaleminde artışlar yaşanmaktadır. Artan girdi maliyetleri nedeniyle tarlasını ekmekte ve hayvanlarını beslemekte çiftçi ve besici zorlanmaktadır. Borç yüküne rağmen, tarlası ve traktörü olan, kredi bulabilen çiftçi, ekim ve bakım dışında başka bir işi olmadığı için tarımda kalmaya çalışmaktadır. Pek çok çiftçi, ekebileceği alanın yalnızca bir bölümünü ekebildiğini anlatmaktadır. Çiftçiyi üretimden uzaklaştıran bu sistemin devam etmesi, ülkemizin gıda güvenliğini ithalatla sağlama anlayışını tekrar gündeme getirmektedir.” diye konuştu. KOOPERATİFÇİLİK ÖNEMLİ  CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe üretim kadar depolama, işleme ve satış süreçlerinde de ciddi sorunların olduğunu belirtti. Gürer, 2024 yılında özellikle sebze ürünlerinde büyük bir israf yaşandığını vurgulayarak, bu durumun kooperatifçiliğin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Gürer, “Gıda kooperatifçiliği yeniden düzenlenmelidir. Tüccarla rekabet edebilecek ve üretilen ürünü değerlendirebilecek kooperatifler, günümüz koşullarına uygun şekilde yeniden oluşturulmalıdır. Çiftçi ve besicinin ihtiyacı olan ürünleri uygun fiyatla temin eden, üretilen ürünü işleyerek pazara sunan bir kooperatifçilik sistemine geri dönüş zorunluluktur. Geçmişte devasa kooperatifler oluşturulmuş ancak bu yapıların içi boşaltılmış ve işletmeleri yok edilmiştir. Yeni bir yasal düzenleme ile kooperatifçilik tarımda öncü hale getirilmelidir.” dedi. Kooperatiflerin yanı sıra kamu kurumlarının da sürece dahil olması gerektiğini belirten Gürer, rekabet koşullarının çiftçi, besici ve üretici lehine olacak şekilde düzenlenmesi gerektiğini söyledi. Gürer, “Çiftçilerimiz üretmek, tarlasını sürmek, besicilerimiz hayvanlarını beslemek ve ineklerini sağmak istiyor. Ama hepsinden önemlisi, bu emeğin karşılığında hak ettikleri kazancı almak istiyorlar. Ancak mevcut ağır yük altında üretim yapmaları her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tarım sektöründeki sorunlar planlama, öngörü ve süreçlerin doğru yönetilmesi ile çözülebilir. AKP iktidarı, çiftçinin sesine kulak vermeli ve tarım politikalarını acilen gözden geçirmelidir.” diye konuştu. ÇİFTÇİYİ KÖŞEYE SIKIŞTIRMAYIN  CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe maliyetlerin hızla artmasının çiftçi ve besiciyi büyük bir çıkmaza sürüklediğini ifade etti. Gürer, elektrik, sulama suyu, işçilik, tarla kirası, ahır gideri, aşı, veteriner, gübre, mazot, yem, ilaç ve nakliye gibi temel girdilerdeki fiyat artışlarının üretim maliyetine doğrudan yansıdığını belirtti. Gürer, “Bu süreç çiftçi ve besiciyi krediye mahkûm etmektedir. Çiftçi, ürettiği ürünü satarak borcunu kapatıyor ancak hemen ardından yeniden borçlanarak sürecin içinde kalmaya çalışıyor. Bu kısır döngü, tarım sektöründeki sürdürülebilirliği her geçen gün daha da zorlaştırıyor.” dedi. Devlet desteklerinin çiftçinin ihtiyaçlarını karşılamaktan çok uzak olduğuna dikkat çeken Gürer, “Artan maliyetlere rağmen, 2025 yılı bütçesinde çiftçiye verilmesi gereken destekler yine yetersiz kaldı. Çiftçimiz, kendi çabasıyla ayakta kalmaya çalışıyor ancak bu durum bu yılın alım fiyatlarına da bağlı. Girdi maliyetleri düşürülmeden ve çiftçiye doğrudan destek sağlanmadan tarım sektöründeki sorunların önüne geçilmesi mümkün değil.” şeklinde konuştu. TARIMDA SORUN OLUŞMASI GIDAYI ETKİLİYOR Gürer, tarım sektöründe yaşanan sorunların yalnızca çiftçileri değil, 85 milyonluk Türkiye’yi etkilediğini vurguladı. Gıda fiyatlarındaki artışın temelinde üretim girdilerinde yaşanan fiyat artışlarının yattığını belirterek, “Tarım, sadece çiftçinin meselesi değildir; bu, 85 milyonun meselesidir. Çiftçinin üretimden kopması,  besicinin hayvancılıktan uzaklaşması halkın sofrasındaki gıdanın,  ekmeğin küçülmesi anlamına gelir.” dedi 

Vatandaşın Bankalara Borcu 3 Trilyon 341 Milyon TL’ye Ulaştı Haber

Vatandaşın Bankalara Borcu 3 Trilyon 341 Milyon TL’ye Ulaştı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2024 yılı itibarıyla bankaların kârı önceki yıla göre 55 milyar TL artarak 348 milyar TL'ye ulaştığını, vatandaşın borç yükünün ise her geçen gün büyüdüğünü, icra dairelerindeki dosya sayılarının arttığını belirterek,“Vatandaşların bankalara olan borcu ve ödeyemediği içim takibe alınan borçları her hafta artarak yeni rekorlar kırıyor.” dedi. Gürer, bankaların kârındaki büyük artışa dikkat çekerken, milyonlarca vatandaşın borçlarını ödeyemediği için yasal takibe düştüğünü belirtti. BANKALARIN KÂRINDA YÜZDE 19’LUK ARTIŞ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bankalar 2024 yılında da kârlarını artırmaya devam ettiğini belirterek, “2023 yılı Temmuz ayında 293 milyar 417 milyon TL olan bankaların toplam kârı, 2024 yılı Temmuz ayında 348 milyar 717 milyon TL'ye ulaştı. Bu, ’luk bir artış anlamına gelirken, bankaların kârındaki artışın hız kesmediği görülüyor. Bankalar kârlarına kâr katarken, vatandaşın borçları da katlanarak artıyor. Bu tablo, AKP iktidarının ekonomi politikalarıyla oluşan açığın vatandaşın sırtından yama yapmaya çalışmasının sonucudur” diye konuştu. İCRA DAİRELERİ DOSYA YIĞILIYOR: 6.6 MİLYON YENİ DOSYA 2024 yılı itibarıyla icra dairelerine gelen dosya sayısı, 6 milyon 631 bin 672’ye ulaştığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bu veriler, halkın borçlarını ödeyemediğini ve icralık olan kişi sayısının arttığını ortaya koymaktadır. Özellikle vatandaşların tüketici kredileri ve kredi kartı borçlarını ödeyememeleri yüzünden icra dairelerindeki dosyaların her geçen gün artmaktadır. Ancak, iktidar bu konuya da vatandaşların içinde bulunduğu ekonomik çıkmaza olduğu gibi kayıtsız kalmaktadır” dedi. KREDİ KARTI VE BİREYSEL KREDİ KULLANIMI ARTIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “2024 yılı Temmuz ayı itibarıyla, bireysel kredi kullanan kişi sayısı 40.9 milyona ulaştı. Bir önceki yılın aynı döneminde bu rakam 38.8 milyondu. Böylece 2.1 milyon kişi daha kredi kullanmak zorunda kaldı.” dedi. Gürer, ekonomik sıkıntılar nedeniyle vatandaşların kredi kartlarına ve bireysel kredilere başvurduğunu, temel ihtiyaçlarını karşılamak için borçlandıklarını belirtti. 2024 yılında 1 milyon 160 bin kişinin ilk defa kredi kartı aldığı ve 731 bin kişinin ilk kez tüketici kredisi kullandığı açıklandı. BORÇ BATAĞINDA OLANLARIN SAYISINDA PATLAMA: TAKİPTEKİ KİŞİ SAYISI YÜZDE 41 ARTTI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredi kartı ve bireysel kredi borçlarından dolayı yasal takibe alınan kişi sayısındaki artışa dikkat çekerek, “2024 yılının Ocak-Temmuz döneminde, bireysel kredi veya kredi kartı borcundan dolayı yasal takibe intikal eden kişi sayısı bir önceki yıla göre %41 oranında artarak 1 milyon 63 bine ulaştı. Bu kişilerden 642 bini bireysel kredi borçları nedeniyle takibe düşerken, 784 bini kredi kartı borçlarını ödeyemediği için yasal sürece dahil oldu.” şeklinde konuştu. KREDİ BORÇLARI KATLANIYOR Bireysel kredi kartlarını da içeren bireysel kredilerde tasfiye olunacak alacakların 2024 yılı Temmuz ayı itibarıyla, bir önceki yılın aynı dönemine göre 2 artarak 89 milyar TL'ye ulaştığını belirten Gürer, “Vatandaş borçlarını ödeyemez hale gelmiş durumda, her geçen gün takipteki vatandaş sayısı ve borç miktarı artıyor” dedi. VATANDAŞIN BANKALARA OLAN BORCU 752 MİLYAR TL ARTTI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Vatandaşların bankalara olan toplam borcu, Ocak 2024’te 2 trilyon 689 milyar 608 milyon TL iken, Eylül ayında bu borç 3 trilyon 441 milyar 351 milyon TL'ye yükseldi. Toplam borcun 1 trilyon 817 milyar TL’si tüketici kredilerinden, 1 trilyon 623 milyar TL’si ise bireysel kredi kartı borçlarından oluşuyor. Ocak-Eylül döneminde vatandaşların bankalara olan toplam borcu 752 milyar TL artarken, takibe düşen borç miktarı ise 46 milyar TL’den 89 milyar TL’ye yükselerek 43 milyar TL artış gösterdi.” diye konuştu. AKP İKTİDARINDA HALK HER GEÇEN GÜN DAHA DA YOKSULLAŞIYOR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'deki ekonomik dengesizliklere ve halkın giderek artan borç yüküne dikkat çekti. Gürer, vatandaşların geçimlerini sağlayabilmek için daha fazla borçlanmak zorunda kaldığını, bankaların ise bu durumdan kâr elde ettiğini belirtti. "İktidarın uyguladığı ekonomik politikalar, vatandaşı borç batağına sürüklüyor. Bankalar paradan para kazanırken, halk aldığı borç içinde boğuluyor. Bu uçurumun her geçen gün daha da derinleştiği bir gerçek.” diye konuştu. Türkiye'de giderek artan ekonomik sorunların halkın bankalara olan borçlarını artırdığını belirten Gürer, mevcut ekonomik politikaların bu süreci hızlandırdığını belirterek, "İktidarın yanlış ekonomik tercihleri, halkı daha fazla borçlanmaya zorluyor. İnsanlar temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kredi çekmek zorunda kalıyorlar. Bankalar ise bu krizden güçlenerek çıkıyor. Mevcut iktidarın ekonomi politikaları vatandaşı borçlanmaya itmekten başka bir sonuç doğurmadı.” şeklinde konuştu. Emeklileri ve asgari ücretle çalışanları açlık sınırı altında yaşama mahkum eden iktidar İsraf ve şatafatlı yaşamdan vazgeçmiyor diyen CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer binlerce çocuk yatağa aç girdiği ,okullarda dahi yemek verilmediği evrede ekonomik krizi yaratanlar bedelini halka ödettiriyor.“ diye konuştu.

Çiftçilerin Banka Borçları 2027 Yılına Kadar Ertelenmelidir Haber

Çiftçilerin Banka Borçları 2027 Yılına Kadar Ertelenmelidir

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, 2024 yılında çiftçilerin yaşadığı zorluklara dikkat çekerek, üreticilerin borçlarını ödeyemez hale geldiğini vurguladı. Gürer, “Bu yıl üretici, ürettiği her üründen zarar etti. Bazı üreticiler diyor ki, 'En azından bir ürün para kazandırsaydı, birden fazla çeşit ürün yetiştirdik, en azından dengelerdik.' Ama bankaya kredi borçları var, Tarım Kredi Kooperatiflerine borçları var. Eğer bunlar yapılandırılmazsa ve borçlar ertelenmezse, bu yıl çoğu çiftçinin tarlasına haciz gelecek. Büyük bir sıkıntı var.  Sebze ürünlerinde dahi sorunlar katladı.” diyerek, üreticilerin içinde bulunduğu durumu özetledi. ÇİFTÇİLERİN BORCU BİR AYDA 15 MİLYAR TL ARTTI Çiftçilerin kredi borç yükünün her geçen gün daha da ağırlaştığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Çiftçilerin bankalara olan toplam borçları, son verilere göre 714 milyar 981 milyon 699 bin TL'ye ulaşmış durumda. Bu borç miktarına ek olarak, ödenemeyen ve takibe alınan borç tutarı da 2 milyar 821 milyon 838 bin TL seviyesine çıktı. Sadece bir ay içinde çiftçilerin toplam borcu 15 milyar 107 milyon TL artarken, takipteki borç tutarında da 225 milyon TL'lik bir artış yaşandı. Bu rakamlar, çiftçilerin ekonomik açıdan içinde bulunduğu zor durumu net bir şekilde ortaya koyuyor. Artan üretim maliyetleri, düşük ürün fiyatları ve finansal desteklerin yetersizliği nedeniyle borçlarını ödeyemeyen çiftçiler, ciddi bir çıkmazla karşı karşıya. Borçların yapılandırılması ve faizlerin silinmesi gibi önlemler alınmadığı takdirde, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ciddi tehdit altında kalabilir.” diye konuştu. HAYVANCILIK DA KURTARMADI Çiftçi İbrahim Ayhan yaşadıkları sıkıntıları şu sözlerle dile getirdi: "Biz ürettiğimiz sebze, meyvenin dışında hayvancılık da yapıyoruz. Zarar falan edersek diye 5-6 farklı ürün ektik; birinden zarar edersek, birinden karşılayalım. Altı ürün ektik, altısından da zarar ettik. Bari hayvanlarımızı satalım, sütümüz var, onu değerlendirelim. Bu şekilde kredilerimizi ya da borçlarımızı ödeyelim. Bu sefer de et para etmiyor; eti düşük kesiyorlar, süt de para etmiyor. Sütün parasını da 2-3 ay sonra veriyorlar, bazılarına da çek veriyorlar. O şekilde de döndüremiyoruz. Kredi kartlarımızı ödeyemiyoruz. Kredi kartlarımızı aylık ödemek zorundayız. Ulusal Süt Konseyi’nin verdiği 14 lira 65 kuruşluk fiyat uygulanmıyor. Çiftçilikten kazanamadık, hayvancılıktan da kazanamıyoruz." Ayhan, sözlerine şu şekilde devam etti: "Daha önceki yıllarda da başımıza geldi, yine zarar ettik ama hayvanlarımız vardı. Hayvanlarımız değerliydi, sattık, Ziraat Bankası'na borcumuzu ödedik, tekrar hayvan aldık ve yine çiftçilik yapmaya çalıştık. Ama şimdi onu başaramıyoruz. Hiçbir ürünümüz para etmiyor. Yani en azından bir ürün para etsin; insan üzülüyor.” DESTEKLER VE HİBE SORUNLARI Çiftçiler ayrıca, devlet desteklerinin adil dağıtılmadığına ve gerçek kişilere ulaşmadığına da dikkat çekti: "Bunu birçok kez dile getirdik. İlçe tarıma da söylüyoruz, il tarıma da söylüyoruz. Ben bu 140 dönüm tarlayı kiraladım. Ama ÇKS'sini kullanamıyorum. Zaten tarla sahibi vermiyor. Bana ait diyor. Hem benden kira alıyor hem de devletin verdiği desteği alıyor. Şimdi kayıt dışı bir sürü tarla var, yıllardır hiç ürün ekilmiyor, 20 yıldır, 30 yıldır ekilmiyor. Adam benimle beraber gidiyor, destek alıyor. Benimle beraber gidiyor, hibeye yazılıyor. Bunu ben mi kontrol edeceğim? Bunu il tarımın kontrol etmesi lazım.” "ÇİFTÇİYİ AYAĞA KALDIRACAK CAN SUYU GEREK" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin mali açıdan çıkmaza girdiğini belirterek, “Çiftçilik ve hayvancılık yapanın sorunları gerçekten bu yıla kadar hiç bu kadar ağırlaşmamıştı. Her üretici dertli. Kimisi korktuğundan konuşmuyor; kimisi konuşuyor, çaresizlikten dert yanıyor. Bu anlamda Bakanlığın, Cumhurbaşkanının sorunları görmesi lazım. Mutlak suretle çiftçinin borçları ertelenmeli. Bunun için kanun teklifi verdim: Çiftçinin borçları 2027 yılına kadar ertelensin, faizler silinsin. Aksi taktirde çiftçinin üretim yaptığı aracını el koyarsanız, bu çiftçi nasıl borcunu ödeyecek de ayakta kalacak?” şeklinde konuştu. Gürer, ayrıca sigorta primlerini ödeyemedikleri için çiftçilerin sosyal güvencelerinden mahrum kaldığını belirterek, "Şu anda Ziraat odalarında 5 milyon kayıtlı üye varken, yalnız bunun 2 milyon 300 bini üretimin içinde olan ÇKS’li çiftçiler olarak görülüyor. Önümüzdeki dönemde bu sayı daha da düşecek. Ayrıca, sigorta primlerini ödeyemedikleri için sigorta primi ödeyen çiftçi sayısı da 450.000 ile 500.000 civarında kalmış durumda. Yetkilileri buradan bir kez daha uyaralım: Çiftçinin sesini duyun, çiftçinin bu yıl uğradığı zararı mutlak suretle sahiplenin ve çiftçilere önümüzdeki yılda ekim yapmanın yolunu açın.” diye konuştu. "ZİRAAT BANKASI TARIMIN YANINDA DEĞİL" Başka bir çiftçi ise, borçlarını ödeyemediği için Ziraat Bankası tarafından haciz işlemi başlatıldığını belirterek, “Bankadan 1 milyonu TL’nin üstünde kredi çektim. Şu anda ödeyecek durumum da yok. Traktörüme haciz geldi. Bu nasıl ödenecek, bilmiyorum. Bankalara olan borçlarımızın ertelenmesini istiyorum. Başka da bir şey istemiyorum.” dedi. Çiftçi İbrahim Ayhan ise borçlarını ödeyemediği için varlıklarını satmaya çalıştıklarını belirterek, "Çiftçilerin borçlarını ödemeleri mümkün değil. Şu an öyle bir kötü durumdalar ki, çiftçi kendi malını satıp ödemeye çalışıyor. Onu da satamıyor. Geçen yıl 2 milyona aldığı traktörü 700 bin liraya dahi satamıyor; alıcı yok. Çiftçi traktörünü de satamıyor. Neyini satsın? Tarlalarını yok fiyatına satıyor. Yani alıcı gelse bile geçen seneki fiyatın üçte bir fiyatını verip zor durumda bırakıp, o şekilde almaya çalışıyor. Yani çiftçi nasıl ödeyecek, bilmiyorum ki. Tamam, tarlayı satalım, traktörü satalım, yağmurlama borularımızı satalım, bütün tarım aletlerimizi satalım. Ama satamıyorsun, yok, alıcı da yok." diyerek düştüğü çaresizliği anlattı.  "ZİRAAT BANKASI ÇİFTÇİNİN TARLASINI SATIYOR" CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin yaşadığı bu duruma Ziraat Bankası’nın yanlış politikalarının neden olduğunu söyledi: “Ziraat Bankası çiftçi kuruluşu olmadan Türkiye'de tarımın sorunları ortadan kalkmaz. Ama Ziraat Bankası şu anda kredi kullandığı için borçlanan çiftçinin arazisini satmanın peşinde. Bu yanlış bir yol. Çiftçi bu yıl büyük darbe yedi. Çoğu seneye ekim yapmayacağım diyor. Bir de tarladan, traktörden, ekipmandan olursa, önümüzdeki yıl çiftçi nasıl ayağa kalkacak? Onun için çiftçiye destek verilmeli ve borçları ertelenmeli.”

AKP Hükümeti Artık Yolun Sonuna Gelmiştir Haber

AKP Hükümeti Artık Yolun Sonuna Gelmiştir

İYİ Parti Eskişehir İl Başkanı Serdar Ulucan düzenlediği basın toplantısında ülke gündemlerini değerlendirdi. Belediyelere yönelik borçların tahsil edilmesi ile ilgili kamuoyunda gündeme gelen iddialar ile ilgili İl Başkanı Ulucan yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; ''AKP Hükümeti, Sosyal Güvenlik Kurumuna borçlarını bahane ederek, yerel yönetimlerin gelirlerinin bir kısmına el koyacaktır. Bugün Sosyal Güvenlik Kurumunun batmasının tek sorumlusu, 22 senedir kamu gelirlerini har vurup harman savuran AKP Hükümetidir. Bugün Sosyal Güvenlik Kurumunun batmasının sebebi, yetimin hakkından alıp yandaş müteahhitlere peşkeş çeken AKP zihniyetinin kendisidir. Bugün Sosyal Güvenlik Kurumunun batmasının sebebi, beytülmali babasından kalan mirasmış gibi harcayan AKP Hükümetidir. Şimdi iktidar partisi memura, emekliye adam akıllı zam yapamamasını, belediyelerin SGK prim borçlarını bahane olarak sunuyor. Bunun gerçeklerle alakası bulunmamaktadır. Gerçekte Sosyal Güvenlik Kurumu’nun gelirlerinin yalnızca yüzde 3’ü belediyelerden kaynaklanmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumuna asıl borçlu olanlar AKP Hükümetinin şımarık çocukları olan 5’li çeteler, nerden geldiği belli olmayan AK zenginlerdir. İYİ Parti olarak AKP Hükümetine soruyoruz; şımarık müteahhitlerinizin SGK borçları affedilirken aklınız neredeydi? Ki unutmamak gerekir ki mevcut yasa içerisinde belediyelerin borçlanmasını yüzde 30’la sınırlandıran yasayı kendi çıkarları doğrultusunda değiştiren bizzat AKP’dir. Şimdi güç kaybına uğrayan hükümet, yine minareyi çalarken, kendine kılıf hazırlıyordur. İktidarın gizli koalisyon ortağı olan müteahhitlerin vergi borçlarını İYİ Parti iktidarı mı affetti? Türk Milleti fakirlikten inim inim inlerken, sizin müteahhitleriniz Deli Dumrul misali yolcu garantili köprülerden geçenden 3 akçe, geçmeyenden ve devlet kasasından 5 akçe toplarken aklınız neredeydi? Ülkemiz 70 sente muhtaçken, Birleşik Krallık vatandaşı olan Mehmet Şimşek dünyada kapı kapı dolaşıp, Medine fukarası gibi borç para isterken aklınız neredeydi? Türk Milleti ekmek almak için kredi kartını kullanırken, Saraylarda zevkü sefa süren yöneticilerinizden hesap sordunuz mu? 3 bin kişilik koruma görevlileriyle vatandaşa tepeden bakarken aklınız neredeydi? Elbette Belediyelerin SGK primlerini zamanında ödemesi gerekir ve bu primler vaktinde ödemeyen Eskişehir’deki CHP’li belediyelerin de kabahati bulunmaktadır. Ancak bu konuda hesap soracak son kişiler AKP’nin yerel yöneticileridir. Onlar önce kendi fabrikalarının, işletmelerinin SGK borçlarını açıklasınlar da görelim. Bugün geldiğimiz noktada devletin tüm kurum ve kuruluşlarıyla büyük bir kriz içinde olduğunu görüyoruz. AKP Hükümeti artık yolun sonuna gelmiştir. Kendileri de bu durumun farkına varmış, iktidardaki günlerinin sayılı olduğunu bilmektedirler. Bu yüzden giderayak kazanın dibini sıyırmakla meşguller. Bugün bile güne uyanırken seçim zamanı bulduğumuz doğalgaz müjdelerini indirim olarak görecekken, kendi şatafatlı hayatlarına kaynak yaratmak için doğalgaza yüzde 38 zam yaptıklarını öğrendik. Vatandaşımızı, parti adlarında olduğu gibi aldatmaya ve kandırmaya devam ediyorlar. Mevcut iktidar yola çıkarken 3Y ile mücadele diyerek yola çıktı. Bugün baktığımızda yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar artarak devam ediyor. Yandaş, yoldaş, yakın kayırma devam ediyor. Hakkaniyet ve liyakatten sürekli uzaklaşarak öz değerlerimizi, millet olarak devlete saygımızdan dolayı ses çıkartmadıkça kaybediyoruz. Mevcut hükümette hoyratça vatandaşın üzerine yüklenmeye devam ediyor. Aziz milletimizin refahı için çalıştığını iddia eden bu hükümeti 3y ile (yasaklar, yolsuzluk ve yoksullukla) mücadeleye davet ediyoruz. Kurucu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1937 yılında ülkemizin gelişimine katkı sunmak adıyla bütün mal varlığını aziz milletimize bağışlamış bir liderdir. İdeolojik yapısıyla beslendiğim hemşerimiz Şehit merhum Gün Sazak Gümrük ve Tekel Bakanlığı döneminde sınırlardaki bütün yolsuzlukların önüne geçerek, düzeni değiştirmiş adaleti sağlamıştır. Böyle bir neslin evlatları olarak hükümeti yandaş kayırmaya değil adaletli ve hakkaniyetli olmaya davet ediyoruz Sözlerimi sorunun sebebi olan AKP hükümetinin, sorunları çözemeyeceğini hatırlatarak nihayetlendirmek istiyorum. Türk Milleti karamsarlığa kapılmasın. Zira bu devlet, bu millet sahipsiz değildir. Kötülerin iktidarı elbet bir gün sona erecektir. Çünkü İYİ’ler iktidara gelmektedir.''

Kart Borcunu Ödeyemeyenlerin Sayısı 212.465 Kişi Arttı Haber

Kart Borcunu Ödeyemeyenlerin Sayısı 212.465 Kişi Arttı

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, AKP iktidarının ekonomi politikalarının vatandaşın geçimini sağlayabilmek için kredi kartlarına sarılmasına ve sınırlı kazancını da banka faizlerine gittiğini söyledi. VATANDAŞ KREDİ KARTINA YÜKLENDİ CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredi kartı kullanımında 2024 yılı başından bu yana gözlenen artış dikkat çekti. Gürer , “ 2024 yılının ilk ayında Türkiye genelinde kullanımda olan kredi kartı sayısı 119.015.569 iken, Haziran ayında bu rakam 124.101.350'ye yükseldi. Bu, sadece altı ayda yaklaşık 5 milyon yeni kredi kartının kullanıma girdiği gösteriyor. Daha da çarpıcı olan, Ocak ayında kredi kartları üzerinden yapılan toplam harcama tutarının 901 milyar 63 milyon TL'den Haziran ayında 1 trilyon 74 milyar 424 milyon TL'ye çıkması. Bu hızlı artış, vatandaşlarımızın giderek daha fazla borçlanarak yaşamlarını sürdürmek zorunda kaldığını gösteriyor." dedi. VATANDAŞIN KAZANCI FAİZE GİDİYOR Kredi kartı borçlarının artmasıyla birlikte, bu borçların faizleri de vatandaşlar üzerinde büyük bir yük oluşturmuştur. Ocak ayında 114 milyar 642 milyon TL olan borç faizi, Mayıs ayında 307 milyar 540 milyon TL'ye yükselmiştir. Bu artış, vatandaşların borçlarını ödemekte zorlandığını ve yüksek faiz oranları nedeniyle borç yükünün katlanarak arttığını göstermektedir.” diye konuştu. KREDİ KARTI KULLANIMINDA TEMEL GIDA HARCAMALARI BÜYÜK YER TUTUYOR  CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, özellikle temel gıda harcamalarının kredi kartı ile yapılmasının, nakit sıkıntısından kaynaklandığını belirtti. Gürer, "Veriler, kredi kartı harcamalarının %29.3'ünün market, yemek ve çeşitli gıda alışverişlerine yapıldığını gösteriyor. Haziran ayında market alışverişleri için 183 milyar 137 milyon TL, yemek alışverişleri için 55 milyar 759 milyon TL ve çeşitli gıda alışverişleri için ise 74 milyar 759 milyon TL harcandı. Bu rakamlar, vatandaşlarımızın en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayabilmek için kredi kartlarına başvurmak zorunda kaldığını gözler önüne seriyor. Ekonomik kriz, en temel ihtiyaçlar için bile kredi kartlarına yüklenilmesini zorunlu kılıyor." şeklinde konuştu. BORÇLULARIN SAYISINDAKİ ARTIŞ Gürer, kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısındaki artışa dikkat çekerek, bu durumun halkın ekonomik durumunun ortaya koyduğunu belirterek, “Ocak ayında 318.566 olan bireysel kredi kartı borcunu ödeyemeyen kişi sayısı, Mayıs ayında 531.031'e yükselmiş durumda. Bu sadece dört ayda 212.465 kişinin daha borcunu ödeyemediğini gösteriyor. Ayrıca, Ocak ayında 34 milyon 701 bin olan kredi kartı borcu bulunan kişi sayısı, Mayıs ayında 37 milyon 328 bine çıktı. Bu rakamlar, halkın giderek daha fazla borçlandığını ve borçlarını ödeyemez hale geldiğini ortaya koyuyor. TAKİPTEKİ BORÇLAR  Vatandaşların ödeyemediği için bankalar tarafından takibe alınan kredi kart borcu tutarı, 5 Temmuz haftasında 32 milyar 435 milyon TL iken bir hafta içinde 598 milyon TL artarak 33 milyar 33 milyon TL'ye yükselmiştir. Aynı hafta içinde vatandaşların toplam kredi kartı borcu tutarı ise 1 trilyon 499 milyar 135 milyon TL'den 1 trilyon 518 milyar 70 milyon TL'ye çıkmıştır. Bu durum, vatandaşların borçlarını ödeyememesi halinde finansal sistemde sorunlar yaratabilir” dedi. KREDİLİ MEVDUAT HESABI BORÇLARI  CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kredili mevduat hesabı borçlarının da arttığını belirterek, "Ocak ayında kredili mevduat hesabı borcu olan kişi sayısı 27 milyon 747 bin iken, Mayıs ayında bu sayı 29 milyon 230 bine yükseldi. Bu, borçları kapatmak için halk arasında bilinen ifadesiyle eksi hesaptan para çekmek zorunda kaldığını gösteriyor." diye konuştu.  VATANDAŞ BANKALARA ÇALIŞIYOR  Yaşanan ekonomik zorluklar, vatandaşları geçimlerini sağlayabilmek adına kredi kartlarına daha fazla başvurmak zorunda kaldığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Asgari ücrete zam yapılmaması ve emekliye verilen sembolik artış, bu durumun başlıca sebeplerindendir. Özellikle emeklilere verilen 2.500 TL'lik artış, artan hayat pahalılığı karşısında yetersiz kalırken, vatandaşlar geçimlerini sağlamak için kredi kartlarına yönelmek zorunda kalıyor” dedi. Gürer, “Asgari ücrete zam yapılmaması, enflasyon karşısında çalışanların ekonomik yönden daha sorunlu hale gelmesine yol açtı. Aynı şekilde, emeklilere verilen 2.500 TL'lik artış, artan gıda ve enerji fiyatları gibi temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak kalıyor. Bu durumda, birçok vatandaş kredi kartlarını kullanarak temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Ancak bu, yalnızca borç yükünü artırmakla kalmıyor, aynı zamanda yüksek faiz oranları nedeniyle daha da büyük bir mali yük oluşturuyor.” dedi. Asgari ücretin 25 bin TL’ye ve en düşük emekli maaşının ise asgari ücret seviyesine çıkarılması gerektiğini belirten Ömer Fethi Gürer, “AKP iktidarı ekonomik krizin faturasını halka kesiyor, vatandaş ise borçları artıkça düşünceyi artırıyor” dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.