SON DAKİKA
Hava Durumu

#Eğitim Fakültesi

Porsuk Haber Ajansı - Eğitim Fakültesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim Fakültesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

“Tarihte Kadına Bakış ve Mevlevilikte Kadın” Konuşuldu Haber

“Tarihte Kadına Bakış ve Mevlevilikte Kadın” Konuşuldu

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından “Tarihte Kadına Bakış ve Mevlevilikte Kadın” konferansı Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonunda gerçekleştirildi. Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen, Hz. Mevlana’nın 22. Kuşak torunu ve Uluslararası Mevlâna Vakfı Başkan Vekili Esin Çelebi Bayru’nun konuşmacı olduğu konferansa Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Handan Deveci ve Doç. Dr. Şule Demirel Dingeç başta olmak üzere çok sayıda kişi katılım gösterdi. Rektör Adıgüzel: “Mevlâna bir dünya mirasıdır” “Tarihte Kadına Bakış ve Mevlevilikte Kadın” konferansında konuşan Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel şunları söyledi: “Göreve başlayalı iki ay oldu, Anadolu Üniversitesinde okudum, İletişim Bilimleri Fakültesinden mezun oldum. Göreve başladığımda görüş yapmaya geldikleri zaman şu sözümü manşet yapmışlardı: ‘Dünle beraber gitti cancağzım ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.’ Bu Hz. Mevlana’nın sözüdür. Bir diğer sözü ise ‘Ne kadar bilirsen bil söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.’ Ne kadar bilseniz de iyi anlatamıyor hoş anlatamıyorsanız kısa anlatamıyorsanız aslında bildiklerinizin çok da bir kıymeti yok. Dolayısıyla iyi bir iletişimci olmak karşındakini ikna edebilmekle alakalı. Bunu yaptığınız zamana iyi konuşmacı, iyi iletişimci veya iyi sunucu olabiliyorsunuz. Hz. Mevlâna gibi sözleri eskimeyen ve bundan sonra da kıyamete kadar bizlere ışık tutmaya devam edecek birinden bahsediyoruz. Öyle biri ki sadece bugüne ait değil sadece bize ait değil bir dünya düşünürü. Hz. Mevlâna, herkesin sahip olmak istediği hatta bizden fazla belki İranlıların bizim demek istediği ama bizim kimseye bırakmaya niyetimizin olmadığı bir dünya mirası. Sorsak sizlere Mevlâna nereli diye muhtemelen Konyalı dersiniz. Mevlâna Belh’den gelmiştir. Nereden geldiği değil şu an en çok kim benimsiyorsa kim kendine ait hissediyorsa kim kendine rehber ediniyorsa herhalde Mevlâna ona aittir. Dolayısıyla en çok Mevlâna bize aittir diye düşünüyorum.  Bugün aramızda Esin Çelebi hanımefendi var Mevlana’nın 22. Kuşak torunu. Bugün kendisini burada Anadolu Üniversitemiz de ağırlamaktan büyük bir onur ve memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum.” Dekan Dinç: “Kıymetli bir misafiri ağırlıyoruz” Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç ise konferansta şunları aktardı: “Kıymetli misafirimiz değerli konuklar hepiniz hoş geldiniz. Burada heyecanla değerli büyüğümüzün konuşmasını bekliyoruz dolayısıyla ben rol çalmak yerine bir an önce sözü kendilerine bırakmak adına hepinize tekrar hoş geldiniz verimli ve güzel bir dinleti diliyorum teşekkür ederim.” Hz. Mevlana’nın 22. Kuşak torunu Çelebi: “7. Yüzyılda İslamiyet ile birlikte kadına pek çok hak tanındı” Hz. Mevlana’nın bahsedildiği yerlere Hz. Mevlana’nın misafirleri geldiğine dikkat çeken Hz. Mevlana’nın 22. Kuşak torunu ve Uluslararası Mevlâna Vakfı Başkan Vekili Esin Çelebi Bayru konuşmasında 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında İslamiyet’ten önce çeşitli milletlerin kadına bakışından bahsetti. Çelebi konuşmasında şunları belirtti: “Eski İsrail de erkekler sabah dualarında ezeli ilahımız bizleri kadın yaratmadığın için sana teşekkür ederiz hamd ederiz derlerdi. Ailenin tek hâkimi olan erkek karısını boşayabilirdi ya da kızını parayla satabilirdi. Eski İran da kadınların hiçbir hakkı yoktu. Eski Çin de kadına isim bile vermezlerdi. Eski Yunan ve Roma da kadının tek görevi çocuk doğurmak idi. Eflatuna göre kadın cehennemin kapısıdır. Aristotolese göre kadın yaradılışta yarım kalmış bir erkektir. Eski İngiltere de kirli bir varlık sayılan kadın İncil’e el süremezdi. 7. Yüzyılda İslamiyet ile birlikte kadına pek çok hak tanınmış onların sevilmesi sayılması ve korunması emredilmiştir. Hz. Muhammed yaşamı boyunca kadınlara saygı göstermiştir. İslamiyet kadın ve erkeği birbirine emanet etmiştir. “Mevleviliğin kadına bakış açısından bahsederken Atatürk’ten de bahsetmeliyiz” Hz. Mevlana’nın eserlerinin tümünde kadınlara ve onların çeşitli hallerine ait bölümler olduğunun altını çizen Esin Çelebi Bayru: “Mevleviliğin ilk zamanlarında kadına gereken önemin verilmiş olduğunu görmekteyiz. Afyonkarahisar’da Divanı Mehmet Çelebi’nin torunlarından Desteni Hatun sırtında hırka başında arakıyesiyle Mevlevihane de söz sahibiydi. 17. Yüzyılda değişen ülke şartları kadını ikinci plana atsa bile Mevlana’dan sonra kurulmuş olan Mevlevilikte kadınlara yine de başlarına arakıye giydirilmelerine izin verilmiş sema öğretilmiş ancak onlar kendi arlarında sema etmişlerdir. Bana semazenlerin neden hepsi erkek diye soruyorlar. Malumunuz Mevlevihaneler birer erkek yatılı okulu gibi olmuş. 800 yıl önce bahsediyoruz bu Mevlevi adeti değil İslam veya Türk adeti değil, bu olduğu gibi dünyanın adeti. Hiçbir yerde kız çocuklarının okulu yok. 200 sene önce aşağı yukarı o zaman kız çocukları için okul açılıp o zamana gitmeye başlamışlardır. Müslümanlık ve Mevleviliğin kadına bakış açısından bahsedince Atatürk’ün kadınlara verdiği değeri değinmeden sözümü bitiremezdim. Türk beyleri daha orta Asya’da çadırlar da yaşarken bile önemli konuları konuşurken toplantılarına kadınları çağırılar ve onlarında fikirlerini alırlardı.”  Hz. Mevlana’nın 22. Kuşak torunu ve Yazar Esin Çelebi Bayru’nun konuşmasının ardından Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel tarafından teşekkür belgesi takdim edildi. Konferansın devamında Nebahat Koru şefliğinde Uluslararası Mevlâna Vakfı Türk Müziği Korosu tarafından "Tasavvuf Musikisi Dinletisi" gerçekleştirildi.

Eğitim Öğretim Ortamlarının Alt Yapısı Güçlendiriliyor Haber

Eğitim Öğretim Ortamlarının Alt Yapısı Güçlendiriliyor

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından "Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Öğretim Ortamlarının Fiziki Teknolojik Altyapı ve Branş Derslikleri Bağlamında Güçlendirilmesi" başlıklı alt yapı projesi hayata geçirildi. Bu kapsamda “Prof. Dr. Ersan Sözer Sosyal Bilgiler Laboratuvar Dersliği”, “Prof. Dr. Alişan Hızal Bilgisayar Laboratuvarı”, “Prof. Dr. Cahit Arf İleri Öğrenme Teknolojileri Laboratuvarı” ve “El Cezeri Bilgisayar Laboratuvarı”  için düzenlemeler ve yenilemeler yapıldı. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Handan Deveci, Doç. Dr. Şule Demirel Dingeç ve Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Serap Uğur güçlendirme ve yenileme çalışmalarının aşamaları, katkıları ve yeni projeler konusunda bilgiler verdiler. Prof. Dr. Dinç: “Bu proje öğrencilerimizin ihtiyaçlarından doğdu” “Ders içeriklerimizi öğrencilerimize aktarabilmek ve onlar mezun olmadan önce alt yapılarını hazırlayabilmek bizim için çok önemli.” diyen Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç şunları söyledi: Bu projeyi hayata geçirmeden önce öğretim elemanlarımız için ders işlemek, öğrencilerimiz için de aktarılmak isteneni anlamak zordu. Laboratuvar ve dersliklerdeki teknolojik alt yapı ve donanım eksikliklerinden dolayı bu alanlar kullanılamıyor mevcut olan araç ve gereçler de ihtiyaçlar için yeterlilik sağlamıyordu. Bu sebeplerden dolayı yaklaşık iki yıl önce çalışmalarımıza başladık. Önce fikirlerin oluşmasını bekledik, ihtiyaçları belirledik ve en kolay uygulanabilecek şekilde projemize aktarmaya çalıştık. Fazlaca eksiğimiz ve yapılması gereken işlem olduğu için altı ay boyunca çeşitli dirençlerle mücadele ettik. Mevcut durumumuzda da istediğimiz yerde olamasak da bu projemizde büyük bir yol kat ettik. Öğrencilerimiz için elimizden geleni yapmaya ve gelişmeye devam edeceğiz” Prof. Dr. Deveci: “Biz geleceğin öğretmenlerini yetiştiriyoruz” Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Handan Deveci, “Biz öğretmenler yetiştiren bir fakülteyiz, geleceğin neslini yetiştirdiğimiz öğretmen adaylarımız da bir sonraki nesli yetiştirecekler. Fakültemizde henüz teknolojiyle tanışmamış Türkiye’nin dört bir yanından gelen öğrencilerimiz var. Teknolojiyi hayatımızdan çıkartamayacağımız bir çağda yaşıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz güçlendirme sonucunda şu an derslerimizi daha verimli ve uygulamalı şekilde gerçekleştirebileceğiz. Var olan ve yeni açılacak derslerimiz ile öğrencilerimiz teknoloji ile daha fazla bir arada olacak ve çalışmalarını daha verimli şekilde çıkartabilecekler.” ifadelerini kullandı. Doç. Dr. Dingeç: “Sonuç için motivasyonumuzu hep güçlü tutmaya çalıştık” Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Şule Demirel Dingeç yürüttükleri projenin zorlukları ve bu zorlukları nasıl kontrol ettikleri hakkında şunları söyledi: “Bu proje zaten ihtiyaçlarımızın doğal bir sonucu olarak ortaya çıktı. Projemizin amacı doğrultusunda bu süreçte karşılaştığımız zorluklar tabii ki mevcuttu. Bu projeye katkı sağlayan öğretim elemanı, idari personel kısacası emeği geçen herkes büyük bir istek ile çalıştı. Projemiz tamamlanmış değil ihtiyaçlarımız üzerinde çalışmaya devam edeceğiz. Ne kadar zorlukla karşılaşırsak karşılaşalım bugün öğrencilerimizin gözünde ışığı gördüğüm an tüm emeklerimize değdiğini ve değeceğini düşünüyorum.” Dr. Öğr. Üyesi Uğur: “Laboratuvarlara ve dersliklerimize kattığımız bilgisayarlar, ileri teknoloji donanımlar ve araç gereçlerle önemli bir adım attık” Son olarak Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Serap Uğur gerçekleştirilen açılış sonrası laboratuvar ve derslik imkanlarından öğrencilerin nasıl yararlanabileceğini aktardı. Uğur, “Bu yenilenme ile öğrencilerimizin öğrendikleri sadece anlatımda kalmayacak. Öğrencilerimiz akıllarındaki ve hayallerindeki projeleri uygulamaya aktararak denemeleri ve gerçekleştirmeleri için adım atabilecekler. Ayrıca fakültemizdeki her branştan hocalarımızın da bilgileri ve katkıları sayesinde kendilerini daha kolay donatıp verimli şekilde geliştirebilecekler. Laboratuvarlara ve dersliklerimize kattığımız bilgisayarlar, sanal gerçeklik gözlükleri, yapay zekâ destekli robotlar, kodlanabilir drone ve kodlama robotları, hologramlar gibi ileri teknoloji cihazlar ve güncel yazılımlarla önemli bir adım attık. Bu güçlendirmeyi zamanla büyütecek ve geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi.

Eğitim İçerisinde En Önemli Alan Okul Öncesidir Haber

Eğitim İçerisinde En Önemli Alan Okul Öncesidir

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı tarafından düzenlenen “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Okul Öncesi Eğitim Programı Çalıştayı” Eğitim Fakültesi E Blok Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Çalıştaya başta Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç, Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Melek Erbil Kaya ve Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Gültekin olmak üzere öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi. Çalıştayın açılış konuşmalarını Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç, Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Melek Erbil Kaya ve Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Gültekin yaptı. Dekan Prof. Dr. Dinç: “Eğitim içerisinde en önemli alan okul öncesidir” Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç şunları söyledi: “Yaklaşık yedi çeyrek asırdır resmi eğitime geçmiş bir ülkeyiz. Bu süreçte eğitimle ilgili yapılan çalışmaların odağında öğretim programları ve müfredatlar olmuştur. Bence eğitim içerisinde en önemli alan okul öncesi ve daha sonra da sınıf eğitimidir. Bu yüzden özellikle okul öncesi öğretmenleri ve öğretmen adayları için bu programın önemli olduğunu düşünüyorum. Bugün burada Millî Eğitim Bakanlığından okul öncesi öğretmenlerimiz var. Öğrencilerimiz için birinci elden, programı yapanlardan bilgileri öğrenmek kadar değerli bir şey yok. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” Dr. Öğr. Üyesi Kaya: “Planlama süreçlerini deneyimleme şansı elde edeceğiz” Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Özlem Melek Erbil Kaya konuşmasında şunları söyledi: “Ülkemizde Okul Öncesi Eğitimi programı geliştirme çalışmaları ve gelişim süreci aslında ilk 1952 yılında başladı. Daha sonrasında 1989, 1994, 2002, 2006, 2013 ve 2024’e kadar birbirini inceleyen birtakım çalışmalar yapıldı. Bu çalışmaların en sonuncusu olarak geliştirilen ve beceri temelli yapısı ile bizlerin dikkatini çeken “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Okul Öncesi Eğitim Programı” oldu.  Bugün programı geliştirme sürecinde görev alan hocalarımızdan dinlemek üzere toplanmış bulunuyoruz. Zoom bağlantımız ve çalıştayın öğleden sonraki oturumuyla eğitim modelinin planlama süreçlerini deneyimleme şansı elde edeceğiz. Bizimle bilgi ve deneyimlerini paylaşan hocalarımıza teşekkür ediyoruz.” Prof. Dr. Gültekin: “Bu tarz programlar önemli birer rehber oluyorlar” Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Gültekin ise “Çok güzel bir etkinliğe ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu tarz programlar Milli Eğitim teori ve politikasını uygulamaya dönüştüren çok önemli rehber, yol gösterici, günümüz deyimi ile de tam bir yol haritası oluyorlar. Milli Eğitimin teori ve politikası program yoluyla uygulamaya dönüştürülüyor. Bu açıdan mevcut programların çok iyi hazırlanması ve sürekli olarak da geliştirilmesi gerekiyor. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Okul Öncesi Eğitim Programı Çalıştayı” Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esra Ömeroğlu’nun çevrim içi olarak Maarif Modeli Okul Öncesi Eğitim Programının genel tanıtım sunumunu gerçekleştirmesi ile başladı. Çalıştay gün boyunca hem çevrim içi hem de yüz yüze katılımla paralel olarak devam etti. Çalıştay, katılımcı grupların program kapsamında kazanımlarının değerlendirilmesi ve teşekkür belgelerinin takdimi ile sona erdi.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Çalıştayı Düzenlendi Haber

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Çalıştayı Düzenlendi

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi tarafından düzenlenen, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları Çalıştayı” Eğitim Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Eğitimde yenilikçi yaklaşımlar ve öğretim programlarının geliştirilmesi amacıyla düzenlenen çalıştaya Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Tolga Kumtepe, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç, Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Handan Deveci ve Doç. Dr. Şule Demirel Dingeç başta olmak üzere öğretim elemanları ve öğrenciler katılım gösterdi. Dekan Dinç: “Geçmişten bugüne eğitim modeli çok değişti” Açılış konuşmasında modern eğitim düzenine ayak uydurmanın önemine vurgu yapan Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Dinç şunları söyledi: “Türkiye Yüzyılı vizyonu, eğitim sistemimizi çağın gereksinimlerine uygun şekilde yeniden şekillendirmemizi gerektiriyor. Bu çalıştay, eğitimde yeni bir dönemin habercisidir. 2024 yılında eğitim-öğretim programı değişti. Bu program okuduğunu anlamada birkaç zorluk da ortaya çıkardı.  Bugün burada bu zorlukları ele almak ve bu programı hazırlayanları dinlemek amacıyla buradayız. Türkiye'de modern anlamda eğitimin temelleri Tanzimat dönemine denk gelir. Tanzimat'tan bugüne kadar eğitim sistemimiz içinde çok fazla çalışma yapıldı çok fazla gelişim kaydedildi. Bu gelişim odağında bu süreç boyunca en temel unsur eğitim öğretim programlarında yapılan çalışmalardır. Eğitimi geliştirmek süreçlerinde siyasetle ilgilenenler işe önce eğitim programlarını değiştirmekle başlamayı tercih ettiler. Günümüzde de bu anlayış değişikliklerle devam ediyor. Ancak halihazırda program değiştirmekte olan bir ülke olarak bu konudaki amaçlarımıza çok da ulaşabilmiş değiliz.” Açılış konuşmasının ardından “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları Çalıştayı’nın ilk oturumunda Geçmişten Günümüze Türkiye’de Program Geliştirme Çalıştırmaları başlığında Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Bilge Çam Aktaş, Programın Genel Yapısı başlığında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İlker Cırık Sosyal-Duygusal Öğrenme Becerileri başlığında Atatürk Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Buğra Özhan sunumlarını gerçekleştirdi. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programları Çalıştayı”nda katılımcılar öğretim programlarının incelenmesi, dijitalleşmenin eğitimdeki rolü, değerler eğitimi ve yaratıcı düşünme becerilerinin kazandırılması gibi konuları ele aldı. Paralel olarak devam eden ve 81 konuşmacının yer aldığı çalıştay gün boyunca Eğitim Fakültesinde devam etti.

ESOGÜ'de 'Eğitimde Fikirlerin Grafiği' Afiş Tasarımı Sergisi Açıldı Haber

ESOGÜ'de 'Eğitimde Fikirlerin Grafiği' Afiş Tasarımı Sergisi Açıldı

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Eğitim Fakültesi Öğretmenler Günü kutlama etkinlikleri kapsamında ESOGÜ Sanat ve Tasarım Fakültesi iş birliği ile düzenlenen “Eğitimde Fikirlerin Grafiği” adlı afiş sergisi, Sanat ve Tasarım Fakültesi Sergi Salonu’nda açıldı. Sergi açılışına ESOGÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şerife Yücesoy Özkan, Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şirin Şengel, MEB Temel Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Şemsettin Durmuş, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Barış Hancı başta olmak üzere çok sayıda konuk ile akademisyen ve öğrenciler katıldı. Sergide yer alan afiş tasarımları, Sanat ve Tasarım Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü öğretim üyesi Doç. Bilge Kınam'ın yürüttüğü Grafik Tasarım Stüdyo dersi kapsamında, bölümün ikinci sınıf öğrencileri; Ayşenur Yoldaş, Beyza Kaplan, Beyza Karaali, Beyza Özmaden, Derya Çağlayan, Elaheh Najafi Baghchehjoughi, Elif Karakuzu, Emel Alanur Doğan, Esma Nur Yüksek, Emirhan İsmail Yıldız, Esra Hayat Akkuş, Eylül Melek Asal, Fatmanur Özbay, Filiz Arslan, Fulya Atik, İrem Selime Kırmış, Kardelen Uygur, Kübra Bulat Örs, Mert Arın ve Özlen Türkü Türe tarafından hazırlandı. Öğrenciler eğitimin kavramsal yönlerini grafik tasarım diliyle yorumlayarak, yaratıcı ve minimalist çözümlerle görselleştirdiler. Sergideki afişler; bir kalem, bir kitap veya eğitime dair başka bir simge üzerinden eğitimin farklı boyutlarını ele alarak izleyiciyi düşünmeye, sorgulamaya ve kendi perspektifini geliştirmeye davet ediyor. “Eğitimde Fikirlerin Grafiği” sergisi 6 Aralık 2024 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Sergi ayrıca Sanat ve Tasarım Fakültesi çevrim içi sergi platformu üzerinden de izlenebiliyor. 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.