SON DAKİKA
Hava Durumu

#Görkemli Hatıralar

Porsuk Haber Ajansı - Görkemli Hatıralar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Görkemli Hatıralar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Haber

"Görkemli Hatıralar"da Eskişehir Rüzgarı

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Halk TV’nin sevilen programı “Görkemli Hatıralar” da gazeteci-yazar Serhan Asker’in canlı yayın konuğu oldu. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü özelinde yayınlanan programda konuşan Başkan Ünlüce, “Kadınların, kız çocuklarının güçlenmesi, güçlü, onurlu bir hayat yaşaması, eşit ve özgür bir hayata kavuşmaları için bütün gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz.” dedi. Gazeteci-yazar Serhan Asker’in Halk TV ekranlarında canlı yayınlanan programı “Görkemli Hatıralar”,  Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Eskişehir’de gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi Porsuk Konukevi’nin muhteşem manzarasında yayınlanan programda Eskişehir, şehrin değerleri, kadın emeği ve Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarının konuşulmasının yanı sıra kısa süre önce aramızdan ayrılan usta sanatçı Edip Akbayram da şarkılarıyla anıldı. Başkan Ünlüce ve gazeteci Asker, program özelinde “Edip Akbayram” yazılı gondolla yayına giriş yaptı. Edip Akbayram’ın şarkısı eşliğinde ekran başındakileri ve programın çekildiği alanı hınca hınç dolduran Eskişehirlileri selamlayan Ünlüce ve Asker, alkışlarla karşılandı. Eskişehir’in ilk kadın Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, programın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde olmasından memnuniyet duyduğunu ifade ederek “Seçilmiş belediye başkanı olarak ilk 8 Mart’ım. O sebeple benim için ayrıca bir önemi var. 8 Mart büyük acılardan doğmuş bir gün aslında, grev hakkını kullandığı için acı bir şekilde hayatını kaybeden emekçi kadınlarımıza ithaf edilmiş. Sonrasında bağımsızlığın, eşitliğin, özgürlüğün mücadelesi olmuş kadınlar için. Şu an kutlamaktan ziyade, -ileride kutlayacağımız günler de olacaktır diye düşünüyorum- kız kardeşlerimizle birlikte güç topladığımız, dayanışma içinde geçirdiğimiz bir gün. Dayanışmayı kutluyoruz.” dedi. Gazeteci Serhan Asker de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde başarılı bir kadın başkan ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu belirterek “Bir kadın eli var artık Eskişehir’de. Değerli Yılmaz Büyükerşen Hocamız çıtayı çok yükseğe çıkardı. Şimdi, güvenle bu şehri emanet ettiği Ayşe Ünlüce bu çıtayı daha da yükseltecek. Kadın elinin değdiği belediyeler çok iyi yönetiliyorlar.” diye konuştu. Üç bölümden oluşan programda, Eskişehirli dünyaca ünlü Orkestra Şefi Gürer Aykal ve Büyükşehir Gençlik ve Spor Kulübü sporcusu Dünya ve Avrupa Şampiyonu Paralimpik Takımı Milli Yüzücüsü Sümeyye Boyacı da konuk oldu. Başarı hikâyelerini anlatan Aykal ve Boyacı, Eskişehirli olarak şehirlerini uluslararası platformlarda temsil etmekten mutluluk duyduklarını söylediler. Programda konuşan Başkan Ünlüce, göreve başlamasının 1 yılını tamamlamak üzere olduğunu belirterek, gerçekleştirdiği çalışmalardan bahsetti. Öğrencilerin toplu taşımada kullanmaları için başlatılan ve şu anda Türkiye’nin en ucuzu olan abonman kart uygulaması, kent lokantaları, Emek Kafe, Aktif Yaşam Parkı’nın yanı sıra birçok projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Ünlüce, kadınlarla ilgili çalışmalarına da ayrıca yer verdi. Ünlüce, “Kadın Danışma ve Dayanışma Merkezimiz var. Orada bugüne kadar 40 binden fazla kadın hizmet aldı. Hem psikolojik hem de hukuki destek veriyoruz. Özellikle şiddet gören kadınlarımızın Eskişehir’de ilk sığınacakları yer diyebilirim. Ben de kurucuları arasındayım ve gönüllü olarak avukatlığını da yapmıştım. Ama tabi ki hizmetlerimiz artarak devam edecek. Biz her zaman Eskişehir’de kadınların, kız çocuklarının güçlenmesi, güçlü onurlu bir hayat yaşaması, eşit ve özgür bir hayata kavuşmaları için bütün gayretimizle çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. Eskişehir’in kültürel zenginliğini yansıtan halk oyunlarıyla da zenginleşen programda, Büyükşehir Belediyesi’nin kadın emeğini desteklediği ürünler, ESMEK atölyeleri, Dorlion zeytinyağı ve Midas İpek Evi Başkan Ünlüce tarafından anlatıldı. Gazeteci Serhan Asker, eşi olmayan ipek şallara hayran kaldı. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Hayattan Sesler Korosu’nun şarkılarıyla renk kattığı programda, Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları ve Senfoni Orkestrası ortak yapımı Lüküs Hayat’ın yönetmeni Mete Ayhan ve başrol oyuncusu Devrim Özder Akın da Eskişehirlilerin sanata ve tiyatroya olan ilgisini anlattı.  Eskişehir’in 3 değerli evladı ile program yapmaktan büyük keyif aldığını belirten Serhan Asker, “Sanatı, azmi, başarıyı, kültürü alkışlayalım. Eskişehir’in her zaman olduğu gibi başarılarıyla, medeniyetiyle anılmaya devam edeceğine inancım tam.” dedi. Program sonunda Asker’e Eskişehirspor forması hediye eden Başkan Ünlüce, “Eskişehirli olmaktan bugün bir kez daha onur duydum. Sizleri ve Eskişehir’i çok seviyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

Köy Enstitülerini Kendi Ellerimizle Yok Etmişiz Haber

Köy Enstitülerini Kendi Ellerimizle Yok Etmişiz

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Halk TV’nin sevilen programı Serhan Asker ile Görkemli Hatıralar programına konuk oldu. Çifteler Köy Enstitüsü’nde (Hamidiye) çekilen programa Başkan Kurt’un yanı sıra Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan ile Çifteler Köy Enstitüsü Öğretmeni İlyas Küçükcan konuk oldu. 16 Eylül 2016’da aramızdan ayrılan Tarık Akan’ın anıldığı programda Köy Enstitüleri konusu ele alındı. Köy Enstitüleri ve Çifteler Köy Enstitüsü ile ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Kurt, Odunpazarı Belediyesi olarak Çifteler Köy Enstitüsü’nü restore etmek istediklerini ancak izin alamadıklarını söyledi.  Programda yaptığı konuşmada köy enstitülerinin tarihini anlatmaya gerek olmadığını belirten Başkan Kurt, çünkü bütün Türkiye ve dünyanın köy enstitülerini bildiğini kaydetti. “Biz bunu kendi ellerimizle yok etmişiz” sözleri ile köy enstitülerinin kapatılmasına tepki gösteren Başkan Kurt, “Bu tarihi alanı biz restore edip, yeniden eğitime ya da kültüre kazandıralım istiyoruz, ama ne yazık ki izin verilmiyor. Ve böyle çürümeye terk ediliyor” dedi.  Türkiye’de köy enstitüsü deyince bu işin mimarı İsmail Hakkı Tonguç’un akla geldiğini  ifade eden Başkan Kurt, Eskişehirli olan ve Çifteler Köy Enstitüsünde çalışan Talip Apaydın ve Mehmet Başaran’ı saygı ile andı. “Burasının adı Hamidiye köyü, buradan mezun Yakup Kepenek, yine buradan mezun pek çok bilim insanı, sanatçı yetişmiş. Bu çevre köylerin tamamında ciddi anlamda eğitimci yetişmesine sebep olmuş bir alan burası” diyen Başkan Kurt, Çifteler Köy Enstitüsü’nün değerinin bilinmediğinin altını çizdi. 50 YILLIK SÜREÇTE BU ÇEVREDE BİR TEK CİNAYET İŞLENMEDİ Bu köylerin yaklaşık 150 yıllık köyler olduğunu dile getiren Başkan Kurt,  bu 150 yıllık süreçte bu çevrede bir tek cinayet işlenmediğinin altını çizdi. Başkan Kurt, “Dostluk, barış, kardeşlik ön planda olmuştur, çünkü burada eğitim var. 1930’lardan itibaren bu bölgede hem eğitmen okulu, hem öğretmen okulu hem köy enstitüsünün olması, her köyden 10 öğretmenin yetişmesi anlamına geliyor. O da geometrik bir büyüme ile daha çok çocuğun eğitim görmesine sebep olmuştur. Örneğin bu köyde üniversite mezunu sayısı 200’den fazladır. Dolayısı ile o öğretim göreneği yaygınlaşmış ve bir kültür haline gelmiştir. Hamidiye,Mesudiye, Mahmudiye ve Seyitgazi’nin diğer köyleri tamamen bilimsel anlamdaki eğitimi köy enstitülerinden almışlardır” diye konuştu. BİZ BURAYA SAHİP ÇIKMAK İSTİYORUZ Çifteler Köy Enstitüsü’nün ilk köy enstitülerinden olduğuna dikkat çeken Başkan Kurt, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Eğer izin verilirse biz burayı çok güzel bir hale getiririz. Biz buraya sahip çıkmak ve korumak istiyoruz. Yetkiyi versinler hiç sıkıtı yok, çok kolay çözeriz.” Köy enstitülerini unutturmamak için Odunpazarı’nda yaptıkları çalışmaları da anlatan Başkan Kurt, “Odunpazarı Belediyesi’ni biz aldıktan sonra Köy Enstitüsü Derneği ile birlikte Odunpazarı’ndaki parkların tümüne köy enstitüsü ismini ve köy enstitüsü mezunu markalaşmış öğretmenlerimizin ismini verelim dedik. Onların belirlediği 7-8 ismi büstlerini de yaparak parklarımıza verdik. Şuanda Eskişehir’de bu parklarda gençlerimiz, çocuklarımız ve kadınlarımız yaşantılarını sürdürüyor. Biz de köy enstitülerini unutturmamaya çalışıyoruz. Unutturmamak için de mücadele ediyoruz. Bunların içinde Türkiye’nin bildiği isimler var. Belki bu parklar olmasaydı, bu isimler unutulurdu. Odunpazarı Belediyesi meclisinde almış olduğumuz kararlarla parklarımızı canlandırdık. Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği bu konuda bize ciddi katkılarda bulundu. Her yıl 17 Nisan’da Köy Enstitüleri Parkı’nda köy enstitülerini anıyoruz. Kuruluşu Türkiye’nin kaderini değiştirebilecek bu eğitim kurumlarını ve bu eğitim kurumlarında görev yapan insanları bir Türk aydını olarak unutmamız gerekiyor. Odunpazarı Belediyesi de bu noktada üstüne düşen her şeyi yaptı. Ben, Odunpazarı Belediye Başkanı oluncaya kadar İsmail Hakkı Tonguç adına Eskişehir’de hiçbir eser yoktu. Bu beni üzüyordu. Zaman zaman İlyas hocamla sohbetlerimizde bunu dillendiriyorduk, belediye başkanı olduktan sonra da bunu ortadan kaldırdık” dedi. TARIK AKAN, YILMAZ GÜNEY GİBİ SANATÇILARIMIZIN DAHA DA ÇOĞALMASINI İSTİYORUZ 16 Nisan 2016’a aramızdan ayrılan Türk sinemasının önemli isimlerinden Tarık Akan’ı da saygı ile anan Başkan Kurt, Tarık Akan’ın Ergenekon duruşmalarında polis barikatı önünde çekilen fotoğrafına değindi. “Bu, Türkiye’de halktan, aydınlıktan yana politika yapanların çok sık rastladığı bir manzara. Çünkü ilerici her hamlede karşımıza polis barikatları gelir. Biz de onu aşmak için bu mücadeleyi yaparız. Tarık Akan gibi Türkiye’nin en popüler sanatçısının bu işin içene girmesi, onun içindeki devrimci ruhu ortaya koyuyor. Pek çok sanatçı yaşadığı konfor alanı içinde bu tür eylemlere çok sıcak bakmıyor. Çünkü kendisi rahat, toplumun çektiği sıkıntılar onların umurunda olmuyor, ama Tarık Akan bunun istisnası. Tarık Akan gibi pek çok sanatçımızda bu konuda bizimle birlikte mücadele edenlerden” diyen Başkan Kurt, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Ergenekon davaları gerçekten Türkiye hukuk tarihi için bir garabet idi. Bunu o zaman söylediğimizde Ergenekon’un savcılarıyız diyenler, daha sonra 15 Temmuz’da ne kadar yanıldıklarını, yanlış yolda olduklarını gördüler. Ama bu sefer başka türlü çevirerek yine gerici formda devam ettiler. Tarık Akan, Yılmaz Güney gibi sanatçılarımızın daha da çoğalmasını istiyoruz, çünkü halk onları dinliyor; benimsiyor, onların yürüdüğü yolu doğru sayıyor. Çünkü onlar halkın idolü olmuş. Doğru yolu onların göstermesinde yarar var. Keşke köy enstitüsü mezunu öğretmenlerimiz daha çoğalsaydı, daha iyi bir eğitim alsaydık. Bu işler çok daha farklı bir noktaya gelecekti. Tarık Akan’ı biz mücadeleci ruhu ile biliyoruz. 12 Eylül’de çektiği sıkıntılar ile biliyoruz. 12 Eylül’de Tarık Akan’ın tutuklanması, hapse girmesi ve yargılanmasının sebebi Barış Derneği Davası. Barış Derneğini kurarak, Türkiye’ye ve dünyaya barışı getirmeye çalışması bir suçlama sebebi oldu ve ne yazık ki hapishanelerde sıkıntılar çekti. O sıkıntılar kem sanat hayatına hem de ekonomik hayatına yansıdı. Çünkü baskıcı bir düzen onu baskılamaya devam etti.”

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.