SON DAKİKA
Hava Durumu

#Chp Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları

Porsuk Haber Ajansı - Chp Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Omuzdaşı, Yoldaşı Olacağız Haber

Cumhurbaşkanı Adayımız Ekrem İmamoğlu’nun Omuzdaşı, Yoldaşı Olacağız

Cumhuriyet Halk Partisi Eskişehir İl Gençlik Kolları tarafından ilk kez düzenlenen Danışma Kurulu Toplantısı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Engin Orbey Sahnesinde düzenlendi. Düzenlenen Danışma Kurulu toplantısına CHP İl Başkanı Talat Yalaz, CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Oğuzhan Demir, ADD Eskişehir Şube Başkanı Mehmet Avci, İlçe Gençlik Kolları Başkanları ile İl ve İlçe Gençlik Kolları üyeleri katılım sağladı.  Danışma Kurulu toplantısının açılış konuşmasını yapan CHP Eskişehir İl Gençlik Kolları Başkanı Mehmet Oğuzhan Demir şu ifadeleri kullandı: “Bugün bu salonda bir ilki gerçekleştiriyoruz. Eskişehir’de, genç üyelerimizin katılımıyla ön seçim üzerine konuşmak, tartışmak ve ortak bir irade ortaya koymak için toplandık. Bu buluşma, yalnızca bir toplantı değil, demokrasiye, partimizin köklerine ve halkın iradesine sahip çıkma mücadelesidir. Ve bu mücadelede en büyük sorumluluk biz gençlerin omuzlarındadır. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin genç neferleri olarak, bu ülkenin aydınlık yarınları için mücadele ediyoruz. Unutmayalım ki CHP, sıradan bir siyasi parti değildir. CHP, Kuvayı Milliye’dir. CHP, emperyalizme karşı direnmiş, halkın bağrından kopmuş, Atatürk’ün bizlere emanet ettiği büyük bir devrim hareketidir. İşte bu yüzden, CHP’nin kaderi halkın kaderidir; CHP’nin geleceği ise Türkiye’nin geleceğidir. Şu anda tam da burada bizler bir ilki gerçekleştirirken inanın bana duygularıma hakim olmakta zorlanıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları tarihinde ilk kez Eskişehir'de bir danışma kurulu toplantısı gerçekleştiriyor. Bu gurur hepimizin arkadaşlar Bu gurur bu salonda bulunan tüm yoldaşlarımın Böylesine anlamlı bir toplantıda bizleri yalnız bırakmadığınız için hepinize çok teşekkür ediyorum. Bugün bu toplantıyı yaparken, ülkemizin içinde bulunduğu durum alenen ortada. Memlekette derin bir yoksulluk, adaletsizlik ve liyakatsizlik düzeni var. Gençler işsizlikle boğuşuyor, üniversite mezunu mühendisler asgari ücrete mahkûm ediliyor, tarikatlar devlet kurumlarını ele geçirmiş, KPSS'de 94 puan alıp mülakatta elenen genç arkadaşlarımız hayatına son veriyor. Halk en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyor. Gençler geleceğini yurt dışında ararken, biz Cumhuriyet Halk Partililer burada kalıp bu düzeni değiştirmek için mücadele etmek zorundayız. Çünkü biz umudu başka ülkelerde değil, kendi ülkemizde büyüteceğiz. Çünkü bu ülke bizim ve biz ülkemizi karanlığa teslim etmeyeceğiz. Dostlar, memleket bir dönüm noktasına gelmiştir. Bizlerin üzerinde tarihi bir sorumluluk vardır. Partimizin almış olduğu bir önseçim kararı var, bunu biliyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Örgütleri olarak, partimizin aldığı bu kararı sırtımızda taşımak zorundayız. Ön seçim demokrasi adına hem ülkemiz hem de partimiz için çok önemli. Cumhuriyet Halk Partisi, cumhurbaşkanlığı gibi çok özel ve önemli bir görev için dahi ön seçime gidebiliyorsa milletvekilliği seçiminde, başkanlık seçimlerinde, meclis üyesi seçimlerinde de daimi bir şekilde ön seçime gidebilir. 23 Mart'ta ortaya koyulacak irade bunun işaretidir. Bu da Cumhuriyet Halk Partisi'nin demokrasiye olan sıkı inancının eseridir. Tek adam rejimine karşı başlattığımız yeniden demokratikleşme ve cumhuriyet değerlerine, özümüze yeniden dönüş hareketinin meşalesi 23 Mart'ta güçlü bir şekilde yakılacak. Bizler de Cumhuriyet Halk Partisi'nin evlatları olarak bu demokrasi şölenine ortak olmak ve adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'na destek olmak için sandıklara akın etmeliyiz, edeceğiz de. Hemen akabinde kırmızı yeleklerimizi giyecek ve sokak sokak, cadde cadde umudu örgütleyeceğiz. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun her an omuzdaşı, yoldaşı olacağız. Terlediğinde alnının terini sileceğiz. Ve Ekrem İmamoğlu'nu Cumhurbaşkanı seçtireceğiz yoldaşlar en ufak bir şüpheniz olmasın. Halkın iradesi Erdoğan'ın iradesinin ve kibirinin üzerindedir. Bunu tüm Türkiye'ye göstereceğiz arkadaşlar. Yaşasın demokrasi. Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi. Yaşasın ön seçim.” dedi. CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz toplantıda yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı: “Bir danışma kurulunun toplantısının organize edilmesi sebebiyle İl Gençlik Kolları Başkanımızı ve yönetimini ayrıca kutluyorum. Bu çok kıymetli bir girişim. Az önce Eskişehir’de ilk defa yapıldığını da öğrendim. Bu nedenle tüm gençlik örgütlenmesini de ayrıca tebrik ediyorum. Üstelik çok anlamlı bir zamanda gerçekleşiyor. Çünkü önümüzde kritik bir süreç var. Bu sürecin ilk adımlarını hep birlikte atıyoruz. Bu süreç, ülkemizin içinde bulunduğu zor koşulların bizler için olduğu kadar toplumun tüm kesimleri için de bir erken seçimi zorunlu kıldığı bir dönemdir. 23 Mart’ta sadece Cumhurbaşkanı adayını belirlemekle kalmayacağız. Aynı zamanda sadece Cumhuriyet Halk Partililer için değil, tüm ülke adına bir erken seçim sürecinin fitilini ateşlemiş olacağız. Bu erken seçimi en çok arzulaması gereken kesim ise gençlerdir. Gençlerin düzenlediği bu danışma kurulunda ben özellikle memleket sorunlarından ziyade gençlerin geleceğe umutsuz bakmasından ve bu ön seçimin, ardından gerçekleşecek genel seçimin gençler için ne kadar kritik olduğundan bahsetmek istiyorum. Biz gençler, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve muasır medeniyetler seviyesini hedef gösterdiği Cumhuriyet’in mirasçılarıyız. Türkiye, 1929 Ekonomik Buhranı’nı en hafif atlatan ülkelerden biri olacak kadar kendi dinamikleriyle ekonomik olarak gelişmiş, halkı için refah sağlayabilmiş bir ülkeydi. Ancak bugün, ne yazık ki gençlerin umutsuzluk anlamında en kötü durumda olduğu ülkelerden birine dönüştü. Bunun temel nedeni kötü yönetimdir. Tek adam rejimi, ülkemizi bu hale getirmiştir. Recep Tayyip Erdoğan’ın 23 yıllık iktidarının sonunda bu ülkeye verebileceği hiçbir şey kalmamıştır. O göreve devam ettiği sürece ülkemiz daha da kötüye gidecek, gençlerimiz umutsuzluğa sürüklenecek, beyin göçü artarak devam edecektir. Bu yüzden önümüzde tarihi bir fırsat var. Cumhuriyet Halk Partisi üyeleri olarak 23 Mart’ta bir Cumhurbaşkanı adayı belirleyeceğiz ve ardından onu Cumhurbaşkanı yapmak için birlikte mücadele edeceğiz. Bu süreçte özellikle gençlere büyük görev ve sorumluluk düşüyor. Bir asır önce, Kurtuluş Savaşı’nda, Kuvayı Milliye ruhuyla genç vatanseverler mücadele etti ve bu ülkenin bağımsızlığını kazandı. Bugün de aynı ruhu yeniden canlandırmak zorundayız. Bugün buradan, gençlerin azim ve kararlılığından bu ruhun hâlihazırda içimizde yaşadığını görüyor ve sürecin başarıya ulaşacağına yürekten inanıyorum. 23 Mart’ta büyük bir sorumluluk üstleneceğiz. Tek bir adayımız var. Peki, neden ön seçime gidiyoruz? Çünkü biz sadece bir Cumhurbaşkanı adayı belirlemiyoruz, aynı zamanda güçlü bir irade ortaya koyuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi’nin ön seçim kararı almasından bu yana Ekrem İmamoğlu’na yönelik saldırıların arttığını görüyoruz. Onun yol arkadaşları tutuklanıyor, mesnetsiz davalar açılarak sindirilmeye çalışılıyor. Hatta 30 yıllık diploması bile sorgulanıyor. Peki, biz Cumhuriyet Halk Partililer, özellikle devrimci gençler olarak ne yapmalıyız? Ekrem Başkan’ın arkasında durmalıyız! 23 Mart’ta güçlü bir şekilde sandığa giderek ona sahip çıktığımızı göstermeliyiz. O gün, dosta güven, düşmana korku salacağız. Çünkü Recep Tayyip Erdoğan, Ekrem İmamoğlu’ndan korkuyor. Ve biz de ona, bu korkunun boşuna olmadığını göstereceğiz. Bir milyon yedi yüz bin üyeye sahip bir partinin güçlü desteğiyle yola çıkan bir Cumhurbaşkanı adayının karşısında kimse duramaz. Hele ki bu bir milyon yedi yüz bin kişi, Kuvayı Milliye ruhunu içinde taşıyan vatanseverlerden oluşuyorsa! Hele ki bu dik duruş, ülkesine sahip çıkmaya kararlı siz değerli gençlerden geliyorsa! İşte bu yüzden, 23 Mart’ta güçlü bir katılım sağlamalı, sandıklara sahip çıkmalıyız. İl Gençlik Kolları Başkanımızın da söylediği gibi, o gün sandıkları patlatmalıyız. Eğer ön seçimlerin parti içi aday belirleme süreçlerinde etkili bir yöntem olmasını istiyorsak, öncelikle bu sürece sahip çıkmalıyız. 23 Mart’ta gençler olarak ayağa kalkacağız ve iktidar olana dek bir daha oturmayacağız.” dedi. CHP Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ali Eren Doğan ve Tepebaşı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Berk Doğdu' da yaptıkları konuşmalarda haftasonu yapılacak olan ön seçim için gerekli hazırlıkları yaptıklarını ve Eskişehir'den yüksek bir oranda katılım sağlanması için ellerinden geleni yapacaklarını ifade etti.

Saldırı Eskişehir’in Değil Türkiye'nin Vicdanını Sızlatmıştır Haber

Saldırı Eskişehir’in Değil Türkiye'nin Vicdanını Sızlatmıştır

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver, Yeni Yıl Pazarına yönelik saldırıya sert tepki gösterdi.  İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Odunpazarı meydanında Atatürk heykeli ile Odunpazarı Yılbaşı Pazarı’na yapılan alçak saldırı, sadece Eskişehir’in değil, tüm Türkiye'nin vicdanını sızlatmıştır. CHP Odunpazarı Gençlik Kolları olarak, bu tür barbarca eylemleri kınıyor ve her zaman Atamızın izinde; halkımızın, belediyemizin ve belediye başkanımızın yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Öncelikle belirtmek isteriz ki Atamıza dil uzatma hadsizliğini gerçekleştiren kişiyi vatan halini olarak görüyoruz.  Bu saldırı, toplumsal barışı ve hoşgörüyü hedef alan, demokrasiye ve insan haklarına karşı yapılmış bir provokasyondur. Eskişehir’in ışıltılı Yılbaşı Pazarı’nda huzur içinde bir araya gelen insanlarımızı hedef alarak, sadece bireyleri değil, tüm halkı korkutmaya çalışan bu zihniyetin karşısında durmak, bizim sorumluluğumuzdur. CHP Odunpazarı Gençlik Kolları olarak, bu tür nefret eylemlerinin faillerinin bir an önce bulunarak en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Bu kişi ve azmettiricileri ile suçluyu öven herkes karşı tüm hukuki başvuruları yapacağımızı bildiriyoruz. Bu tür saldırılar, toplumumuzu birbirinden ayırmaya, kutuplaştırmaya yönelik kirli bir çabanın parçasıdır. Bizler, her koşulda ve her şartta barış, kardeşlik ve adalet için mücadele edeceğiz. Bu olay, aynı zamanda hükümetin halkı kutuplaştıran, nefret söylemleriyle tahrik eden politikasının bir sonucudur. Hükümetin, bu tür saldırılara göz yumması, toplumdaki kutuplaşmayı daha da derinleştirecek ve ülkemizin geleceğini karartacaktır. CHP Odunpazarı Gençlik Kolları olarak, her türlü ayrımcılığa, nefret suçlarına ve şiddete karşı durarak, Atamızın izinde, özgür, eşit ve adil bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugün olduğu gibi yarın da, barışın, hoşgörünün ve demokrasinin yılmaz savunucusu olacağız. Odunpazarımızda Atamızın heykeline ve Yılbaşı Pazarı’na yapılan saldırıyı bir kez daha kınıyor, bu alçak eylemi gerçekleştirenler ile azmettiricilerinin, sosyal medya aracılığı ile suçluyu övmek suretiyle halkı kin ve düşmanlığa iten kişilerin en ağır cezayı almasını talep ediyoruz."

Aile Hekimlerimizin Talepleri Yerine Getirilmelidir Haber

Aile Hekimlerimizin Talepleri Yerine Getirilmelidir

CHP Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları, Eskişehir Bilecik Tabip Odası'nı ziyaret ederek sağlık sisteminde yaşanan sorunları yaptığı basın açıklamasıyla dile getirdi. CHP Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya konan aile hekimliği sistemini sarsan yeni yönetmeliğin yarattığı olumsuzlukları ve bu yönetmeliğin sağlık sistemimize getirdiği ağır yükleri ve hakları gasp edilen hekimlerimizin sesi olmak adına Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Gençlik Kolları Eskişehir Tabipler Odasına ziyaretimizi gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Sanılmasın ki bu yönetmelik sadece aile hekimlerini etkiliyor. Bu yönetmelik 85 milyon vatandaşımızı etkiliyor. Bakanlık her yerde güzellemelerle yönetmeliğin iyi olduğuna dair açıklamalar yaparak halkımızı kandırıyor. Yönetmelikte dayatılan 6 ayda bir zorunlu hasta takibi, Dünya’nın hiçbir yerinde olmayan bilim dışı bir uygulamadır. Aile sağlığı merkezlerine yapılan zorunlu hasta çağrıları; asıl takip edilmesi gereken bebek, çocuk, gebe ve yaşlılarımız için olan koruyucu sağlık hizmetlerini aksatacaktır. Sağlıklı bir bireyin 6 ayda bir doktor ziyaretine zorlanması, kaynakların verimsiz kullanılmasına yol açacaktır. Sadece sağlık harcamalarını değil; sağlıklı çalışan hastalarımız işe gidemediği için ülke geneli iş gücü kaybına da neden olacaktır. Yeni yönetmelik, hekimlerin bilimsel ve özgür meslek anlayışını hiçe saymaktadır. Hastanın sağlık durumunu, formüller ve hesaplamalarla belirlemeye çalışmak; hekimlerin hastaya özel tedavi uygulamasını engelleyecektir. Bu tür formülsel kısıtlamalar konulması hekimlerimizin meslek onuruna yapılan bir saldırıdır.Aynı zamanda aile hekimlerimizin ağrı kesici,antibiyotik ve mide koruyucu gibi hastaların şikayetlerine yönelik sıkça kullanılan ilaçların ortalamanın üstünde reçete edilmesini engelleyerek hekimlerimiz ile vatandaşlarımızı karşı karşıya getirmektedir. Hedef puanlar ortaya atılarak aile hekimlerinin yarısı sözleşme fesih riskiyle karşı karşıya bırakılıyor ve mesleklerine olan güvenleri ortadan kaldırılıyor. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Gençliği olarak buradan hükümete net bir çağrı yapıyoruz.Yirmi yedi bin aile hekimi ve onun kat kat üzerinde sağlık çalışanını yok sayan bu yönetmelik derhal geri çekilmeli ve aile hekimlerimizin talepleri yerine getirilmelidir.Tüm birinci basamak sağlık hizmeti verilen mekânlar kamu tarafından inşa edilmeli ve donatılmalıdır.Birinci basamak sağlık hizmetlerinde aile hekimleri ve sağlık çalışanlarına sözleşmeli değil, kadrolu iş güvenceli çalışma rejimi getirilmeli, izin, hastalık, mazeret izni gibi durumlarda kesilmeyen, emekliliğe yansıyacak tek kalemde maaş ödenmelidir. Gelire katkısı yüzde yirmiyi geçmeyecek şekilde nicelik değil, hizmetin niteliğini ödüllendiren bir performans uygulamasına geçilmelidir. Ve son olarak söylemek isteriz ki yerel yönetimlerde kayyum atayarak millet iradesini hiçe sayan, bebeklerimiz, çocuklarımız, kadınlarımız, emekçilerimiz katledilirken seyreden, vatandaşımızın sağlık hakkını elinden alarak paran kadar sağlığı dayatan iktidar, halkımız için her alanda tehdit ve halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Bir an önce seçim olmalıdır. Halkımızın sağlık ve yaşam güvencesini sağlayacak bir yönetimi Cumhuriyet Halk Partisi olarak hep birlikte kuracağız.Tüm bireylere, bu ülkede yaşayan tüm vatandaşlarımıza sağlığı bir hak olarak tanımlayarak sağlık hizmetini, sağlık sistemini, kamucu sağlık sistemini yeniden inşa edeceğiz. Ülkemizin kaybedecek bir günü bile kalmamıştır."

Tarikatçı Bakanın Karşısında, Atatürkçü Teğmenlerin Yanındayız Haber

Tarikatçı Bakanın Karşısında, Atatürkçü Teğmenlerin Yanındayız

CHP Odunpazarı Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver son günlerde teğmenlerle ilgili yaşanan olaylara ilişkin bir basın açıklaması yaptı.  Teğmenlere destek veren ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yaptığı açıklamaları eleştiren İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyet Halk Partisi Gençleri ; tarikatçı bakanın karşısında Atatürkçü Teğmenlerin yanındadır.  Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in laiklik karşıtı açıklamalarını şiddetle kınıyoruz. Bakan Tekin'in, tarikat ve cemaatlerle iş birliğini savunan ve laiklik ilkesini hedef alan söylemleri, Anayasa'ya ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine açıkça aykırıdır. Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşıdır ve eğitim sistemimizin bilimsel, çağdaş ve evrensel normlara uygun olmasının güvencesidir. Ancak Bakan Tekin, tarikat ve cemaatlerle protokoller yapmaya devam edeceklerini belirterek, eğitimi bu gerici yapıların etkisine açmaktadır. Bu tutum, çocuklarımızın ve gençlerimizin çağdaş, bilimsel ve laik bir eğitim alma hakkını gasp etmektedir. Bakan Tekin'in, "Sizin 'tarikat, cemaat' dediğiniz, bizim 'STK' dediğimiz yapılarla protokol yapmaya devam edeceğiz" ifadeleri, laiklik karşıtı odakların sözcülüğünü üstlendiğini göstermektedir. Bu açıklamalar, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen laiklik ilkesine ve 174. maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarına aykırıdır. Ayrıca, Bakan Tekin'in Türkiye Büyük Millet Meclisinde ettiği yemine de ters düşmekte, yeminine sadık kalmamaktadır. Bziler eğitimin tarikat ve cemaatlerin etkisine bırakılmasına asla izin vermeyeceğiz. Laik, bilimsel ve çağdaş eğitimi savunmaya devam edeceğiz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğini karanlık zihniyetlere teslim etmemek için mücadele etmeye kararlıyız. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i, Anayasa'ya ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine aykırı bu tutumundan derhal vazgeçmeye ve istifa etmeye çağırıyoruz. Unutulmamalıdır ki, laiklik ilkesine yönelik her saldırı, Cumhuriyetimizin temellerine yönelik bir tehdittir. Bu hafta sonu yaşanan tak saldırı ne yazık ki Bakan Tekin'in bu hadsiz açıklaması değildir. Cumhuriyetimizin kahraman bir subayı olan Teğmen Ebru Eroğlu’na yönelik başlatılan soruşturma, bu ülkenin değerlerine, vatanseverliğe ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yapılmış açık bir saldırıdır. Teğmen Eroğlu’na karşı yürütülen bu linç kampanyası ve hukuksuz soruşturma, sadece bir Mustafa Kemal'in şanlı ordusunun bir askerine değil, bu ülkenin her onurlu yurttaşına yöneliktir. Teğmenimizin görevi başında vatanına, milletine ve Atatürk’ün ilkelerine sadakatle bağlı bir subay olarak durduğu yerden rahatsız olanlar bilsinler ki, bu ülke vatansever evlatlarının mücadelesiyle kuruldu ve yine o evlatların mücadelesiyle korunacaktır. Milli değerlere, Cumhuriyet’e ve Atatürk ilke ve inkılaplarına sadakat yemini etmiş bir cumhuriyet kadının hedef almak, bu milletin bağımsızlık ruhuna meydan okumaktır. Türk ordusunun bağımsız, laik ve çağdaş yapısına düşmanlık besleyen bu zihniyet, bu cesareti kimden almaktadır? Cumhuriyet düşmanlarına açık bir mesaj vermek isteriz : Türk ordusu ve onun cesur subayları, sizin bu kirli oyunlarınıza boyun eğmeyecek. Cumhuriyet Halk Partisi daima Atatürkçü Teğmen Ebru Eroğlu’nun yanındadır. Atatürk’ün askerlerini susturabileceğinizi sanıyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz. Ne Ebru Eroğlu’nu ne de onun gibi onurlu vatan evlatlarını bu tür yıldırma politikalarınızla yolundan döndürebilirsiniz. Ebru Eroğlu yalnız değildir. Bu soruşturma, Cumhuriyet’in bağımsızlığına, Atatürk’ün devrimlerine ve milletimizin onuruna yapılmış bir saldırıdır. Bu tür baskıların, Türk gençliğini daha da kenetleyeceğini ve Cumhuriyet’e olan bağlılığımızı perçinleyeceğini unutmayın. Karanlık odaklara bir kez daha hatırlatıyoruz: Cumhuriyet’in evlatları asla teslim olmaz, asla geri adım atmaz! Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in laiklik karşıtı açıklamalarını ve Teğmen Ebru Eroğlu’na başlatılan bu soruşturmayı aynı çerçevede değerlendiriyoruz. Bu iki girişim, Türkiye Cumhuriyeti’ni dönüştürmek ve onun temel değerlerini ortadan kaldırmak için aynı zihniyetin bir ürünüdür. Ancak bu millet, karanlığa asla teslim olmayacaktır. Cumhuriyetimizin ilkelerine saldıran herkesin karşısında, bir kale gibi dimdik duracağız. Ne laikliğe ne vatanseverliğe saldırmanıza izin vermeyeceğiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden yürüyen biz gençlerin her türlü karanlık girişiminizi bertaraf edecek güce sahip olduğumuzu siz çok değerli basın emekçileri aracılığıyla kamuoyuna duyurmak isteriz."

Öğrencilerin Dayanışmalarının Önüne Geçmeye Kimsenin Gücü Yetmez Haber

Öğrencilerin Dayanışmalarının Önüne Geçmeye Kimsenin Gücü Yetmez

CHP Odunpazarı Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver, Anadolu Üniversitesi’nde öğrencilerin yaşadığı yemek paylaşım sorunu hakkında bir basın açıklaması yaptı.  CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Üzülerek belirtmek isteriz ki şehrimizde her gün üniversiteler ile ilgili açıklama yapma zaruretimiz ortaya çıkıyor. Bugün öğrenildiğine göre Anadolu Üniversitesinde öğrencilerin yemek paylaşımında kullandıkları QR kodlara ilişkin bir engelleme getirilmiş durumda.  Anadolu Üniversitesi öğrencileri Anadolu Üniversitesi mobil uygulaması üzerinden aldıkları yemekleri yemek için turnikeden geçerken QR kodu okutabiliyor. Öğrenciler bir dayanışma örneği olarak ; o gün için yemek almış ancak yemeğini yemeyecek olan kişinin QR kodunu, yemeği olmayan bir başka arkadaşına göndererek o yemeğin boşa gitmemesini sağlıyor ve yemeğini arkadaşıyla paylaşmış oluyordu. Ancak Anadolu Üniversitesi önce bu QR kodun görüntülenme süresini 2 dakikadan 15 saniyeye düşürdü sonra da bu QR kodun ekran görüntüsünün alınmasını engelledi.  Üniversiteler babanızın ticarethaneleri değildir. Öğrencilerin dayanışmalarının önüne geçmeye ise hiç kimsenin gücü yetemez. Şehrimizdeki Kent Lokantısı ile Aşevlerini işlevelerini karıştıranlar bir tabildot yemeğin paylaşılmasından da rahatsız olmuş durumdalar.  Anadolu Üniversitesi Rektörlüğüne bir kez daha Anayasa Madde 2'yi hatırlatmak isteriz : ''Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.'' Yapılan yanlıştan derhal dönülerek öğrenci arkadaşlarımızın dayanışmasına Üniversitenin de katkı sunmasını talep ediyoruz."

Yenidoğan Çetesi Skandalını Şiddetle Kınıyoruz! Haber

Yenidoğan Çetesi Skandalını Şiddetle Kınıyoruz!

CHP Odunpazarı Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver Yenidoğan Çetesi ile ilgili yazılı bir basın açıklaması yaptı. Gençlik Kolları Başkanı Ünver açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Gençlik Kolları olarak, ülkemizi derinden sarsan "Yenidoğan Çetesi" skandalını şiddetle kınıyoruz. Bu olay, bir toplumun en savunmasız bireyleri olan yenidoğan bebeklerimizin hayatlarını hiçe sayan, acımasız ve insanlık dışı bir durumu gözler önüne sermektedir. AKP hükümeti, bu tür çetelerin varlığını ortadan kaldırmak yerine, onları besleyen bir ortam yaratmıştır. Yıllardır süregelen yoksulluk, istihdam eksikliği ve sosyal adaletsizlikler, suç örgütlerinin bu kadar rahat hareket etmesine zemin hazırlamaktadır. Sorumluların hesap vermesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Aynı zamanda, devletin koruma mekanizmalarının çalışmadığı, sosyal hizmetlerin yetersiz kaldığı bir gerçektir. Bu durum, yetkililerin görevlerini yerine getirmediğinin açık bir göstergesidir. Çocuklarımızın geleceğini karartan bu tür çetelerle mücadele için daha kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguluyoruz. Bizler, bu çetelerin ortaya çıkmasında en büyük sorumluluğun hükümete ait olduğunu biliyoruz. Tüm toplumun desteği ile bu tür çetelerin faaliyetlerine son vermek, çocuklarımızı korumak ve daha adil bir gelecek inşa etmek için mücadele edeceğiz. Bu vesileyle, tüm halkımızı, bu konudaki duyarlılığını artırmaya ve birlikte hareket etmeye çağırıyoruz. Yenidoğan bebeklerimizin hayatlarına sahip çıkmak, hepimizin görevidir."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.