SON DAKİKA
Hava Durumu

#Cihan Taşar

Porsuk Haber Ajansı - Cihan Taşar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cihan Taşar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesinde Yeni Dönem Haber

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesinde Yeni Dönem

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi'nin Olağan Genel Kurulu Taşbaşı Kültür Merkezi Kırmızı Salon’da gerçekleştirildi. Yapılan Olağan Genel Kurula CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Ali Haydar Çelik, Odunpazarı Belediye Başkan Yardımcısı Emre Genç, CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, Tepebaşı Meclis Üyesi Güler Ezgi Doğan Turan, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Sibel Yeşildal, Seyitgazi Belediye Başkanı Uğur Tepe, İYİ Parti Odunpazarı İlçe Başkanı Gürol Yer, Eskişehir Kent Konseyi Başkanı Ahmet Kapanoğlu, Tepebaşı Sağlıklı Kent Konseyi Başkanı Canan Adlım, ÇYDD Eskişehir Şube Başkanı Sevgi Akmen, AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş, ATA Parti Genel Başkanı Yardımcısı Fatımatüzzehra Kıraç, MSD Eskişehir Şube Başkanı Güler Yılmaz, Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri ile dernek üyeleri katılım sağladı.  Divan Başkanlığını Mehmet Ektaş'ın yaptığı ve mevcut başkan Cihan Taşar'ın aday olmadığı seçimde Mehmet Avcı Başkanlığında oluşan yeni yönetim kurulu; Mustafa Savaş, Tolga Savaş, Yasemin Özmutlu, Ziya Coşkun, Canan Ekinci, Metehan Karakaya, Batur Gürgan ve Hülya Çiftçi'den oluştu. Deeneğin Denetim Kurulu; Melda Güner, Zeynep Çetin, Hakkı Er'den oluşurken, Disiplin Kurulu; Tarık Sayer, Nafiye Yıldırım, Ersin Temtek'ten oluştu. Atatürkçü Düşünce Derneği'nin Genel Merkez Delegeleri ise; Alican Türk, Şaduman Halıcı, Faruk Oktaş, Sami Karagöz, Cihan Taşar, Azmi Kerman'dan oluştu. Yeni seçilen Başkan Mehmet Avcı yaptığı konuşmada tüm katılanlara teşekkür ederken, herşeyi bir kenara bırakarak genç ve dinamik yeni bir ekiple Yeniden Atatürk Cumhuriyeti'ni el birliğiyle inşa edeceklerini, yeni projelerle Eskişehir'de ses getireceklerini ifade etti.

Bu Haksız Kararın Bağımsız Yargı Tarafından Düzeltileceğini Umuyoruz Haber

Bu Haksız Kararın Bağımsız Yargı Tarafından Düzeltileceğini Umuyoruz

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından ordudan ihraç edilen 5 teğmen ve 3 komutan ile ilgili bir basın açıklaması yapıldı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Ettikleri “Subay Yemini” ile Laik Cumhuriyetimize, Üniter Ulus Devletimize, vatanımızın ve milletimizin bölünmez bütünlüğüne canları pahasına sahip çıkacaklarını haykırarak “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” diyen 5 teğmen evladımızın ve sıralı amirleri 3 değerli komutanımızın Türk Ordusu’ndan ihraç edilmeleri kararından tarifsiz üzüntü ve derin endişe duyduk. Türkiye Cumhuriyeti, aziz milletimizin kadını, erkeği ve çocuğu ile Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yoktan var ettiği Türk Ordusu’nun Antiemperyalist Ulusal Bağımsızlık Savaşı’nı zafere ulaştırması ile hayat bulmuş, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olarak yapılandırılmış ve bu temel felsefe ile 102 yıldır dünyanın en netameli coğrafyasında çağdaşlaşmayı, barış içinde yaşamayı, kalkınmayı ve bütün kalmayı başarmış bir kutsal emanettir. Bu gerçek ışığında, Türk Silahlı Kuvvetleri saflarına katıldıkları yaşamlarının en anlamlı gününde teğmenlerimizin devletimizin temel değerlerine ve ebedi başkomutanlarına bağlılıklarını dile getirmeleri cezalandırılacak değil, tersine alkışlanacak bir davranış olarak değerlendirilmeli ve Anayasanın 26. maddesi ile güvence altına alınmış olan düşünce ve kanaatlerini ifade özgürlüklerini kullandıkları görülerek herhangi bir suç işlemedikleri kabul edilmeliydi. Yapılması gereken bu değerlendirmeyi 9 YDK üyesinden 5’inin hangi saik ve etkilerle yapamadıkları kuşkusuz sır değildir. Aynı şekilde, teğmenlerin sıralı amirleri olan komutanlarının, ortada bir suç olmadığından, görevlerini ihmal ve emre itaatsizlik ettiklerini ileri sürmek de, bu nedenle ihraç edilmelerini haklı bulmak da elbette olanaklı değildir. Kaldı ki, her yıl Atatürk’ün apolet numarası 1283 okunduğunda bütün öğrencilerin “İçimizde” diye haykırdıkları Harbiye gibi bir askeri eğitim kurumunda illa bir disiplin suçu ve ihraç gerekçesi aranacak idiyse, herhalde teğmenlerimizin kılıç çatmalarında, “Subay Yemini” etmelerinde ve “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” demelerde değil, 10. Yıl Marşı’nın, İzmir Marşı’nın ve Atatürk adının geçtiği yürüyüş kararlarının yasaklanması gafletinde aranması çok daha doğru olurdu. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, 358 şubemiz, 39 temsilciliğimiz ve 75 bin üyemizle teğmen evlatlarımızın ve değerli komutanlarımızın yanındayız, kamu vicdanını ağır yaralayan bu haksız kararın bağımsız yargı tarafından düzeltileceğini umuyor, bekliyoruz."

Muammer Aksoy ve Devrim Şehitlerimiz Her Zaman Rehberimiz Olacaktır Haber

Muammer Aksoy ve Devrim Şehitlerimiz Her Zaman Rehberimiz Olacaktır

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi Atatürkçü Düşünce Derneği Kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy'u törenle andı. Valilik Meydanı’nda düzenlenen törene ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar, CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, CHP Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, ADD Eskişehir Şube Yönetimi ve vatandaşlar katılım sağladı. ValilikMeydanı’na çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan törende bir konuşma yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar şu ifadelere yer verdi; "Kurucu Genel Başkanımız Muammer Aksoy’u anıyoruz. Atatürkçü Düşünce Derneği unutulmaz kurucu başkanı, Atatürkçülüğün ve tam bağımsızlığın ödün vermez savaşçısı, Prof. Dr. Muammer Aksoy, 35 yıl önce bugün Ankara’da evinin önünde uğradığı alçakça silahlı bir saldırı sonucu katledildi. Türkiye’nin laik demokratik yapısının değiştirilmesi, Atatürk devrim ve ilkelerinin yok edilmesini isteyenler tarafından öldürülen Muammer Aksoy, 1989 yılında ülkenin önde gelen aydınları ve hukukçuları ile Atatürkçü Düşünce Derneğini kurmuştur.             Muammer Aksoy, tüm devrim şehitleri gibi, yaşamanı tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik temeline dayanan Cumhuriyetimizin laik, demokratik yapısını korumak ve üniter devletimizi sonsuza kadar yaşatmak için harcamıştır. Muammer Aksoy inançlı ve ilkeli bir hukuk ve dava adamı, gerçek bir Atatürkçü ve yurtseverdi. 1960 yılından sonra kurucu meclis üyeliği yapan Aksoy, 1961 Anayasasının hazırlanmasına katkı verirken, uzun süre Türkiye’yi Avrupa Konseyinde temsil etti. Bir dönemde Milletvekilliği yapan Muammer Aksoy, 40 yılı aşkın bir süre Türk Hukuk Kurumu Başkanlığında bulundu. Bağımsız ve çağdaş bir Türkiye mücadelesi verirken, ülkesinin yeraltı kaynaklarına sahip çıktı. Petrolün millileştirilmesi için verdiği mücadele hiçbir zaman unutulmayacaktır.     Ayrıca Devrimci Öğretmen Hareketi isimli iki cilt kitabında öğretmen mücadelesini anlatmıştır. Batılı emperyalistlerin, baskı ve yönlendirmeleriyle Türkiye’nin hızla Atatürk’ten uzaklaştırılmak istendiği bir dönemde, Atatürkçü Düşünce Derneğini kuran, kurucu genel başkanımızı bir kez daha saygı ve minnetle anıyoruz. Adalet ve Demokrasi Haftasında bir kez daha söylüyoruz, Muammer Aksoy ve tüm devrim şehitlerimiz her zaman rehberimiz olacaktır. Yaptıkları aydınlanma meşalesi hiçbir zaman sönmeyecektir."

Uğur Mumcu Valilik Meydanı'nda Düzenlenen Törenle Anıldı Haber

Uğur Mumcu Valilik Meydanı'nda Düzenlenen Törenle Anıldı

ADD Eskişehir Şubesi, ÇGD Eskişehir Şubesi, TGS Eskişehir İl Temsilciliği ve Eğitim - İş Eskişehir Şubesi gazeteci ve yazar Uğur Mumcu'yu Valilik Meydanı'nda düzenlenen törenle andı. Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi, Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi, Türkiye Gazeteciler Sendikası Eskişehir İl Temsilciliği ve Eğitim İş Eskişehir Şubesi tarafından 24 Ocak 1993 tarihinde düzenlenen suikastle katledilen gazeteci - yazar Uğur Mumcu Vilayet Meydanı'nda yapılan törenle anıldı. Törene CHP Eskişehir Milletvekili Jale Nur Süllü, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katılım sağladı.  Valilik Meydanı'nda düzenlenen tören Atatürk Anıtına çelenk sunumu, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Törende bir konuşma yapan Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar şu ifadeleri kullandı; “2025 yılı Adalet ve Demokrasi Haftası’nda, Batı emperyalizmi ile hain işbirlikçilerinin alçak cinayetleri sonucu katledilen devrim şehitlerimizi minnetle, özlemle ve saygıyla anıyoruz. 12 Eylül 1980 faşist darbesi öncesi, topluma korku salmak ve darbeye meşruiyet kazandırmak amacıyla işlenen seri siyasi aydın cinayetlerinin benzerleri, 10 yıl sonra bu kez 12 Eylül düzenine ve hukukuna direnen Cumhuriyet aydınlarına yönelik olarak yine aynı güç odaklarınca ve aynı amaçla devreye sokulmuştur. Seri cinayetlerin özellikle Atatürkçü Düşünce Derneği’nin kurucu ve yöneticilerini hedef alarak başlatılan bu ikinci perdesi, 31 Ocak 1990 günü Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy’un Ankara’da şehit edilmesiyle açılmıştır. Aynı yılın 6 Ekim’inde kurucu üyemiz Doç. Dr. Bahriye Üçok katledilmiştir. Sadece 2 yıl 3 ay sonra, 24 Ocak 1993’te Kalpaksız Kuvvacımız Uğur Mumcu cinayetiyle milletçe sarsıldık. 21 Ekim 1999 sabahı ise hedef Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı olmuştur. Bütün bu cinayetlerin toplumda yarattığı büyük tepki ve tarifsiz acı nedeniyle her yıl 24 Ocak Uğur Mumcu ve 31 Ocak Muammer Aksoy cinayetleri arasındaki haftayı “Adalet ve Demokrasi Haftası” olarak değerlendiriyoruz. Çeşitli etkinliklerle hem bu hain tertiplerin arka planlarını, nedenlerini ve sonuçlarını irdeliyor hem de şehitlerimizin aziz hatıralarını yâd ediyoruz. Kemalist devrimci, aksaçlı bilgemiz Prof. Dr. Muammer Aksoy, Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinden uzaklaşılması, laik, demokratik, sosyal hukuk devleti niteliklerinin yok edilerek ülkemizin geleceğinin karartılması tehlikesinin farkında olan 49 Cumhuriyet aydınıyla birlikte 19 Mayıs 1989 tarihinde, üyesi olmaktan onur duyduğumuz Atatürkçü Düşünce Derneği’ni kurmuştur. Derneğimizin kuruluşu, gördüğü yoğun ilgi ve etkili çalışmalarıyla emperyal güçleri o kadar rahatsız etmiştir ki, sadece 8,5 ay sonra Genel Başkanımız katledilmiştir. Geçen 35 yılda gerçek katiller ve sahipleri her ne kadar bulunamamış olsa da, azmettiricinin laik Cumhuriyeti, Kemalizm’i ve tam bağımsız, gerçekten demokratik Türkiye idealini boğmak isteyen emperyalizm; tetikçilerin ise kadim işbirlikçileri olan dinci faşist çeteler olduğu herkesin bildiği bir sır olarak ortada durmaktadır. Muammer Aksoy cinayetinin üzerine kararlılıkla gidilmediği için kurucumuz Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun ve Musa Anter cinayetleriyle sürdürülen bu emperyal vahşet, Uğur Mumcu suikastıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Bütün yetkililer bu cinayeti tüm yönleriyle aydınlatacaklarına söz vermiştir. Ancak o “tuğla” bir türlü çekilememiş, o “duvar” bir türlü yıkılamamıştır. Uğur Mumcu, o kadar çok hain odağın üzerine gitmiş ve çanlarına ot tıkamıştı ki, onu bu odakların her biri ya da hepsi birlikte öldürtmüş olabilir. Emperyalizm, sonrasında Jandarma Genel Komutanımız Eşref Bitlis, Centilmen Devrimcimiz Ahmet Taner Kışlalı, yurtsever bilim insanımız Necip Hablemitoğlu ve Diyarbakırlıların sevgilisi Emniyet Müdürümüz Ali Gaffar Okkan cinayetlerinde olduğu gibi, bu cinayetlerde de tetiği hain PKK terör örgütüne, Hizbullah canilerine, silah ve uyuşturucu kaçakçılarına ya da Abdi İpekçi’yi öldürtüp Papa’yı vurduranlara çektirmiş olabilir. Kemalist Cumhuriyet düşmanları yahut 12 Eylül faşizminin kucağında büyüttüğü teokratik devlet özlemcileri de bu süreçte rol almış olabilir. Türk ulusu, vatansever evlatlarını katleden alçakları asla unutmayacak ve bir gün mutlaka hesabını soracaktır. Başta Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy ve Kalpaksız Kuvvacımız Uğur Mumcu olmak üzere yitirdiğimiz bütün canlarımızın manevi huzurunda saygıyla eğiliyor, Kemalizm’in namus sesini bir sis çanı gibi yurdumuz semalarına asarak “Yeniden Atatürk Cumhuriyeti”ne ulaşacak ve kanlarını yerde bırakmayacağımıza söz veriyoruz. Ruhları şad olsun!” Törende bir konuşma yapan Eğitim-İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan şu ifadeleri kullandı: “Uğur Mumcu’yu Katledilişinin 32. Yılında Saygıyla Anıyoruz. 32 yıl önce bugün, Ankara’nın Karlı Sokak’ından yükselen bir patlama sesi, bir ulusun vicdanını paramparça etti. İlkeli, cesur gazeteciliği ve tam bağımsız Türkiye sevdasıyla halkın gönlünde yer eden Uğur Mumcu, gericiliğin ve karanlığın korkulu rüyası olmuştu. Onun susturulması için düzenlenen bu hain suikast, Türkiye’nin karanlık dehlizlerinde sinsice hazırlanan planların sonucuydu. Uğur Mumcu, “Sakıncalı Piyade” olarak tanımlanan bir dönemin cesur sesi, gerçeğin yorulmaz savunucusuydu. Özelleştirmeler eliyle ekonomik kaynakların yağmalandığı, etnik ve dini kimliklerin “demokrasi” adı altında kullanıldığı, mafya ve siyaset ilişkilerinin etkisinin arttığı bir süreçte Mumcu, halkını uyarıyordu. Onun katledilmesi, yalnızca bir gazeteciye yönelik terör eylemi değil, örgütlü kötülüğün hakikati susturma girişimiydi. Ne yazık ki, aradan geçen yıllar Mumcu’nun uyarılarının doğruluğunu acı bir şekilde kanıtladı. Mafya ve siyaset ilişkilerinin üzerindeki sis perdesi hâlâ kaldırılmadı; tarikatların bürokrasiyle iç içe geçtiği yapı devam ettirildi; emperyalist güçlerin maşası olan terör örgütleriyle gerçek bir mücadele yerine siyasi çıkarlar gözetildi. Mumcu’nun “tam bağımsız Türkiye” ideali, bugün de haklılığını koruyor. Geçmişte Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok, Turan Dursun gibi aydınlarımız faili meçhul cinayetlerle susturulurken, günümüzde baskı mekanizmaları başka bir boyut kazanmıştır. Aydınlarımız ve gazetecilerimiz hapis cezaları ve susturma politikalarıyla sindirilmeye çalışılmakta, hukuk ve adalet kavramları ayaklar altına alınmaktadır. Ancak Uğur Mumcu’yu katledenler yanıldı. Mumcu’nun eserleri, fikirleri ve cesareti 32 yıldır elden ele, dilden dile yayılmaya devam ediyor. Onun mirası, susturulamayan bir vicdan olarak yaşamaya devam ediyor. Bu mirası yaşatmak ve hakikati savunan yeni Mumcuların yanında olmak ise hepimizin görevi. Eğitim-İş olarak, Uğur Mumcu’yu ve diğer devrimci aydınlarımızı bir kez daha saygı, özlem ve minnetle anıyoruz. Bu ülkenin gerçeği haykıran cesur kalemlere ihtiyacı var. Bizler, onların bıraktığı bayrağı yere düşürmeyeceğiz. Katillerin er ya da geç hesap vereceğine olan inancımızla, cinayetler, yolsuzluklar ve hukuksuzluklar karşısında asla susmayacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz. Saygıyla, minnetle ve mücadele azmiyle. Uğur Mumcu yaşıyor, mücadelemizde yaşıyor!” dedi. Konuşmaların ardından günün anlam ve önemine istinaden okunan şiir ve ADD Cumhuriyet Korosu tarafından seslendirilen türkülerle tören sona erdi. 

ADD Cumhuriyet Korosu'ndan Muhteşem Konser Haber

ADD Cumhuriyet Korosu'ndan Muhteşem Konser

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından kurulan Cumhuriyet Korosu 5.konseri ile izleyicilere muhteşem bir gece yaşattı. ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar'ın önerisi ile Koro Şefi Ziya Coşkun tarafından Cumhuriyet'in 100.Yılı kapsamında kurulan ADD Cumhuriyet Korosu 5.konserini gerçekleştirdi. Yunus Emre Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen "Yeni Yıla Merhaba" konserini izlemek isteyenler saatler öncesinden salonu doldururken, yoğun katılımla salon doldu taştı. Konseri izlemek üzere Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkan Vekili Ali Haydar Çelik, Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri, koro şefleri ile çok sayıda müziksever salonu doldurdu. Konserin açılış konuşmasını yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar ADD Cumhuriyet Korosu'nun 5.konserinin gerçekleştirildiğini ve büyük ilgi gördüğünü ifade ederken, konseri Kara Harp Okulu mezuniyet töreni sonrası haklarında disiplin soruşturması açılan genç teğmenlere armağan etti. Yeniden Atatürk Cumhuriyet'i ideali doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Taşar konsere katılanlara teşekkür ederken, konserin hazırlanmasında emeği geçen Koro Şefi Ziya Coşkun, sazendeler ve koristlere teşekkür etti. Koro Şefi Ziya Coşkun yönetiminde ADD Cumhuriyet Korosu izleyenlere coşkulu ve eğlenceli anlar yaşatırken, konser duygusal anlara da sahne oldu. Büyük ilgi gören ve iki bölümden oluşan konserde solo performanslar büyük beğeni toplarken, koronun birlikte söylediği türküler ve marşlar eşliğinde konser sona erdi.

ADD Genel Başkanı Bozkurt: ''Zihinler İşgal Altında!'' Haber

ADD Genel Başkanı Bozkurt: ''Zihinler İşgal Altında!''

Atatürkçü Düşünce Derneği Eskişehir Şubesi tarafından ADD Genel Başkanı Dr. Hüsnü Bozkurt'un konuşmacı olarak katılımı ile düzenlenen ''Yeniden Atatürk Cumhuriyeti'' konulu konferans Taşbaşı Kültür Merkezi Kırmızı Salon'da gerçekleştirildi. Düzenlenen konferansa ADD Genel Başkanı Dr. Hüsnü Bozkurt, ADD Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar, ADD Eskişehir Şubesi Yönetim Kurulu, Siyasi Parti ve Sivil Toplum Kuruluşları temsilcileri, dernek üyeleri ile çok sayıda vatandaş katılım sağladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan konferansta açılış konuşmasını yapan ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar şu ifadelere yer verdi; ''Dernek çalışmalarımız ve idealimiz doğrultusunda Genel Başkanımız Türkiye'yi adım adım dolaşıyor ve bu anlamda Yeniden Atatürk Cumhuriyeti'ni hep birlikte inşa edeceğimizi yakın bir süreçte göstereceğimize inanıyoruz. Türkiye'nin tek kurtuluş yolu Yeniden Atatürk Cumhuriyeti'dir. Yeniden Cumhuriyet'in kuruluş ayarlarına dönebilmesi ve Atatürk ilke ve devrimlerini ülkenin yönetiminde tekrar egemen olması en büyük dileğimiz ve mücadelemiz. Bu anlamda Atatürkçü Düşünce Derneği olarak Genel Merkezimizden şubelerimize kadar bir çok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizde Eskişehir şube olarak sık sık bu tarz konferanslarla sizlere sesleniyor ve Atatürkçü Düşünceyi ülkenin tek seçeneği olarak ülkenin gündeminden düşürmemeye çalışıyoruz. Atatürkçü Düşünce Derneği bugün toplumsal olarak günümüzün Anadolu ve Rumeli Müdafai Hukuk Cemiyetidir, günümüzün Kuvay-i Milliyesidir. Katılımlarınızdan ve desteklerinizden dolayı teşekkür ederim'' dedi. Yeniden Atatürk Cumhuriyeti konulu konferans için konuşmasını yapan ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi; ''Cumhuriyetimizin 102. şeref yılına ulaşmış bulunuyoruz. Mustafa Kemal Atatürk, çok zor koşullarda 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi ile fiili ömrünü tamamlamış Osmanlı Devletinin ve 600 yıllık Osmanlı İmparatorluğun halife padişahı Vahdettin'in değil kendisinin söylediklerine güvenerek, omuz veren, yanında yürüyen, bu aziz milletin olağanüstü çabaları ile bir vatan kurtardı, bir Cumhuriyet kurdu sonrasında devrimlerle bu topluma çağ atlattı ve bununda adına Türkiye Cumhuriyeti dendi.'' dedi.  Nutuk'tan, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nden sözlerle ve Cumhuriyet'in kuruluş sürecine yönelik bilgiler paylaşan Genel Başkan Bozkurt sözlerine şöyle devam etti.; ''Cumhuriyet'i var etmek için Mustafa Kemal ve Kemalist devrimciler bir hamur kardılar, hamurdan nitelikli ekmek olsun bütün milleti doyursun diye de  o hamura bir maya kattılar, hamur çürümesin doğru dürüst bir ekmek olsun diye hamura bir maya kattılar, o mayanın adı namustur. Bu Cumhuriyet namus mayası ile mayalanmış hamurdan üretilmiş bir ekmektir. O hamura daha sonra bilim eklendi, akıl eklendi, liyakat eklendi, dürüstlük eklendi, ahlak eklendi ve insanlık erdemleri eklendi. Bizim Cumhuriyetimiz dünyada bir eşi daha bulunan bir ülke değildir, hem anti emperyalist ulusal bağımsızlık savaşı ile kurulmuş olması nedeniyle örneği yoktur, hem yedi düvelle ayrı ayrı mücadele edilerek kurulmuştur.'' dedi.  Genel Başkan Bozkurt; ''Mustafa Kemal Atatürk'ün o zaman söylediği gibi şuan belki memleketin her köşesi işgal edilmiş durumda değil. Ama kabul edelim etmeyelim zihinlerin her köşesi işgal edilmiştir. Bazı zihinler öyle bir işgal altında ki sevgili Eskişehirliler kırk yıldır uğraşılan Türkiye'yi bölme amacı çok açık olan bir terör örgütünün eli kanlı elebaşından aman ne olur gel şu mecliste konuşta bizi terör şu belasından kurtar diyecek kadar işgal altında ki beyinlerin yönettiği bir Türkiye den söz ediyoruz. Bu utanç vericidir. Yüzyıl önce yedi düvele boyun eğmemiş bu milletten şimdi Abdullah Öcalan adlı eli kanlı katilden himmet bekleyen bir dede yaratmaya çalışıyorlar. Bu kabul edilebilir bir şey değildir, hazmedilebilir bir şey hiç değildir.'' dedi. Zihinlerde ki  işgalin bu tarz toplantılarla kaldırılabileceğini söyleyen Genel Başkan Bozkurt yeniden Atatürk Cumhuriyeti için ülkenin ve milletin hazır olduğunu tek hazır olmayanın ise  siyaset kurumu olduğunu söyledi. Atatürkçü Düşünce Derneği olarak kimseyle dertlerinin olmadığını ifade eden Bozkurt; ''İşgal altında ki beyinleri işgal altından kurtarmak gibi bir görevimiz var, çünkü biz Atatürkçü Düşünce Derneği'yiz. Atatürk'ün düşüncesini hayata geçirmek için kendini adamış insanlarız, bunun için Eskişehir'deyiz. Kim ki Abdullah Öcalan'a sayın, Teğmen Ebru Eroğlu'na sanık diyor o adamı tanımıyorum. Kim ne derse desin. Yeni paradigma denen şey Büyük Ortadoğu Projesidir. O projenin sahibi Amerika Birleşik Devletleri emperyalizmidir. Emperyal planları yeni paradigma diye millete yutturmaya çalışmak yapılabilecek en büyük hatadır.'' dedi. Konferans ADD Eskişehir Şube Başkanı Cihan Taşar'ın Genel Başkan Dr. Hüsnü Bozkurt'a hediye takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.