SON DAKİKA
Hava Durumu

#İklim

Porsuk Haber Ajansı - İklim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İklim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gürer: Haber

Gürer: "İklim Değişikliği Tarımı Zorluyor, Üretim Planlaması Şart"

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu kuraklık riskine dikkat çekerek, tarım sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Gürer, “Ülkemiz ciddi bir kuraklık riski ile karşı karşıyadır. Ürün üretiminin yanında, meraların ot varlığı da kuraklıktan etkilenebilir. Bu durum yem fiyatlarının artışına ve üretim veriminde düşüşe yol açma riski taşımaktadır” dedi. ÇİFTÇİLERİN ÜRETİM TERCİHLERİ VE KURAKLIK  CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçinin üretim tercihini belirlerken alıştığı ürünü, önceden bildiği ürünü şartlar ne olursa olsun sürdürmek istediğini belirterek, “Çiftçilerimizin yüzde 74'ü bu bağımlılığına devam etmektedir. Yüzde 30'u alıcısı çok, satışı hızlı üründe; yüzde 30'u fiyatının yükseleceği tahmin edilen ürünü ekmekte karar kılmaktadır. Az su isteyen ya da kuraklık dikkate alınarak ekim yapan çiftçi sayısı yüzde 28'lerde kalmaktadır. Bu da kuraklık sürecinin doğru yönetilemediğini göstermektedir. Şeker pancarı gibi yüzde 57 sözleşmeli ekilen ürün, on çiftçiden ikisinde rastgele bir durumdur. Çiftçi için girdi maliyetine; iklimsel problemler, tarımsal hastalık ve zararlılar, sulama suyu yetersizliği, işçi sorunu, ürün pazarlaması, kredi geri dönüş sorunu eklenmiştir. Bitkisel üretim, bölgeler ve ekolojik şartlar değerlendirilerek yapılmalıdır. Bu, daha çok verim, daha az masraf ve daha az israf demektir. İklim şartları ve toprak özelliğine göre ekim-dikim planlamaları yapılmalıdır. Ürünler için taban fiyatı uygulamasına dönülerek, girdi maliyeti göz önüne alınmalı ve alım fiyatı değil, taban fiyat uygulanmalıdır. Hasat zamanında enflasyon farkı gözetilerek, çiftçi enflasyon karşısında korunmalıdır. GIDA GÜVENLİĞİ İÇİN ÖNLEMLER ALINMALI CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2022 Küresel Gıda Güvenliği Endeksi'nde Türkiye'nin 113 ülke arasında 49. sırada yer almasına dikkat çekerek, iklim değişikliği ve küresel gıda tedarik zincirlerindeki olası aksaklıkların gıda güvenliğini tehdit ettiğini belirtti. Gürer, üretim planlamasında gerekli tedbirlerin alınmaması halinde tarımsal üretim ve gıda erişiminde ciddi sorunların yaşanacağını vurguladı.  Ömer Fethi Gürer, “Gıda tedarik zincirinde oluşan sorunlar, küresel iklim değişikliği ve beklenmeyen afetler, başta gübre olmak üzere tarımsal girdilerde oluşan sorunlar, sürdürülebilir üretim ve erişilebilir gıda için çok ciddi yapılanmalara geçilmesini zorunlu kılmaktadır.” dedi. VERİLMEYEN DESTEK MİKTARI 1 TRİLYON 374 MİLYAR TL CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2007-2025 yılları arasında çiftçilere verilen desteklerin 493 milyar TL olduğunu açıkladı. Ancak, Tarım Kanunu'na göre aynı dönemde verilmesi gereken destek tutarının 1 trilyon 867 milyar TL olduğunu belirten Gürer, verilmeyen destek miktarının 1 trilyon 374 milyar TL'ye ulaştığını vurguladı.  Gübre fiyatlarının dövize bağlı olarak sürekli değişkenlik göstermesinin çiftçilerin karşılaştığı bir diğer büyük sorun olduğunu belirten Gürer, “ 2025 yılı için ayrılan destek 8 milyar 200 milyondur. ÇKS kayıtlı çiftçi sayısı 2 milyon 300 bin olarak dikkate alındığında, kişi başına 3.000 TL civarında bir destek düşmektedir.” diye konuştu.  GİRDİ MALİYETLERİ VE DESTEK EKSİKLİĞİ Tarım sektörünün girdi maliyetleriyle mücadele ettiğini belirten  Ömer Fethi Gürer, şunları kaydetti: “2020 yılı amonyum sülfat gübre ton fiyatı 1.100 TL iken, şu anda 11.000 TL’den işlem görmektedir. DAP gübre 2020 yılında 2.140 TL/ton fiyat iken, 26.000 TL/ton işlem görmektedir. Üre gübre 2020 yılında 1.860 TL iken, 19.500 TL/ton işlem görmektedir. 20-20 gübre 2020 yılında 2.140 TL/ton iken, şu anda 17.200 TL/ton’dan işlem görmektedir. Gübre ve yem fiyatları yurt dışından geldiği için dövize bağlıdır. Döviz fiyatlarındaki hareketlenme, fiyat artışlarını da beraberinde getiriyor. Böyle olunca, hayvancılığın yüzde 70'i yemle yapıldığı için dövizdeki artış yeme yansıdığı zaman, hayvancılık yapanların yem alabilme olanağı sınırlı hâle geliyor. 50 kilogramlık süt yemi, 700 lira civarında bir fiyatla işlem görüyor. Gübrede de benzer durum yaşanmaktadır. Gübre fiyatları arttıkça daha az gübre kullanılmak zorunda kalınıyor. Gübre azaldıkça da verimli üretim düşüyor.” Dedi. 21 ÜRÜNDE ARZ AÇIĞIMIZ VAR CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Türkiye'nin bazı ürünlerde arz açığı devam ediyor. Bakanlığın belirlemesine göre, 21 üründe arz açığı var. Arz açığı olan ürünlerin bir de gübreden dolayı verim kaybı yaşandığında, ithalata yönelik ihtiyaç daha fazla olacak. Dünya genelinde gıda tedarik edilebilen ülkelerin içinde bulunduğu koşullarda, özellikle kuraklık, küresel iklim değişikliğinin yarattığı sorunlarla dışarıdan ürün getirmekte problemler yaşanabileceği gibi fiyatlarda da artışların ortaya çıkması olası. ”dedi. Gürer, “Türkiye'nin öncelikle stratejik ürün dediğimiz buğday gibi, bitkisel hamlığın oluşumuna vesile olan ayçiçek gibi belli ürünlerde daha öncelikli politikalar oluşturulması ve bu açığın ortaya çıkmasını önleyici tedbirler alınması gerekiyor. Özellikle mazottaki fiyat artışları çiftçiyi doğrudan etkiliyor. Yine 2025 yılına ait Cumhurbaşkanlığı yıllık programında, bu yıl için çiftçiye ayrılan 20 milyar liralık bir mazot desteği var. 3,5 milyar litre mazot kullanıldığı düşünüldüğünde, tarım kesiminde çiftçilere verilen bu destek yerine ÖTV ve KDV kaldırılsa—ki bu tutar 60 milyar civarında—çiftçinin kullandığı mazotun vergisi kaldırılmış olur. Çiftçiye bu anlamda daha doğru ve gerçekçi bir destek verilmiş olur.” diye konuştu. ÇİFTÇİLERİN TERCİHLERİNİ DEĞİŞTİRMELERİNE NEDEN OLDU Ömer Fethi Gürer, 2024 yılında yaşanan sorunların, çiftçilerin üretim tercihlerinde köklü değişikliklere neden olduğunu ifade etti. Gürer, "Tarımın içinde bulunduğu koşullarda, çiftçiler bu yıl üretimlerinde tercihlerinde değişiklik yapma yoluna gitmişlerdir. Çukurova bölgesindeki don olayları gibi etkenler, üretim süreçlerini olumsuz etkilemiş ve bazı ürünlerde piyasaya arz sorunu yaratmıştır. Erkenci patatesin çıkışı gecikecek, narenciye ürünlerinde ise özellikle limon başta olmak üzere, birçok üründe problemler yaşanacaktır" dedi. ÜRETİM ÖNGÖRÜLEBİLİR DEĞİL Son beş yılda yaşanan tarımsal sorunları eleştiren CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'deki ekim ve bahçe üretimlerinin öngörülebilir şekilde planlanmadığını vurguladı. "Son beş yılda, erkenci ürünlerde yaşanan sorunlar hem fiyat dalgalanmalarına hem de çiftçilerin bekledikleri verimi alamamalarına yol açtı" diye belirten Gürer, daha fazla verim alınması amacıyla geleneksel bahçe ağaçlandırmalarından vazgeçilerek, pazarlama olanağı fazla olan ürünlere yönelme eğilimlerinin arttığını söyledi. İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÜRETİMİ ZORLUYOR İklim değişikliğinin tarım üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çeken CHP’li  Ö.Fethi Gürer, "İklim değişikliği ve coğrafyadaki olumsuzluklar üretimi zorlaştırıyor. Bu nedenle tarıma yönelik mutlaka planlama yapılmalı ve öngörülebilir bir üretim sağlanmalıdır. Aksi takdirde önümüzdeki süreçte gıda güvenliği ile ilgili ciddi sorunlar yaşanacaktır" şeklinde konuştu. SU KAYNAKLARININ VERİMLİ KULLANILMASI GEREKİYOR Türkiye'nin su fakiri bir ülke olduğunu vurgulayan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, suyun verimli kullanımının önemine dikkat çekti. "Su, verim demektir, su üretim demektir. Girdi maliyetlerinin arttığı bu dönemde, suyun tarımla buluşturulması, üreticinin maliyetlerini kısmi olarak azaltacaktır" dedi. Özellikle gri suyun ve boşa akan sulardan elde edilecek suyun Anadolu topraklarına yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Gürer, "Konya Ovası, Niğde, Aksaray, Konya ve Kırşehir gibi bölgelerde, yeraltı ve yer üstü sularının tarıma kazandırılması için gerekli adımların hızla atılması gerekmektedir" dedi. MODERN SULAMA YÖNTEMLERİ DEVREYE SOKULMALI Türkiye genelinde sulama yöntemlerinin iyileştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Gürer, özellikle Akkaya Barajı örneği üzerinden çözüm önerileri sundu. "Akkaya Barajı, 1996 yılında yapılmış olmasına rağmen hala kapalı sisteme alınmamıştır. Kapalı sisteme geçildiğinde bu barajın suyu daha verimli kullanılacak, buharlaşma engellenecek ve daha fazla verim elde edilecektir. Türkiye genelinde kapalı sisteme geçilmeli ve modern sulama yöntemleri, yağmurlama ve damlama sulama gibi verim artırıcı politikalar uygulanmalıdır" dedi. FİYAT ARTIŞLARINA KARŞI ÖNLEMLER ALINMALI CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımdaki en büyük sorunlardan birinin de gıda fiyatlarındaki artış olduğuna dikkat çekerek, "Bugün gıda ürünlerine erişim sorunu yaşanıyor ve fiyat artışları yaşanıyor. Bu, önümüzdeki dönemde daha büyük bir sorun haline gelebilir. Tarımda doğru planlama yapılması, çiftçilerin eğitilmesi ve girdi maliyetlerinin sübvanse edilmesi gerekir" diye konuştu. Gürer, özellikle gübre, yem ve ilaç fiyatlarının sübvanse edilmesinin önemine değindi. SORUNLAR GEÇTİĞİMİZ YILDAN DAHA DA DERİNLEŞTİ Gürer, geçtiğimiz yılın iklim koşullarının tarımda sorunları daha da derinleştirdiğini belirtti. "Geçtiğimiz yıl, iklimin bir ay öne gelmesiyle birlikte, tarımda ilaçlama başta olmak üzere birçok sorun derinleşti ve ağırlaştı. Üretim kayıpları yaşandı, pazarlama sorunu nedeniyle ise israflar oldu" diyerek, bu yıl aynı sorunların yaşanmaması için tedbirlerin şimdiden alınması gerektiğini vurguladı. TARIM İÇİN PLANLAMA ŞART Son olarak CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe yaşanan bu sıkıntıların çözülmesi için güçlü bir planlamanın gerektiğini söyledi. "Planlama ve öngörülebilir bir tarım politikası, kamu kaynaklarının doğru kullanılması ve üreticinin eğitimine yönelik adımlar atılmalıdır" dedi. Ömer Fethi Gürer, bu önemli sorunların çözülmesi için acilen harekete geçilmesi gerektiğini ve hükümetin kâğıt üzerindeki çözümleri pratiğe dökerek, çiftçilerin yaşadığı zorlukları hafifletmek için hızla adım atması gerektiğini ifade etti.

Büyükşehir'den Çevreyi Koruyan Güçlü Adımlar Haber

Büyükşehir'den Çevreyi Koruyan Güçlü Adımlar

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı, 2024 yılında gerçekleştirdiği hafriyat yönetimi, inşaat yıkıntı atıklarının geri kazanımı ve denetimi, bitkisel atık yağ denetimi, katı atıkların ve tıbbi atıkların bertarafı, yenilenebilir enerji üretimi, iklim projeleri, eğitim gibi birçok faaliyetle şehrin çevresini korumak için önemli çalışmalar gerçekleştirdi. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı ekipleri, Eskişehir’in çevresini korumak üzere 2024 yılında da çalışmalarını aralıksız sürdürdü. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, yoğun yapılaşma sebebiyle ortaya çıkan inşaat ve yıkıntı atıklarını kurduğu hafriyat yönetim bilgi sistemi ile takip ediyor. Bu kapsamda 2024 yılı içerisinde, İnşaat ve Yıkıntı Atığı Geri Kazanım Tesislerine, 154.505 ton inşaat/yıkıntı atıklarının kabulü yapıldı. Tesiste bulunan inşaat ve yıkıntı atıklarından 103.115 ton geri kazanılmış ürün elde edildi. Geri dönüştürülen atıklar, belediyenin yol, otopark, yürüyüş yolu, yeşil alanlardaki sert zemin uygulamalarında, kanalizasyon çalışmalarında, yeni yapılan inşaatların temel dolgularında ve düzenli depolama lotunda günlük örtü malzemesi olarak kullanıldı. Çevre denetim ekibi, 2024 yılında 98 adet hafriyat denetimi ve kontrolü yaparak toplam 563 bin TL cezai işlem uyguladı. Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde kaçak dökülen hafriyat atıkları ile mücadele çalışmalarını da aralıksız sürdürüyor. Ekipler tarafından, Eskişehir genelinde 2024 yılında birçok farklı noktada yapılan temizlik çalışmalarında toplam 4.924 ton atık temizlenerek, ilgili tesislerde bertaraf edildi. Bitkisel atık yağ denetimlerini de 14 ilçede sürdüren ekipler, Eskişehirlilerin ve şehrimize gelen turistlerin yoğun ilgi gösterdiği restoran, kafe ve gıda satışı yapan 286 işyerinde denetimler gerçekleştirdi. İşyerlerine bitkisel atık yağ sözleşmesi olmayan işletmelere bitkisel atık yağları toplayan firmalar ile sözleşme yapmaları ve atık yağlarını lisanslı firmalara vermeleri yönünde uyarılarda bulunularak gerekli bilgilendirilmeler yapıldı. Çevre bilincine sahip, çevreye duyarlı, örnek birer çevre dostu çocuklar geliştirilmesine yönelik eğitimler kapsamında ise 2024 yılında toplam 17 okulda 1085 öğrenciye eğitim verildi. Ayrıca 2017 yılında faaliyete geçen Entegre Katı Atık Bertaraf ve Enerji Üretim Tesisine 2024 yılı itibarıyla, her yıl olduğu gibi, ilköğretimden üniversiteye kadar tüm eğitim kurumlarından gelen teknik gezi ve eğitim talepleri kabul edildi. Dünya Çevre Günü, sürdürülebilir, doğa ile uyumlu, daha temiz, daha yeşil yaşam vurgusuyla Sazova Bilim Kültür ve Sanat Parkı’nda düzenlediği Çevre Çocuk Şenliği ile kutlandı. Çeşitli gösterilere sahne olan etkinlikte okullar arası düzenlenen atık pil toplama kampanyasında dereceye giren okullara ödülleri teslim edildi. Evsel atıkların çevre ve insan sağlığına zarar vermeden bertaraf edilebilmesi konusuna değinen yetkililer, “2024 yılı Kasım ayı dahil mekanik ayrıştırmayla kazanılan ambalaj atığı miktarı 2.925,58 ton olmuştur. Entegre Katı Atık Dönüşüm ve Enerji Üretim Tesislerine 2024 yılı Kasım ayı dahil gelen 296.791,30 ton evsel atık bertaraf edilmiş olup; tesislerde 46.679.784 MWh (Ekim dahil) elektrik enerjisi üretilmiştir. Tesisimiz tam kapasite çalıştığında 95 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılayabilmektedir. Büyükşehir Belediyemiz Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi için ön fizibilite raporu yaptırmıştır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından nihai uygulama projesi onaylanan II. Sınıf Katı Atık Düzenli Depolama Tesisi (Lot-2) yapımı tamamlanmıştır. Tesis 2.919.017 m3 evsel katı atık dolum kapasitesine ve 12 yıllık işletme ömrüne sahiptir.” dediler. Tıbbi atık bertarafının önemine dikkat çeken yetkililer, “İlimizde bir günde yaklaşık 4,5 ton tıbbi atık oluşmaktadır. 2009 yılından bu yana özel üretim, soğutmalı ve lisanslı araçlar ile iş güvenliği konusunda gerekli ekipman ve eğitim almış personeller tarafından toplanmakta, akabinde belediyemize ait günlük 12 ton/gün kapasiteli Tıbbi Atık Sterilizasyon Tesisimize getirilmektedir. 2024 yılı içerisinde 1.255.434 ton (Ekim dahil) tıbbi atık toplanarak tesisimizde sterilize edilmiştir. Tıbbi atıkların toplanması, taşınması, sterilizasyonu, bertaraf edilmesi, yeni sterilizasyon cihazının kurulması işine ait sözleşme yüklenici firma ile Büyükşehir Belediyemiz arasında Mart 2023 tarihinde imza altına alınmış olup, Tıbbi Atık Sterilizasyon tesisimizde yeni cihazımızın kurulum işlemleri gerçekleştirilmiş, yeni sterilizasyon cihazımız devreye alınmıştır.” ifadelerini kullandılar. Sıfır Atık Projesi ve Ambalaj Atıklarının Yönetimi kapsamında belediye birimlerine 25 adet geri kazanılabilir atık toplama ünitesi yerleştirildiğini belirten yetkililer, Tepebaşı, Odunpazarı ve diğer 12 kırsal ilçelerde bulunan okullara da atık pil kutuları yerleştirildiğini ifade ederek, “En çok atık pil toplayan üçer okula ödül verilirken 2024 yılında şehrimiz genelinde 1.163,1 kg atık pil toplanmıştır.” dediler. Yıl içinde 34 adet ÇED raporu incelenerek görüş bildirildiğini ifade eden yetkililer, olumsuz görüş verilen 17 adet proje için de hukuki süreç başlatıldığını, ayrıca geçtiğimiz yıllarda ÇED olumlu kararının iptali için açılan 5 davanın da bu yıl içinde kazanıldığını vurguladılar. Evsel atıkların Eskişehir merkezde bulunan Entegre Katı Atık Dönüşüm ve Enerji Üretim Tesisine sevk edilmesi için Sivrihisar, Mahmudiye ve Sarıcakaya ilçelerinde aktarma istasyonu kurulumunun 2023 yılında tamamlandığını ifade eden yetkililer, “2024 yılı Kasım ayı dahil Sivrihisar Aktarma İstasyonuna 5.176,35 ton, Sarıcakaya Aktarma İstasyonuna 1.240,50 ton, Mahmudiye Aktarma İstasyonuna 3162,70 ton evsel atık getirilmiştir. İlçelerimizden gelen toplam 9.579,60 ton evsel atık tesisimize taşınarak bertaraf edilmiştir.” dediler. Yetkililer ayrıca Eskişehir Büyükşehir Belediyesi olarak Net Sıfır Şehirler, Şehirler Sıfıra Yarışıyor, MLGP4Climate İklim için Çok Düzeyli Yönetişim Platformu ve CDP Karbon Saydamlık Projesi’ne üye olduklarını ifade ettiler. Şehirlerin iklim hareketini güçlendirmek amacıyla Avrupa Birliği tarafından oluşturulan Net Zero Cities Projesi’nin, İkiz Şehirler Öğrenme Programına Haziran 2023 tarihinde başvuru yapıldığını hatırlatan yetkililer, “24 ülkeden, 85 şehrin başvuru yaptığı programa 40 şehir seçilmiştir. Bu 40 şehirden biri de İkiz Şehir olarak seçilen Eskişehir’dir. Budapeşte ile eşleştiğimiz program Mayıs 2025'te sona erecektir.” dediler. Yıl içi faaliyetler kapsamında, “Su verimliliği eğitimi, iklim okulu eğitimleri, dünya temizlik günü, dünya arı günü ve atık azaltım haftası” ile farklı yaş gruplarından çok sayıda kişiye yönelik etkinlik düzenlendi. Yetkililer, TEMA Vakfı ve Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin İklim Değişikliğine Karşı Güçlü Eskişehir Projesi’nin sivil katılım küçük hibeler programı kapsamında hibe kazandığını ifade ettiler. Ayrıca 1.7 MWh kurulu gücünde güneş enerji santrali bulunan Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında da yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımların devam edeceğini belirttiler. Yetkililer mevcut güneş enerji santrallerine ilave yatırımlar yapmak ve rüzgar enerji santralleri kurulumu için projelendirme ve başvuruların da devam ettiğini söylediler. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından Eskişehir’in iklim değişikliğine uyumunu güçlendirmek amacıyla “Doğa Tabanlı Şehir Uygulamaları İçin Ortak Akıl Toplantısı” düzenlendiğini de hatırlatan yetkililer, şehrin çevresini ve doğasını koruyan çalışmalara 2025 yılında da kararlılıkla devam edeceklerini ifade ettiler. İklim değişikliğine duyarlı bir kent olarak birçok projeyi hayata geçirdiklerini ifade eden Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, “Dünyamızın karşı karşıya kaldığı en büyük problemlerden biri olan iklim değişikliğine karşı daha dirençli ve çevresel sürdürülebilirliği önceliklendiren bir şehir olma yolunda ilerleyerek, hep birlikte şehrimizi geleceğe taşıyoruz. Enerji verimliliği konusunda, yenilenebilir enerji kaynaklarını etkin bir şekilde kullanarak, şehrimizin karbon ayak izini azaltmayı hedefliyoruz. Atıkların geri dönüşümünü teşvik ederek, hem ekonomimize katkıda bulunuyoruz hem de doğal kaynaklarımızı koruyoruz. Şehrimizi korumak için, birbirimize güç vererek hep beraber mücadeleye devam edelim.” dedi.

İklim Değişikliği Küresel Tehdittir! Haber

İklim Değişikliği Küresel Tehdittir!

Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen ve bu yıl 14’üncü kez kapılarını açan Kocaeli Kitap Fuarı, birbirinden önemli konu ve konuklarıyla devam ediyor. Bu kapsamda Karamürsel Alp Salonu’nda TV Programcısı ve Doğa Aktivisti Güven İslamoğlu “İklim Krizinden Önce Son Çıkış” konu başlığı ile bir söyleşi gerçekleştirdi. İslamoğlu, küresel ısınma, iklim değişikliği ve bunların yarattığı etkileri ile günümüzün en önemli çevre problemlerine dair bilgi ve deneyimlerini katılımlarla paylaştı. İslamoğlu, “İklim değişikliği küresel bir tehdittir ve onu görmezden gelmek mümkün değil” dedi. “BU TABAKAYI YIRTARSANIZ DÜNYA DİYE BİR ŞEY KALMAZ” Küresel ısınma ve iklim değişikliğinin yarattığı yıkıcı etkilerini tüm çıplaklığıyla aktaran İslamoğlu, bilimsel veriler ve somut örneklerle krizin boyutunu dile getirdi. İslamoğlu, “Bu felaketlerin ne olduğu, nasıl başımıza geleceğini herkes az çok biliyor. Dünyanın bir atmosferi var. Dünyanın üzerinde bir ince tabaka var. Sera gazlarının hepsi burada. Karbondioksit (%0,04), azot oksit, metan ve ozon Dünya atmosferinin neredeyse %0,1'ini oluşturan ve kayda değer bir sera etkisine sahip olan eser gazlardır. Bu kadar az bir karbondioksit dünyayı yok edebiliyor. Eğer karbondioksit tabakası olmasa akşam hava derecesi eksi 28’e kadar düşer. Bütün iklimi bu tabaka sağlıyor. Dünyanın göz kapağı. Her şey bu tabakaya bağlı. Bu tabakayı yırtarsanız dünya diye bir şey kalmaz. Bu tabaka oluştuğu için biz varız” ifadelerini kullandı. “TÜRKİYE’DE GÜNDE 4 MİLYON EKMEK ÇÖPE ATILIYOR” Günlük hayatımızda yapabileceğimiz basit değişiklerin bile büyük farklar yaratabileceğini belirten İslamoğlu, “Plastik atığın yere düşmediği ülkeler var. Demek ki bunu başarabilmişler. Biz de bunu başarabiliriz. Türkiye’de günde 4 milyon ekmek çöpe atılıyor. Bu büyük bir gıda israfı. Önce bu israfın önüne geçmemiz lazım. Hayatımızın bir parçası olan iklim değişikliği ile mücadele için hazır olmamız, hazırlık yapmamız gerekiyor. Rüzgârı, güneşi enerji kaynağı olarak kullanıp enerji kaynaklarımıza alternatif bulmamız şart. Kömür, petrol rezervleri ve yer altı sularımızı korumalıyız. Yeni tarım teknikleri denemeli, gıda için tohum rezervleri yapmayı düşünmeliyiz” şeklinde konuştu.

Şehirlerin İklim Hareketi Güçlenecek Haber

Şehirlerin İklim Hareketi Güçlenecek

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, NetZeroCities (NZC) İkiz Öğrenme Programı kapsamında eşleştiği Budapeşte Belediyesi temsilcilerini Eskişehir’de ağırladı. Şehirlerin iklim hareketini güçlendirmeyi öngören proje kapsamında Budapeşte heyeti Eskişehir’in projelerini incelerken, şehirlerinde hayata geçirdikleri çalışmaları anlattı. Büyükşehir Belediyesi İklim Değişikliği ve Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı “Net Zero Cities Projesi” İkiz Şehirler Öğrenme Programına başvurmuş, İkiz Şehir (Twin Cities) seçilerek Macaristan’ın Budapeşte şehri ile geçtiğimiz yıl eşleşmişti. Proje kapsamında ikiz şehir Budapeşte Belediyesi’nden Sára Tóth, György Molnár ve NetZeroCities temsilcisi Inna Chilik, Eskişehir’e geldi. Haller Gençlik Merkezi Frigya Salon’da yapılan toplantıda paydaşlar iklim değişikliği ve binalarda enerji dönüşümünün önemine dikkat çektiler. Daha sonra Budapeşte Belediyesi temsilcilerini, Eskişehir’de yapılan çalışmaları yerinde inceleyerek projeler hakkında fikir alışverişi yaptı. Teknik gezi ile Eskişehir’i gezen heyet, projeleri yakından görme fırsatı yakaladı. “İkiz Şehirler” arasında bilgi aktarımı ve kapasite geliştirmeyi amaçlayan projede şehirlerin iklim hareketini güçlendirmek temel unsurların başında geliyor. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’nin ikiz şehir olarak eşleştiği Budapeşte Belediyesi, konutların düşük enerji performansı ve enerji yoksulluğuyla mücadele etmeyi planlarken, bu kapsamda ticari bankalar ve uluslararası finansal aktörlerle işbirliği içinde bir İklim Ajansı kurdu. Ajans, enerji verimliliği ve bina dönüşüm projeleri için hem teknik ölçümler ve çözümler hem de finansal modellemeler geliştirilmesine olanak sağlıyor. Bu sayede, binaların enerji verimli bir şekilde dönüştürülmesi teşvik ediliyor.

100 Milyondan Fazla İnsan İklim Mültecisi Olabilir Haber

100 Milyondan Fazla İnsan İklim Mültecisi Olabilir

“Bir Damla Su, Geleceğin Umudu” sloganıyla bu yıl ilki yapılan ‘Manisa Su Çalıştayı’ başladı. Manisa’da sürdürülebilir bir çevre, iklim değişikliğinde su yönetimi, su kaynaklarının verimli kullanılmasını hedefleyen çalıştayda, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek,  su sorununa vurgu yaptı. Zeyrek, “100 milyondan fazla insanın iklim mültecisi olabileceğini, su savaşlarının başlayabileceğini, insanlık tarihini gördüğü en büyük yıkımın yaşanabileceği uyarısını yapmak zorundayız” dedi. Manisa’daki su sorunları başta olmak üzere Gediz Havzası’nda, Havza Yönetim Planının başarılı şekilde uygulanması amacıyla düzenlenen ‘Manisa Su Çalıştayı’ başladı. “Bir Damla Su, Geleceğin Umudu” sloganıyla Manisa Büyükşehir Belediyesi, Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdürlüğü birlikteliğinde bu yıl ilki yapılan çalıştay 2 gün sürecek. Çalıştaya, CHP Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Mimar Ferdi Zeyrek, Salihli Belediye Başkanı Mazlum Nurlu, Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu, Kula Belediye Başkanı Hikmet Dönmez, Kula Belediye Başkanvekili Semra Gündüz, Vali Yardımcısı Mustafa Özkaynak, CHP İl Başkanı İlksen Özalper, MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Burak Deste, Manisa Eski Milletvekili Muzaffer Yurttaş, Yunusemre Kaymakamı Atilla Kantay, Manisa Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları, daire başkanları, ilgili kurumların müdürleri ve amirleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Başkan Zeyrek, “Önümüzdeki 10 yılda susuzluktan dolayı göçler olabilir” Su konusunun hayati öneme sahip olduğunu söyleyen Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, “Hayatımızda suyun olmadığını varsayalım. Ya da, günlük sadece 50 litre su ile yaşamak zorunda kaldığımızı, bu sorunları çözemediğinde günlük 25 litre suyla yaşamak zorunda kalan insanlardan olduğumuzu düşündüğümüzde inanın ki uykularımız kaçıyor. Önümüzdeki on yıl içerisinde susuzluktan kaynaklı göçlerin olacağı, dünyada su savaşlarına doğru gittiğimiz günler maalesef kapımızda. 100 milyondan fazla insanın iklim mültecisi olabileceği, su savaşlarının başlayabileceği, insanlık tarihinin gördüğü en büyük yıkımın yaşanabileceği uyarısını yapmak zorundayız. Su konusunda herhangi bir önlem almazsak yakın tarihte dünyamızda yaşayacağımız sorunlardan bir tanesi olduğunu asla ve asla göz ardı edemeyiz. 20 yıl önceye kadar Türkiye’de kişi başına düşen su miktarı yılda 4000 metreküptü. Şuan 1500 metreküpe kadar düşmüş durumda! 10 yıl, 20, 30 yıllık süreçte Güney Afrika’nın yaşadığı bu sorunu biz de Türkiye olarak yaşayabiliriz. Bunu görmezden asla ve asla gelemeyiz” dedi. Zeyrek, “Gediz ovası kuraklık ile karşı karşıya” Başkan Zeyrek, su sorununa yaptığı vurgusunda, “Ülkemizin en bereketli toprakları olarak bilinen, ne ekersen yetişir diye övündüğümüz Gediz ovası kuraklıkla karşı karşıya. 15-20 yıl önce 10-15 metrede, kazma vurduğumuzda çıkan su, artık yerin derinliklerine, 250-300 metrelere kadar inmiş durumda. Manisa’mda maalesef suyumuzu sondajlarla elde ediyoruz. Başka bir yolumuz ve yöntemimiz yok. Ama sondajla su elde etmek, sondaj sayısını arttırmak maalesef bu soruna bir çözüm değil. Çünkü yerinde ve doğru ekin haritasını oluşturamamak, su kaynaklarına ve yer altı su haritasına göre tarımımızı belirleyememek yarınlarımıza yaptığımız en büyük ihanetlerdendir” dedi. Seçim vaadi olan 2 ton suyu 1 lira yaptığını hatırlatan Başkan Zeyrek, vatandaşların yaptığı vahşi sulamada ülkenin günde güne kuraklığa doğru gittiğini söyledi. Zeyrek, “Su bizim yarınlarımıza bırakacağımız en büyük miraslarımızdan biridir. Bu mirasımıza sahip çıkmamız lazım. Tıpkı ormanlarımıza sahip çıktığımız gibi suyun da değerini ve önemini burada bulunan herkes biliyor. Bunu vatandaşlarımıza anlatmak, suyumuza sahip çıkmak ve yarınlarımıza iletmemiz gerekiyor” diye konuştu. Su kıtlığının önlenmesinde alınabilecek önlemleri sıralayan Başkan Zeyrek, “Başta yağmur suyu hasadı olmak üzere, su geri dönüşümünü bir an önce hayata geçirmeliyiz. Bu çalıştayımızı da bundan dolayı çok önemsiyorum. Aramızda çok değerli hocalarımız var. Hocalarımızın bize bu konuda ışık tutacağını öngörüyorum. Biz de Manisa Büyükşehir Belediyesi ve MASKİ Genel Müdürlüğü olarak hocalarımızla bundan sonraki süreçte suyumuza sahip çıkma adına birlikte adım atacağımızı belirtmek istiyorum. Ve şarkıda söylediği gibi; Bir şey yapmalı!!! Çünkü bu konuyu görmezden gelemeyiz. Ben yarınlarıma, kendi evlatlarıma ve Manisa’mdaki tüm evlatlara bırakacağım bir su programı olması gerektiğini biliyorum. Bunu sizlerle başaracağımızı biliyorum. Burada alınacak kararların da uygulanması noktasında ben Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı olarak söz veriyorum. Sizlerle birlikte yarınlarımıza artı 1 damla suyu hep birlikte bırakalım” dedi. Manisa’nın su sorunlarına değindi Manisa’daki su sorunlarına değinen MASKİ Genel Müdürü Talat Postacı, suyun hayatın kaynağı ve tüm canlılar için vazgeçilmez olduğunu söyledi. İklim değişikliği, yanlış su yönetiminin birçok kentte su kıtlığına yol açtığını söyleyen Postacı, “Su kaynaklarının kirlenmesi, su israfı, su yönetiminde merkeziyetçilik sorunları var. Kentteki su sorunlarına çözüm üretmek için yok yönlü bir yaklaşım benimsemeliyiz. Su kaynaklarının korunması ve etkin kullanımı, akıllı su yönetim sistemleri, katılımcı su yönetimi ve iklim değişikliğine uyum gerekmektedir. Sonuç olarak, kentimizdeki su sorunları, sadece teknik bir mesele değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve çevresel bir sorundur. Bu sorunların çözümü için tüm paydaşların işbirliği içinde çalışması ve sürdürülebilir çözümlere yönelik ortak bir vizyon oluşturulması gerekmektedir” dedi. Çalıştay’da konuşmacılar söz aldı Yapılan protokol açılış konuşmalarının ardından çalıştayın moderatörlüğünü yapan İstanbul Teknik Üniversitesi Prof. Dr. Hüseyin Erdem Görgün, çalıştayın tanıtımı, amacı ve özellikleri hakkında bilgilendirme yaptı. Görgün’ün ardından Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Havza Yönetimi Dairesi 3. Bölge Havza Planları Çalışma Grubu Sorumlusu Gökçen Gökdereli, Gediz Havzası ve yeraltı sularıyla ilgili bilgileri paylaştı. Gediz Havzası için 3360 adet tedbir önerilerini ve maliyetleri hakkında bilgiler verdi. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Stratej ve Bütçe Uzmanı Dr. Tülay Morsünbül Parmaksız ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğü Çevre ve Şehircilik Uzmanı Ahmet Doğan ‘Su Yönetimine Kamunun Bakışı’ konusunda, Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Azize Ayol, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nden Doç. Dr. Bedri Kurtuluş, Necmettin Erbakan Üniversitesi’nden Doç. Dr. Sevim Seda Yamaç, Ortadoğu Teknik Üniversitesi’nden Doç. Dr. Ahmet Burak Büyükcivelek ise ‘Su Yönetimi İçin Akademi Ne Diyor’ konusunda bilgiler verdi. Başkan Zeyrek’ten kurumlara ortak çağrı Verilen öğle arasında çalıştayın ilk bölümünü değerlendiren Başkan Zeyrek, Manisa’da ilk defa su çalıştayı düzenlendiğini ve bunu kendisinin çok önemsediğini söyledi. Zeyrek, “31 Mart’taki değişimde artık Manisa Büyükşehir Belediyesi bilime inanan ve bilim insanlarının görüşleri doğrultusunda adım atan bir belediye haline geldi. Su yarınlara bırakacağımız en büyük emanetlerden bir tanesi. Su yoksa yaşam da yok. Manisa’mdaki su kıtlığını artık görmezden gelemezdik. Ülkemizin birçok yerinden gelen akademisyenlerin öncülüğünde hazırladığımız bir çalıştay. Yarın da bir çalıştay bildirgesi olacak” dedi. “Ben gerekli tüm adımları atacağım” Başkan Zeyrek, benzer çalıştayların daha önce yapıldığını ancak hepsinin rafa kalktığını söyledi. “Ben bu çalıştayın eyleme dönebilmesi için gerekli her türlü adımı atacağım” diyen Başkan Zeyrek, tüm kurumlara paydaş olması çağrısında bulundu. Başkan Zeyrek, “Başta Valiliğimiz, Çevre Şehircilik il Müdürlüğümüz ve ilgili olan bütün kamu kurumları ile birlikte hareket etmek istediğimiz belirtmek istiyorum. Su bizim yarınlara bırakacağımız bir şeydir. Bir tek kurumun veya şahsın önderliğinde yapılacak olan bir şey değildir. Bu bildirgenin sonuçlarını ben şehrin önderlerine tek tek kendim gidip anlatacağım. Bu konuda çözüm noktasında paydaş olmalarını talep edeceğim. Bugünkü çalıştayımızda protokolümüzün birçok üyesi eksikti. İşleri vardır, programları uymamıştır anlayışla karşılıyorum. Ama bundan sonraki eyleme dönüm noktasında bizimle birlikte olmalarını talep ediyorum. Eğer ki birlikte hareket etme kültürünü oluşturamazsak bu çalıştayların hepsi sonuçsuz kalıyor. Biz yarınlarımıza bırakacağımız suyu, temiz bir Gediz’i hedefleyen bir belediyeyiz. Bu koltuklar gelip geçidir. Bizden sonra gelecek olan kişilere bırakacağımız bir altyapı çalışması olmasını düşünüyorum. Bu konuda emin adımlarla yürüyoruz. Biz temiz bir Gediz, musluklardan akan içilebilir bir temiz suyu hayal ediyoruz. Manisa’mızın su konusunda da sorunlarını çözüm noktasında ilime ve bilime önem veriyoruz” diye konuştu. “OSB’ler konusunda çağrıda bulundu” Bazı OSB’lerde arıtma tesislerinin olmadığını söyleyen Başkan Zeyrek, tesislerin yapımı konusunda kendileriyle görüşme yapacaklarını söyledi. Zeyrek, “Benim şöyle bir çağrım var. İçerisinde Valiliğimizin, çevre müdürlüğümüzün ve belediyemizin oluşturduğu ortak bir insan kaynağı havuzu yapalım. Denetimleri, bu havuzdan oluşan denetmenler ile kişilerin isimlerine, şirketlerin isimlerine bakmaksızın herkese eşit bir şekilde uygulamaya koyalım. Bu çağrı ile bu denetimleri hayata geçirebilirsek, kimse siyaset gütmeden, başkasının tanıdığını ortaya koymadan Gediz’in temizliği konusunda el birliği yapacağımızın bilincindeyim. Bu konuda ilk adımı atan Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak biz olacağız. Umarım ki diğer kurumlarımız da aynı düşünce ve görüşte olur. Bu doğrultuda da yarınlarımıza bırakacağımız tertemiz bir Gediz olacaktır” dedi.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
Porsuk Haber Ajansı En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.