SON DAKİKA
Hava Durumu

#Gazze

Porsuk Haber Ajansı - Gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çakırözer: Haber

Çakırözer: "Trump’ın Gazze’ye El Koyma Planına Neden Sessizsiniz?"

İsrail’in 46 binden fazla Filistinlinin ölümüne neden olan saldırıları sonrası bir araya gelen 9 ülke Filistin'le dayanışma ve İsrail'e yönelik ortak politikalar geliştirmek amacıyla ‘Lahey Grubunu’ kurarken, muhalefet Türkiye’nin Lahey Grubu’nda yer almamasını Meclis gündemine taşıdı. TBMM’de Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanıtlaması talebiyle soru önergesi veren CHP Milletvekili Utku Çakırözer, “Madem ‘Filistinlilerin hakkını, hukukunu savunacağız’ diyoruz o zaman bu grubun içinde neden yokuz? Hadi üyesi olmadık, bir resmi açıklama ile bu oluşumu desteklediğimizi, üye olmasak dahi yaptırımları uygulayacağımızı neden söylemiyoruz? Lafa gelince Filistinlilerin hakkı, hukuku için mangalda kül bırakmıyoruz, ama sıra icraata gelince bir açıklama yapmak dahi bu iktidarın lügatinde yer almıyor” dedi. Çakırözer, ABD’nin yeni Başkanı Trump’ın “ABD, Gazze Şeridi'ni devralacak” şeklindeki tüm dünyada kaygı uyandıran açıklamalarını da gündeme getirerek, “Trump’ın açıklamaları karşısında herkes tepki gösteriyor ama Türkiye’den ses yok! Trump Filistinlileri Gazze’den göndermeye kalkarsa Türkiye, Türkiye’nin üyesi olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı, Türk Devletleri Teşkilatı ne yapacak? Eğer ülkemiz gerçekten Filistinlilere yardım etmek istiyorsa bu konularda derhal somut adımlar atılmalı” çağrısını yaptı. TÜRKİYE LAHEY’E NEDEN KATILMADI? İsrail Gazze’de insan haklarını, evrensel hukuku yok sayarak bugüne kadar 46 binden fazla Filistinlinin ölümüne neden oldu. İsrail’in Filistin’e saldırıları sonrası Filistin’e destek için Lahey’de bir araya gelen 9 ülke ‘Lahey Grubu’nu oluşturdu. Oluşum, İsrail’e yakıt ve silah taşıyan gemilerin kendi karasularına girmesini yasakladıklarını açıklarken, Ankara bu konudaki sessizliğini koruyor. “SÖZ VAR, İCRAAT YOK!” Filistin’e destek için kurulan Lahey Grubu oluşumunu Meclis gündemine taşıyan TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi, CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a Türkiye’nin Lahey Grubu’na neden üye olmadığını sordu. “İktidar sözde Filistin’e destek konusunda mangalda kül bırakmıyor ama sıra icraata gelince sus pus oluyor” diyen Çakırözer, şu açıklamaları yaptı: “İsrail bugüne kadar çocuk, kadın demeden 46 binden fazla masum Filistinlinin hayatına son verdi. Türkiye’de ise hükümet Filistin’e destek konusunda lafa gelince her şeyi söylüyor ama iş icraata gelince hiçbir şey yapmıyor. İşte Lahey Grubu’nda 9 ülke bir araya geldi. İsrail’e askeri yakıt ve silah taşıyan gemilerin kendi kara sularına girmelerine izin vermeyeceklerini duyurdu. 9 ülke bunu yaparken Türkiye hala sessiz! ‘İyi oldu, biz bu gurubu destekleyeceğiz’ de demiyor. ‘Biz bu grubun içinde yer alacağız’ da demiyor. İslam dünyasını bu konuda harekete geçirme konusunda bir adım dahi atmıyor. TBMM’de soru önergesi ile Bakan Hakan Fidan’a sordum, ‘Türkiye Lahey Grubu içinde neden yok? Davet ettiler de girmedik mi, davet etmediler mi, neden girmiyoruz?’ Filistinlilerin hakkını, hukukunu savunacağız diyoruz o zaman bu grubun içinde neden yokuz? Bir resmi açıklama ile bu oluşumu desteklediğimizi, üye olmasak dahi yaptırımları uygulayacağımızı neden söylemiyoruz?” “BÜYÜKELÇİLİĞİ NEDEN KAPATMIYORSUNUZ?” AKP hükümetine Filistinlilerin hakkını, hukukunu korumak için İsrail’e karşı hangi yaptırımları uyguladığını da soran Çakırözer, “Tel Aviv Büyükelçiliği kapatıldı mı? Neden kapatılmıyor? Oradaki Büyükelçimizi geri çektik mi, çekmeyi düşünüyor muyuz? Geri çektiysek neden açıklamıyoruz? Büyükelçi Ankara’da deniliyor, o zaman bunu neden dünyaya açıklamıyoruz? Madem bu ülkeye yaptırım uygulayacağız bunları açıkça dünyaya söylemek lazım.  Ayrıca Türkiye NATO üyesi. NATO’nun İsrail ile Türkiye’nin de onayı ile başlattığı ortaklık anlaşmaları var. Akdeniz Diyaloğu girişimi var. Bu iş birlikleri, bu girişimler hala sürmekte mi? Türkiye bu ilişkilerin askıya alınması konusunda herhangi bir adım attı mı? İlişkilerin sonlanması için elinizdeki imkanları kullandınız mı?” diye sordu. “ABD GAZZE’Yİ DEVRALIRSA TÜRKİYE NE YAPACAK?” ABD Başkanı Trump’ın 4 Şubat’ta İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ortak düzenlediği basın toplantısındaki “Gazze’yi ABD devralacak” açıklamalarına karşı, Türkiye’nin sessizliğini de eleştiren Çakırözer, Hakan Fidan’ın yanıtlaması talebiyle şu soruları yöneltti: “Tüm dünya tedirgin, herkes tepki gösteriyor ama Türkiye sessiz! Eğer ABD Trump’ın bu açıklamaları karşısında Gazze’yi devralmaya, Filistinlileri oradan göndermeye kalkarsa Türkiye ne yapacak? Türkiye’nin üyesi olduğu İslam İşbirliği Teşkilatı, Türk Devletleri Teşkilatı ne yapacak? Bu konuda hangi açıklamalar, hazırlıklar yapılıyor? Gerçekten Filistinlilere yardım edilmek isteniyorsa bu konuda derhal somut adımlar atılması gerekiyor.”

Gazze’nin Geleceğine  Gazzeliler Karar Verecektir! Haber

Gazze’nin Geleceğine Gazzeliler Karar Verecektir!

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze ile ilgili sözlerine tepki gösterdi. Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı önünde yapılan basın açıklamasında konuşan İl Başkanı Fesih Bingöl şu ifadeleri kullandı; "Değerli basın mensupları; Siyonist İsrail tarafından Gazze’de uygulan modern tarihin gördüğü en büyük soykırım tam 467 gün sürdü. Katil İsrail; kadın, çocuk, yaşlı demeden tüm uluslararası hukuku yok sayarak 50 binin üzerinde Gazzeli mazlumu katletti. Tüm dünyanın gözleri önünde yaşanan bu soykırımda hastaneler, okullar ve ibadethaneler hedef alındı. Gazze’de binalar yıkıldıkça insanlığın temel değerleri de yıkıldı. Gazzeli mazlumlarla beraber vicdan da öldü. Atılan her bombada Batı’nın demokrasi, insan hakları, hukuk vb kavramları da yerle yeksan oldu. Nazileri aratmayan İsrail’in terörist askerleri, Hitler’I aratmayan katil Netanyahu’nun emri ve emperyalistlerin desteği ile Gazze’yi adeta rehin aldı. İnsanların en temel hak ve hürriyetleri bile yok sayıldı. Hastanelere sığınanlara ölüm yağdırıldı. Yüz binlerce mazlum açlık, susuzluk ve soğukla sınandı. En sonunda ise yerlerinden, yurtlarından göçe maruz kaldılar. Bütün bunlar olup biterken Türkiye başta olmak üzere bölge ülkeleri ve dünya ülkelerinin çoğu ya sessizliği ya da suya sabuna dokunmayan kınamaları tercih etti. Devekuşu Paradoksu ile çözüm bulunacağı zannedilmiş, soykırım görmezden gelinmiştir. Değerli basın mensupları, bugün gelinen noktada Gazze’nin neredeyse üçte ikisi yerle yeksan olmuştur. 50 bin insan katledilmiştir ve bunların bir kısmı enkaz altından çıkarılamamıştır. 100 binin üzerinde yaralı mazlum kardeşimiz vardır. Bu rakamlar ve tüm dünyaya yansıyanlar yaşananların apaçık soykırım olduğunu göstermektedir. Birleşmiş Milletler’in yaptığı soykırım tanımına göre belli bir etnik, dini veya siyasi gruba uygulanan saldırılar ve katliamlar soykırım olarak nitelendirilmektedir. Gazze’de bütün bunların işlendiğine tüm dünya şahittir. Yine Birleşmiş Milletler’e göre bir grubu ortadan kaldırmak ya da yaşam şartlarını zorla değiştirmeye çalışmak da soykırım suçları arasında görülmektedir. İşte bu noktada son günlerde yaşanan gelişmelere değinmek istiyoruz. Uluslararası mahkemeler tarafından soykırım suçu işlediği tescillenen katil Netanyahu’nun ABD’ye yaptığı ziyaret ve ardından Trump’la düzenlenen basın toplantısı, kanlı planların şekil değiştirdiğini göstermiştir. Dünyayı ABD’nin oyun sahası olarak gören ABD Başkanı Trump, söz konusu toplantıda bir kez daha Gazze’nin insansızlaştırılmasına değinmiştir. Bu plana göre Gazzeliler Ürdün ya da Mısır’a sürgün edilecek ve ABD gerekirse Gazze’ye asker gönderecektir. Yani deniyor ki biz mücahitleri yenemedik, bütün vahşete rağmen Gazze’yi teslim alamadık, meydanda kaybettik ama masada kazanacağız. And olsun ki havadan, karadan ve denizden kuşattığınız, yok etmeye çalıştığınız, tüm suçlara rağmen zafer ilan edemediğiniz Gazze masada da size teslim olmayacaktır. Gazzeli mazlumlar bu süslü cümlelere kanmayacak, pamuklara sarıp sarmalanan demir leblebiyi yutmayacaktır. Gazze ne meydanda ne de masada işgale teslim olmayacaktır. Hadsizce yapılan bu açıklamayı kınıyoruz. Gazze’nin geleceğine şerh düşmek isteyenlere şunu bir kez daha söylüyoruz; Gazze’nin geleceğine sadece ve sadece Gazzeliler karar verecektir. Yaşanan tüm zulme, dökülen kana, verilen on binlerce cana rağmen tarihe geçecek bir mücadele ile direnen ve Gazze’yi terk etmeyen mazlumlar; okyanus ötesinden birileri istiyor diye şehit kanları ile sulanmış Gazze’yi teslim etmeyecektir. Emperyalizmin meydanda kaybeden siyonistlere Gazze’yi altın tepside sunmak istediğinin farkındayız. Barış, özgürlük, demokrasi, insan hakları gibi kavramların içini boşaltanlar şimdi de Gazze’nin içini boşaltmayı planlıyor. Milli Görüşçüler olarak 56 yıldır mücadele ettiğimiz bu azılı düşmanın niyetlerini bilecek kadar bilince ve ferasete sahibiz.   Bizler tüm insani değerlerin tepetaklak edildiği, uluslararası hukukun sadece kağıtlarda cümlelerden ibaret kaldığı bu çetin şartlarda işgalin karşısında, Gazzeli mazlumların yanındayız. Saadet Partisi olarak bu duruşumuzdan asla ve kat’a taviz vermeyeceğiz. Gazze’nin, kanlı kentsel dönüşüm projelerinize ihtiyacı yok. Cetvelli Joniler go home! Cetvel kırma eylemleri başlasın. İktidara ve bölge ülkelerine sesleniyoruz; artık cesur olmanın zamanıdır. Türkiye başta olmak üzere her ülke ve her lider Trump’ın yaptığı açıklamalara karşı net bir tavır göstermelidir. Herkese çağrımız; Kanlı îmara, Zalim mimara, Sınır tanımayan pervasızlığa, İnsan haklarını hiçe sayan haksızlığa, En çok yaralayan duyarsızlığa DUR DE! Unutulmamalıdır ki Gazze bölgemizin kalbi, emperyalizm ve siyonizme karşı en muhkem kalemizdir. Bu kalenin burçlarında zalimin bayrağı dalgalanmasın diye sayısız mazlumun kanı toprağa aktı. Bölge ülkeleri de artık üzerine düşeni yapmalı ve Gazze’yi bir kurşun atmadan teslim almak isteyen bu zihniyete karşı dik durmalıdır. Bu kalenin burçları inancın, vicdanın, kahramanlığın ve insanlığın burçlarıdır. Bu burçlar düşerse atılacak kurşun Ankara’ya, Cidde’ye, Kahire’ye, İslamabad’a düşer.  Biz diyoruz ki; bu topraklara ait olmayanların yayınladıkları deklarasyonla buraya işgalci olarak gelenler ve okyanus ötesinden ses yükseltenler Gazze hakkında söz söyleme hakkına sahip değildir. Bir kez daha söylüyoruz, Gazze Gazzelilerindir. Israrla söylüyoruz Gazze Gazzelilerindir. Canını veren on binlerce kahramanın ve mazlumun inancı ve cesaretiyle söylüyoruz; Gazze Gazzelilerindir."

Gazze’de Yaşanan Vahşet ve Zulüm Artık Bitmeli Haber

Gazze’de Yaşanan Vahşet ve Zulüm Artık Bitmeli

Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla düzenlenen törene katılan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Cumhuriyet Halk Partisi olarak Filistin halkıyla dayanışma içinde olduklarının mesajını verdi. Törende Filistin Büyükelçisi Faed Mustafa ile dayanışma mesajlarını paylaşan Çakırözer, “Gazze’de yaşanan bu zulüm, vahşet artık bitmeli. Dünya devreye girmeli ve barış bir an önce sağlanmalı. Bizler kardeş Filistin halkının yanındayız, dayanışma içindeyiz” dedi. “KARDEŞ FİLİSTİN HALKININ YANINDAYIZ” Filistin Halkıyla Uluslararası Dayanışma Günü dolayısıyla Ankara Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde, Dışişleri Bakanlığı ve Filistin’in Ankara Büyükelçiliği ortaklığında tören düzenlendi. Partisini temsilen törene katılan TBMM Dışişleri Komisyonu üyesi ve CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Filistin Büyükelçisi Faed Mustafa’ya Filistin halkıyla dayanışma mesajlarını iletti. “GAZZE’DEKİ VAHŞETİ BİTİRMEK İÇİN DÜNYA GAYRETİNİ ORTAYA KOYMALI” Gazze’de yaşanan zulmün bitmesi için dünyanın devreye girmesi çağrısında bulunan Çakırözer şunları söyledi: “İsrail’in Gazze’deki saldırıları bir yılı aşkın süredir devam ediyor. Bu saldırılarda on binlerce masum sivil insan yaşamını yitirdi. Filistin halkı hem bu vahşete hem de açlık ve bulaşıcı hastalıklara karşı mücadele veriyor. Filistin meselesi insani ve vicdani bir meseledir. Bölgede barışın sağlanması, bu vahşetin sonlandırılması ve daha fazla masum insanın ölmemesi için dünya elinden gelen tüm gayreti ortaya koymalıdır. Bizler öteden beri Filistin halkının meşru haklarının, haklı taleplerinin yanında olduk. Şimdi de kardeş Filistin halkının yanındayız, dayanışma içindeyiz”

Milletimizin Sesi Olmaya Devam Edeceğiz Haber

Milletimizin Sesi Olmaya Devam Edeceğiz

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen haftalık olağan basın toplantısında ülke gündemi değerlendirildi. Saadet Partisi Tepebaşı İlçe Eğitim Başkanı Tuncay Akyol tarafından yapılan basın toplantısında şu ifadelere yer verildi; "Gündem artık takip edilemeyecek kadar hızlı değişiyor. Allah bilir şu an nasıl bir gündem algısı oluşturuluyor piyasaya sürmek için. Bu kadar sık ve yaygara seviyesinde veya Milletin sinir uçlarına dokunarak tahrik edici şekilde servis edilen gündemlerin iki amacı var. İlki ekonomik felaketin enkazını unutturma çabası. Kâğıt üstündeki, gerçekle uzaktan yakında alakası olmayan verilerle topluma dayatılan “Bahar Ekonomisi”, gerçek hayatta karakış gibi geçiyor. Emekli perişan, esnaf perişan, asgari ücreti perişan, memur sıkıntılı, sanayici düşünceli… Elbette işleri iyi olan, hayatından memnun olanlar vardır. Ama bunların sayısı her geçen gün azalıyor. Bakın “Vergi Yüzsüleri” diye bir liste yayınlandı. Bu listeyi bir bakın. Rakamlara bir bakın. Listeyi hangi yönüyle ele alırsanız alın, Ülkemizin geldiği noktayı gayet iyi açıklıyor. Bir de şu var. Gelecekten de bir umutları olmadığı için Milletimizi suni gündemlerle dikkat dağıtma, kafa karıştırma, yol şaşırtma gibi ayak oyunları oynuyorlar. İşte büyük puntolarla servis edilen gündem değişikliğinin ilk sebebi. Diğer sebep ise, İnsanlık tarihinin en vahşi katliamını, soykırımını ve insanlık utancının üzerini kapatmak. İstiyorlarki, biz terörist, katil, cani ve aşağılık İsrail’i onların istediği kadar eleştirelim. Meydanlara toplanalım ama “Kahrolsun İsrail” sloganları atıp, dağılalım. Sakın ama sakın limanlardaki, karayollarındaki veya semalarımızdaki Siyonist aşağılıkların lojistik firmalarını dile getirmeyelim. Topraklarımızdaki üslerin kapanmasını istemeyelim. Fuarlardaki katilleri protesto etmeyelim. Katilin topraklarımızdaki temsilcisi büyükelçiye defol demeyelim. Biz bunları yaparsak suçlu oluruz. Adımız “Marjinal Grup” olur. Bir takım trol, yazar, hoca sıfatlı ama insanlık sıfatını taşıyamayanlar, İsrailli hayvanların bile gösteremeyeceği reaksiyon ile bize saldırıp iftira atmaya devam ediyorlar. Ne yaparsanız? Biz sözlerimizden, Kudüs Sevdamızdan, Gazze Davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Hangi gündemleri pazarlarsanız pazarlayın. Kimleri üzerimize yürütürseniz yürütün. İstiyorsunuz ki, kahvede, sokakta insanlar ekonomiyi Gazze’yi konuşmasın. Limanlarda protestolar, şehir merkezlerinde hak arayışları olmasın istiyorsunuz. Biz ise emeklimizin, esnafımızın, memurumuzun, öğrencimizin, gencimizin, kadınlarımızın kısacası aziz Milletimizin sesi olmaya devam edeceğiz. Gazzeli kardeşlerimizin yanında olmaya, tam bağımsız Filistin kuruluncaya kadar mücadele edeceğiz."

Gazze’de Yaşanan Soykırım Bir An Önce Durdurulmalıdır! Haber

Gazze’de Yaşanan Soykırım Bir An Önce Durdurulmalıdır!

Eskişehir Kardeşlik Platformu, Hamas Lideri İsmail Heniye'nin İran'da öldürülmesinin ardından, İsrail'in yaptığı açıklamaları protesto etmek için Reşadiye Camii'nden Ulus Meydanına kadar bir yürüyüş düzenledi. Akşam namazının ardından Reşadiye Camii'nde başlayan ve Ulus Anıtında sona eren ''Gazze'nin Sesi Olmak İçin Yürüyoruz'' protestosun sonrası yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; ''Bugün burada Şehid İsmail Heniye’nin vasiyetini yerine getirmek, eylem çağrısına icabet etmek, siyonizmi lanetleyip, tarihin en büyük imtihanını veren Gazze’li kardeşlerimizin sesi olmak için toplanmış bulunuyoruz. Siyonist İsrail rejimi 7 Ekim’den bu yana Gazze’de insanlık tarihinin en korkunç soykırımını gerçekleştiriyor. 40 bin kardeşimizi alçakça katletti, 100 binden fazla kardeşimiz de yaralı. Gazze şeridinde ayakta kalmış tek bir şehir tek bir mahalle kalmadı. İnsanların sığınabilecekleri tek bir güvenli nokta bile yok. Gazze’de daracık bir alana hapsedilmiş üç milyon insan bütün insanlığın sessiz bakışları arasında yaşanan soykırımda çaresizce sıranın kendilerine gelmesini bekliyor. Mazlum ve masumlar Faşist ABD’nin Siyonistlere verdiği silahlarla havadan, karadan, denizden bombalanıyor. Ağızlarından insan hakları sözünü düşürmeyen İngiltere, Fransa, Almanya gibi ülkeler soykırıma açık destek veriyor. Siyonizmin hizmetindeki Batılı sermaye soykırımı finanse ediyor. Küresel medya sansür, çarpıtma, dezenformasyonla soykırımı örtüyor, vahşeti gizliyor, Küresel zalimler bir araya gelmiş Gazze’de planlı programlı bir soykırım uyguluyor. Kundaktaki bebekleri, sokaktaki çocukları, camide ibadet edenleri, un kuyruğundaki aç insanları öldürüyorlar. Meleklerin lanet okuduğu, Şeytanların hayranlıkla izlediği bu alçakça, namussuzca vahşet karşısında BM çaresiz, BMGK ikiyüzlü, uluslararası toplum sessiz. Hitler Avrupa’sının, soykırımcı ABD’nin şımarık çocuğu İsrail öldürdükçe alkışlanıyor, daha çok öldürmesi için teşvik ediliyor. Gazze kasabı, Hitler artığı katil Netanyahu, Nazi meclisinden farksız ABD Temsilciler Meclisi’nde konuşturulmakla kalmıyor, öldürdüğü çocuklar için dakikalarca ayakta alkışlanıyor. Siyonist rejim, Sayın Cumhurbaşkanımızın haklı itirazları karşısında ABD’den aldığı bu güçle hadsizce, alçakça Cumhurbaşkanımızı ve onun şahsında milletimizi tehdit ediyor. Bu kuru tehditlerle milletimizi ve Cumhurbaşkanımızı sindireceğini sanıyor. Halt ediyor! Yine Siyonist katiller, ABD’den aldığı güçle barış ve ateşkesin en büyük umudu olan asil bir lider, korkusuz bir mücahit, Gazze davasına ömrünü adamış İsmail Heniye’yi, gözlerimizi dolduran, bileklerimizi sıktıran ve yüreklerimizi kahreden elim suikastla şehid ettiler. Şehidimize Allah’tan rahmet, ümmetimize baş sağlığı diliyoruz. İnnalillah ve innaileyhi raciun. Onlar Heniye’yi öldürdüklerini sanıyorlar oysa Allah yolunda öldürülenler “ölüler” değildir ve onlar rabbimizin katında rızıklanmaktadırlar. Onlar, bu suikastlarla direnişi durduracaklarını Filistin’in direncini kıracaklarını, Özgürlüğe olan inancı yok edeceklerini sanıyorlar. Ama yine yanılıyorlar ve yanıldıklarını gün gelecek görecekler. Şehid Heniye’nin dediği gibi “Suikastların direniş güçlerini, Hamas'ı, Filistin halkını zayıflatacağını düşünenler büyük bir yanılgı içindedir. Suikastlar direnişi, Filistin halkını direnişi ve mücadeleyi yükseltmeye teşvik edecek, güçlendirecektir." Bütün dünya bilsin ki; İsrail bizim için devlet değil terör örgütüdür ve bir terör örgütüne nasıl muamele edilmesi gerekiyorsa öyle muamele görmelidir. İsrail, bizim için emperyalizmin tetikçisi, yağmacı gasp çetesidir. İsrail, yalanın, alçaklığın, namussuzluğun örgütlü biçimidir. Bunlar Firavunun zalimliği, Nemrudun kibri, Haman’ın azgınlığını miras alanlardır. Bunlar İbrahim’in Musa’nın, İsa’nın ilahına savaş açanlardır. Biz, onların ne kadar korkak olduklarını, ihanetle yoğrulmuş ruhlarını çok iyi biliyoruz.  Onlar ancak eman altında olanları öldürürler. Savunmasızları, çocukları, kadınları, ihtiyarları, masumları katlederler. Onlar ancak, hastaneleri ibadethaneleri bombalarlar! Onlar sanıyor ki akıttıkları kan yanlarına kalacak Sanıyorlar ki bu zulüm devranı böyle sürüp gidecek. And olsun yanılıyorlar. Çünkü biz biliyor ve inanıyoruz ki zulm ile abad olanın ahiri berbad olur. Akıbetleri diğer tüm zalimler gibi olacak. Firavun gibi, Nemrut gibi, Hitler gibi olacak. Vakit mi? Pek yakın! And olsun biz bu hesabı kapatmayacağız! Bebek katili vahşiler, soykırımcı Siyonistler, işbirlikçi emperyalistler Döktükleri kanda boğulmadıkça durmayacağız! ABD ve Siyonist işgal çetesi Filistin’den defolmadıkça susmayacağız! Filistin toprakları Filistin halkınındır. Bir çakıl tanesinde bile meşru bir hakkı olmayan, Filistin’deki bir zeytin ağacı kadar bile tarihi olmayan İsrail, 139 ülkenin tanıdığı, başkenti Kudüs olan Filistin Devletinden defolup gitmelidir. Ey katil İsrail Ey soykırımcı ABD Ey soykırımın işbirlikçileri Mazlumun ahı sonunuz olacak. İşlediğiniz suçlar yakanıza yapışacak. Alçaklığınız adınızın başına yazılacak Bin yıl da geçse soykırımla anılacaksınız. Tutuşturduğunuz zulüm yangında kavrulacaksınız! Siz de, yardakçılarınız da yenileceksiniz, Direniş kazanacak, insanlık kazanacak. Bizler bütün uluslararası topluma, dünyanın vicdanı kararmamış liderlerine sesleniyoruz: Soykırımın durdurulması, bu vahşete dur denilmesi için uluslararası dengelere, reel politiğe, ulusal çıkarlara daha ne kadar çok kurban verilmesi gerekiyor? Susmak vahşetin ortağı olmaktır. Gazze’de yaşanan soykırım bir an önce durdurulmalıdır. Derhal ateşkes sağlanmalı, ilaç ve gıda başta olmak üzere insani yardımının acilen önü açılmalıdır. ABD ve diğer ülkelerin soykırıma silah desteği durdurulmalıdır. Ve buradan insanlığın vicdanına sesleniyoruz: Soykırımın durdurulması için bütün insanlık ayağa kalkmalı, meydanlar sokaklar caddeler “Özgür Filistin” sloganlarıyla inletilmeli, liderlere baskı yapılmalıdır. Ve yine buradan İslam ülkelerine sesleniyoruz: Gün; zulme, siyonizme, emperyalizme karşı bir olma, vahdet şuuruyla bir araya gelme, insanlığın sesini yükseltme, mazlumlara masumlara sahip çıkma günüdür. Yaşasın nehirden denize özgür Filistin Kahrolsun İsrail, Kahrolsun soykırımcı emperyalizm''

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.