SON DAKİKA
Hava Durumu

#İstanbul Büyükşehir Belediyesi

Porsuk Haber Ajansı - İstanbul Büyükşehir Belediyesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstanbul Büyükşehir Belediyesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İmamoğlu: Vazifemizi En Üst Seviyede Yerine Getirmeye Hazırız Haber

İmamoğlu: Vazifemizi En Üst Seviyede Yerine Getirmeye Hazırız

TBB ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ankara’da düzenlenen encümen toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. TBB olarak, savaşı ve yıkımı yaşayan Suriye şehirlerine bir heyet gönderme kararı aldıklarını kamuoyu ile paylaşan İmamoğlu, “İlk aşamada Şam'a gerçekleştirilmesi öngörülen ziyaret sırasında, Türkiye'deki geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin gönüllü ve onurlu şekilde geriye dönüş ihtiyaçlarının karşılanması için, yerel yönetimler arasında iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesi ve bu doğrultuda somut adımların planlanması da hedeflenmektedir.  TBB üzerinden, şehirlerimizin Suriyeli belediyelere verecekleri kapsamlı desteğin, farklı etnik ve inanç gruplarından oluşan Suriye halkının eksiksiz tamamının barış, huzur ve refah içinde yaşamasına önemli katkı sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Yine Birliğimiz olarak, Suriye'nin yeniden ayağa kalkma sürecinde hem ülkemiz hem de komşumuz Suriye için elimizden gelen desteği yapmaya ve yerel yönetimler olarak, vazifemizi en üst seviyede yerine getirmeye de hazırız” dedi. İmamoğlu, süreci, Dışişleri Bakanlığı ve Şam Büyükelçiliği ile eşgüdüm içerisinde yürüttüklerini kaydetti. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Encümeni, TBB ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığında Ankara’da bir araya gelerek, Birliğin faaliyetlerini ve ülke gündemini değerlendirdi. Birlik hizmet binasında yapılan toplantıya; Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, Artvin Belediye Başkanı Bilgehan Erdem, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritlioğlu Sengel ve Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı katıldı. İmamoğlu, toplantının ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. “ADİL OLMAYAN DAĞITIM MEKANİZMASINI ADİL BİR ZEMİNE OTURTMA KONUSUNDA ÖZENLİ DAVRANIYORUZ” Konuşmasının başında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 105. yıldönümünü kutlayan İmamoğlu, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Yerelin gücüyle milletin sorunlarına çözüm bulma gayreti içerisinde olmayı amaçladıklarını belirten İmamoğlu, “Başta belediyelerimizin temel sorunları olmak üzere, ne yazık ki hükümet tarafından yaratılan suni sorunları da ele aldığımız bir toplantı yaptık. Rutin gündemlerimizle birlikte, TBB olarak, geçmişten bugüne yapılan araç ve iş makinesi desteği geleneğini sürdürüyoruz. Elbette bu konuda, ne yazık ki geçtiğimiz dönem içerisinde bir bölümünde yaşanan, adil olmayan dağıtım mekanizmasını belli veriler üzerinden adil bir zemine oturtma konusunda özenli davranıyoruz. Daha önce de deprem bölgesi illerimize 89 araç ve iş makinesi desteği yapmıştık. Bugün de encümenimizde, yeni araç ve iş makinesi hibelerini görüştük” dedi. “ÜLKE DEMOKRASİMİZE GÖLGE DÜŞÜREN KAYYUM ATAMALARIYLA 2024 YILINI NOKTALIYORUZ” 31 Mart 2024 yerel seçimleriyle birlikte, yerel yönetimlerde bir değişimin yaşandığına vurgu yapan İmamoğlu, “Ne yazık ki, 31 Mart 2024 yerel seçim sonuçlarının ardından, özellikle muhalefet partilerine ait belediyelerin hükümet tarafından hedef yapıldığını görüyoruz. Farklı konularda, farklı mevzularda bir kısım ayrımcılığın devam ettiğini görüyoruz. Kimi zaman siyasi ve ekonomik operasyon girişimleri yaşandı bu kısa 8 aylık dönemde. Kimi zaman yıllardır belediyelerin hizmet verdiği alanlar ya da bir şekilde gelir elde ettiği alanların, hemen bu seçimden sonra geri alınması ya da müdahale edilmesi gibi uygulamalar… Bunları yaşadığımız 2024 yılına da seçimi yaşadığımız gibi veda ediyoruz. Maalesef, yine ülke demokrasimize gölge düşüren kayyım atamalarıyla 2024 yılını noktalıyoruz. Ne yazık ki, SGK başta olmak üzere, birtakım belediyelerin borçları bahane edilerek, belediyelerin elini kollarını bağlama çabalarına tanık oluyoruz” diye konuştu. “MERKEZİ İKTİDARIN YERELDE ANA MUHALEFET GÖREVİNİ SİNDİREMEMESİ, DEMOKRASİYE GÖLGE DÜŞÜRMEKTEDİR” Merkezi iktidarın yerelde muhalefet pozisyonuna geçtiğinin altını çizen İmamoğlu, “Bu, milletin iradesidir. Buna saygı duymak, demokrasinin temel kuralıdır. Bir nevi ana muhalefet görevini sindirememesi meselesi, demokrasiye gölge düşürmektedir. Ve bu yönüyle de belediyelere yönelik, tam anlamıyla fütursuzca saldırıları harekete geçirmeleri, hepimizi üzmektedir, canımızı sıkmaktadır. Halbuki şöyle bakılması gerekir: Milletimiz, 2023 yılında sizi iktidar yaptı. 2024 seçimlerinde de başka bir partiyi iktidar yaptı. Demokrasiyi sindirmek zorundasınız. Çünkü burası, 27 Aralık'ta Mustafa Kemal Atatürk'ün geldiği, başkenti Ankara olan Türkiye Cumhuriyeti devletidir. Ve temel dayanağı, laik bir hukuk devleti olmak ve aynı zamanda demokrasiyi güçlendirmektir. Bu manada yapılan bu uygulamalar, bu prensiplerin hiçbirine uymamaktadır. Siyasi olarak kayyumlar, ekonomik olarak da SGK prim borçlarının bu saldırıda araç olarak kullanılmasını ve kullanılmaya devam edildiğini görüyorum. Ve gerçekten memleketimizin işte tam da böylesi bir demokrasi ülkesi, hukuk ülkesi olması prensibine ters düştüğünü, gölge düşürdüğünü de ifade etmek isterim” ifadelerini kullandı. “ADALETSİZLİĞE BİR ÖRNEK: İBB’NİN BİR ÖNCEKİ AY ÖDENEĞİNDEN, HABERSİZCE 1,1 MİLYAR LİRA PARA KESİLDİ” Türkiye’deki tüm belediyelerin SGK prim borçlarının, SGK’nın gelir kalemlerinin yüzde 2,7’sine denk düştüğü bilgisini paylaşan İmamoğlu, şunları söyledi: “Hükümet, neredeyse bütün işleriyle ilgili sıkıntılarını, belediyelerin SGK borçlarına bağlar duruma geldi. Yani neredeyse, asgari ücreti niye düşük açıkladı diye yarın sorsalar, bunu bile belediyelerin SGK borçlarına bağlayacak kadar gündem ve mevzu ediyorlar. Bunun dillerinden düşürmemeleri de çok can sıkıcı. Farklı üsluplarla, işte ‘belediyeleri silkeleme’ kavramı, efendime söyleyeyim hesapsız, kitapsız bir üslupla, belediyelere her ay gelen bütçe ödemelerinin kesintiye uğratılması, belediyelerin mallarına haciz koyulması ve bu anlamda ciddi bir adaletsizlik uygulamaları silsilesi. Hedefe konan ve kesinti haczi yağmuruna tutulan bazı belediyelerle ilgili birtakım farklı uygulamaları sizlerle paylaşmak isterim. Mesela, adaletsizliğe bir örnek: İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bir önceki ay ödeneğinden, habersizce 1,1 milyar lira para kesildi. Buna benzer kesintiler, başka belediyelerimizde de söz konusu  ya da bir başka İstanbul'daki ilçe belediyesine, CHP’li bir belediyeye -ki aralarında tarihi eserler de var- gayrimenkullerine hızlıca haciz konuldu.” AK PARTİLİ BELEDİYEYE YAPILAN “SGK BORCU JESTİNİ” ANLATTI “İzmir'de bir belediyeye bu süreçte pozitif ayrımcılık uygulandı. Yine muhalefet belediyelerine, başta CHP’li belediyeler olmak üzere, aman vermeyen hükümet, İzmir'de bir belediyeye hazineye olan borçlarını kapatmak için ilginç bir metot uyguladı. Metot hayli ilginç. Maliye Hazinesi, kendisine ait çok büyük bir araziyi Menemen Belediyesine hibe olarak verdi. Sonra da bu borçlarına karşılık Hazinenin hibe ettiği araziyi satarak, borçlarını ödeme olarak geriye verme konusunda bir girişimi başlattı. Açıkçası merkezi idarenin, hükümetin bir ilçe belediyesine borçlarını ödemesi konusunda bu anlamlı jestten rahatsız değiliz. Rahatsız olduğumuz, bu jestin benzerlerinin bu kadarını da beklemiyoruz yani. Çok daha düşük bir anlayışla bile diğer belediyelere de yaklaşsalar, bu sorunların tamamını şu anda istese, el ele verse, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Şehircilik Bakanlığı el ele verse, Tarım Orman ve Köy İşleri Bakanlığı bizimle oturup konuşsa, bu sorunların tamamını çözeriz ve hiç kimse böylesi bir çözümden de zarar görmez. Biz, TBB olarak, bu jestlerin partizanlıktan uzak bir şekilde yapılmasını arzu ediyoruz. Tüm belediyelere eşit bir şekilde uygulanmasını arzu ediyoruz.” “‘SİLKELEME’ ÖNERİLERİ YA DA NEREDEYSE ‘ÇÖKÜN BELEDİYELERİN ÜSTÜNE’ DİYECEK KADAR BİRTAKIM TARİFLERİN YAPILMASI…” Belediyelerin de anayasal zeminde devlet kurumları olduğuna dikkat çeken İmamoğlu, “Yani o kuruma ver, bu kuruma verme anlayışı olabilir mi? Bu çok kötü bir bakış açısı. TBB olarak, bu konularla ilgili nasıl bir uygulama yapılmalı önerilerimizi de bu yaz sonunda birçok bakanlığa yazılı olarak zaten gönderdik. Nasıl uzlaşılabilir; belediyelerle nasıl uzun vadeli bir uzlaşıyla borçların ödemesinin dengesi sağlanabilir şeklinde. Ama ne yazık ki bu partizan uygulamalar ve belediyelere dönük bu sıkıştırmalar, ‘silkeleme’ önerileri ya da neredeyse ‘çökün belediyelerin üstüne’ diyecek kadar birtakım tariflerin yapılması, devletin en üst mercileri tarafından böyle bir dil kullanılması çok üzüntü vericidir” dedi. KAYYUM TEPKİSİ: “UMARIM 2025 YILINDA, ÜLKEMİZ VE MİLLETİMİZ HAK ETTİĞİ GERÇEK DEMOKRATİK DEĞERLERE KAVUŞUR” Son dönemde yaşanan kayyum uygulamalarını da gündemlerinden düşürmediklerini belirten İmamoğlu, “Kayyum uygulamalarını kesinlikle reddeder ve kınarken, özellikle CHP’li Esenyurt Belediye Başkanımız Sayın Profesör Doktor Ahmet Özer’in, seçilmiş bir belediye başkanı olarak, yeni yıla ailesinden, Esenyurtlulardan uzak bir şekilde haksızca cezaevine girmesinden ötürü duyduğum üzüntüyü de özellikle belirtmek isterim. Umarım 2025 yılında, ülkemiz ve milletimiz hak ettiği gerçek demokratik değerlere kavuşur. Herkese adalet, elbette gerekli. Haksız ve hukuksuz yargılamalar, haksız ve hukuksuz bir biçimde hapis yatan herkesin yeni yıla girerken, bir dilek olarak özgürlüğe kavuşmasını, 2025’in herkese adil bir dünya, adil bir memleket, adil bir ortam, adil bir şekilde yaşanan şehirlerin oluşmasına vesile olmasını elbette diliyorum” şeklinde konuştu. “YENİ DÖNEMDE, İNŞALLAH İSTİKRAR VE BARIŞIN HAKİM OLDUĞU BİR SURİYE'Yİ GÖRMEK…” Türkiye’nin güney sınırında yaşanan gelişmelerin de toplantıda ele alındığını kaydeden İmamoğlu, TBB’nin Suriye’ye yönelik yaklaşımını şu sözlerle özetledi: “Ülkesini terk etmek zorunda kalmış, çoğu da Türkiye'de yaşayan 10 milyonun üzerinde sığınmacıyı, işkence odalarında ve birtakım zindanlarda ölüme terk edilmiş binlerce masum insanın olduğunu, yokluğun, yoksulluğun ve zulme maruz bırakılmış milyonlarca Suriyelinin olduğunu hem gördük hem yaşadık hem tespit ettik. Suriye iç savaşı, aynı zamanda farklı etkilerle de bizim hayatımızı çok yönlü, negatif etkiliyor. Yoğun sığınmacının ülkemizde bulunmasının dışında, sınırımızda artan terör faaliyetleri ve bölgeden ülkemize yönelik terör ihracının artışı da bizim için çok önemli tehditler oluşturmuş durumda. Ülkemiz, sınır dışındaki operasyonlarımızda ne yazık ki evlatlarını şehit verdi. Bunun yanında yine sığınmacı meselesinin ülkemizde çok büyük bir külfete mal olduğunu, yine hükümetin temsilcileri ifade etti, etmeye de devam ediyor. Bu sebeple iç savaşın umut ediyoruz ki bitmesi, ülkemiz için çok hayırlı olacaktır. Yeni dönemde, inşallah istikrar ve barışın hakim olduğu bir Suriye'yi görmek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bakışıdır, milletinin bakışıdır. Suriye'de oluşacak olan olumlu durum çok değerlidir.” “SIĞINMACILARIN EVLERİNE GERİ DÖNÜŞÜ İÇİN SORUMLULUKTAN KAÇMAYACAĞIZ” “Biz de TBB olarak, bu süreçte hem ülkemizin güvenliği hem ülkemizde yaşayan sığınmacıların evlerine geri dönüşü için sorumluluktan kaçmayacağımızı ve mutlaka sorumluluk alacağımızı ortak kararla belirttik, beyan ediyoruz. Suriye'de şehirlerin acil ihtiyaçlarının karşılanması, ekonomik ve sosyal altyapının yeniden inşası ve yerel yönetimlerin kapasite geliştirme süreçlerinin desteklenmesi, öncelikli konularımızdan birisidir. Ülkemizde, tüm belediyelerin doğal üyesi olduğu TBB’nin görevleri arasında, yurt içi ve yurt dışında belediyeleri temsil etmek, belediyeciliğin ve yerel hizmetlerin gelişmesine yardımcı olmak için kardeş şehir ilişkilerinin gelişmesine destek olmak da yer almaktadır. Bu yönüyle, kardeş şehir ilişkilerinin en önemli aşamalarından biri de mutlak güçlü bir dayanışmadır. Beş bölgeden çoğu büyükşehir olan belediyelerimizin, Şam başta olmak üzere Halep, Lazkiye, Hama, Hasekiye gibi Suriye'nin önemli şehirleriyle kardeş şehir ilişkileri bulunduğunu bilmekteyiz. Türkiye-Suriye belediyeleri arası, iç savaş nedeniyle kesintiye uğrayan ilişkilerinin yeniden tesisi ve sürdürülebilir bir zeminde yürütülmesinin koşullarını, Suriyeli yetkililerle çalışmak istiyoruz.” “TBB ÜZERİNDEN, ŞEHİRLERİMİZİN SURİYELİ BELEDİYELERE VERECEKLERİ KAPSAMLI DESTEĞİN…” “Bu çerçevede, TBB olarak, başta Şam olmak üzere, Suriye'deki şehirlerin ihtiyaçlarını yerinde tespit etmek, iki ülke belediyeleri arasındaki iş birliğini yeniden tesis etmek ve sürdürülebilir bir zemine oturtmak, Birliğimiz belediyelerin desteğini koordine etmek amacıyla da bir TBB heyetinin, en kısa zamanda Suriye'yi ziyaret etmesini hep birlikte kararlaştırdık. İlk aşamada Şam'a gerçekleştirilmesi öngörülen ziyaret sırasında, Türkiye'deki geçici koruma altında bulunan Suriyelilerin gönüllü ve onurlu şekilde geriye dönüş ihtiyaçlarının karşılanması için, yerel yönetimler arasında iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesi ve bu doğrultuda somut adımların planlanması da hedeflenmektedir. TBB üzerinden, şehirlerimizin Suriyeli belediyelere verecekleri kapsamlı desteğin, farklı etnik ve inanç gruplarından oluşan Suriye halkının eksiksiz tamamının barış, huzur ve refah içinde yaşamasına önemli katkı sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Yine birliğimiz olarak, Suriye'nin yeniden ayağa kalkma sürecinde hem ülkemiz hem de komşumuz Suriye için elimizden gelen desteği yapmaya ve yerel yönetimler olarak, vazifemizi en üst seviyede yerine getirmeye de hazırız.” “DIŞİŞLERİ BAKANLIĞIMIZ VE ŞAM BÜYÜKELÇİLİĞİMİZ İLE EŞ GÜDÜM İÇERİSİNDE HAREKET EDİYORUZ” “Bu ilk ziyaretimizin gerçekleştirilmesi için, Dışişleri Bakanlığımız ve Şam Büyükelçiliğimiz ile hafta başından beri yürüttüğümüz diplomasi çerçevesinde, eş güdüm içerisinde hareket ediyoruz. Bu anlamda destek olan ve yön veren bakanlığımıza da buradan teşekkür etmek isterim. Umarım kısa zamanda bu girişimimiz olumlu sonuçlanır ve heyetlerimiz, güvenle Şam'a gider ve Şam'da yapacağı tespitler ve bulacağı karşılık mekanizmalarıyla birlikte, başta büyük şehirlerimiz olmak üzere ve yine başta o bölgede geçmişten bugüne gelen kardeş şehir diplomasisini yürüten şehirlerimiz olmak üzere, en etkin şekliyle sıkı bir koordinasyonu sağlayarak, şehirlerimizin Suriye'de ciddi katkılarını, başta oraya gelecek olan sığınmacıların çocukları, kadınları, gençlerini hedef alacak, güçlü hizmet deneyimlerini aktarmak üzere yola çıkmayı sağlarız.” GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI İmamoğlu, değerlendirme konuşmasının ardından, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını da yanıtladı. Gazetecilerin soruları ve İmamoğlu’nun bu sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu: Asgari ücret, 22 bin 104 TL olarak açıklandı. Sayın Genel Başkan Özgür Özel de CHP'li belediyelerde asgari ücretin 30 bin TL uygulanacağını açıkladı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ek olarak, asgari ücret açıklandıktan sonra attığınız tweette de belediyelerde sosyal yardımların ciddi oranda artışa gideceğini açıkladınız. Bu konuda neler yapılacak? “İSTANBUL’DA SOSYAL YARDIM TALEBİ OLAN AİLE SAYISI 1 MİLYON 700 BİNE ÇIKTI” “Zaten bu asgari ücret konusunda, bugüne kadar da -özellikle CHP’li belediyeler adına söyleyebilirim ki- ciddi anlamda bu asgari ücretin üstünde bir rakamla uygulamayı sürdüren belediyelerimiz var. Mutlak bu anlamda da bu söylenen seviyenin üzerindeki bir uygulamayı, belediyelerimiz harekete geçirecektir. Bunda geri kalacak bir belediyemiz olduğunu düşünmüyorum. Asgari ücretin, o rakamın da üstünde olacağını şimdiden görebiliyorum. Tabii yine sosyal yardım meselesi, sadece bugüne dair açıklanan asgari ücretle ilgili değil. Daha önce de rakamları vermiştim. 2024 yılının Ekim ayına kadar olan bölümünde, bizden sosyal yardım talebi olan aile sayısı, 1 milyon 700 bine çıktı. İstanbul için konuşuyorum. Bir önceki yıl bu yaklaşık 800 bin civarındaydı. Yani zaten iki katına artmış bir 2024 yılını geçiriyoruz. Bu mevcut durum da bunun daha da büyüyeceğini öngörüyoruz. Ve sadece sosyal yardımın bilindik modelleriyle de hareket etmiyoruz aslında. Her ilin, her ilçenin, her büyükşehirin kendine has birtakım çalışmalarıyla, çok yönlü, kendi yöresinin uygun koşullarını ya da tespitleri yaptığı taleplere dönük çalışmalarını da yürütüyor.” “DAYANIŞMACI VE HALKÇI BELEDİYECİLİĞİ UYGULADIK, UYGULAMAYA DEVAM EDECEĞİZ” “2019’dan bu yana yaptığımız tespitlerde, en az 4 katına, 5 katına, ki bizde artık 6-7 katına kadar çıkan bir sosyal yardım bütçesini yönetiyoruz İstanbul'da ve diğer belediyelerimizin olduğu yerlerde. Bu da aslında ülkemizin, önceki döneme göre, 2019’dan bu yana, çok yönlü bir yoksullaşma ve ekonomik zorlukların yaşandığı bir ülke pozisyonunu tarifliyor. Bir yanıyla, aslında biz de belediyeler olarak, sosyal yardım bütçelerimizi büyüterek, bugünün zor koşullarında vatandaşımıza, bütçemizin kalemlerinde olmayacak derecede, olmayan işleri de yaparak, daha büyük destek sunma gayretini ortaya koyan, sorumluluk alan belediyeciliği, dayanışmacı ve halkçı belediyeciliği uyguladık, uygulamaya devam edeceğiz.” CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN SUÇLAMALARI VE AYŞE ATEŞ ZİYARETİ SORULDU SGK borçlarıyla ilgili Cumhurbaşkanı'nın bazı açıklamaları olmuştu. “Tıpış tıpış ödeyecekler. İş başka mevzulara gelince şahin kesiliyorlar, ama borç ödemeye gelince de güvercin kesiliyorlar. Milletin hakkını, yetimin hakkını size konserlerde, şarap turlarında yedirmeyiz” dedi. Bir de görüşmenizden önce Sayın Ayşe Ateş buradaydı, ziyaret etti. Onun da bir adalet arayışı var. Neler söylersiniz? “SÖYLEDİĞİ İFTİRA İFADELERİNİN HİÇBİRİSİ BİZİM ÜZERİMİZE YAPIŞMAZ” “Sayın Cumhurbaşkanı'nın ruh halinde ya da zihninde, bir sert cümle söyleyecekse, aklından hemen İstanbul'un geçmesi ve oradan, ‘İstanbul'a buradan da nasıl bir gönderme yaparım’ diye düşünmesi çok manidar. Bunu yaşıyoruz 6 senedir. Tabii söylediği iftira ifadelerinin hiçbirisi, bizim üzerimize yapışmaz. Biz, olimpiyatlara yol yürüyen bir şehiriz. Çok güçlü çalışmalar yapıyoruz. 2036’da ev sahibi olmak istiyoruz. 2027 Avrupa Oyunları’nın diplomasisini yürütüyoruz. Bu kapsamda yapılan, daha önce yapılmayacak, yapılmamış olduğu kadar, güçlü ve önemli diplomatik girişimlerin daha güçlüsünü yaparak, geçirdiğimiz o ortamları, bu şekilde ifade etmesi çok can sıkıcı, üzücü. Ama alıştık. Halbuki biz, daha dün, ülkemizin Spor Bakanı'yla, o yaptığımız diplomatik görüşmelerin sonucunda elde ettiğimiz Avrupa Oyunları’nın ya da 2036’ya birlikte çalışabilmenin yol ve yöntemlerini konuştuk. Bence doğru olan bu. Doğru olmayanı da Sayın Cumhurbaşkanı'nın ifadeleri. Devlet, devleti silkelemez yani. Devlet, kendi kurumunu silkelemez. Devlet, kendi kurumunun bir konusunda üzerine çökmez. Yardımcı olur, el verir, birlikte oturur, konuşur, çözüm bulurlar. K aldı ki zaten güvercin de bizim, şahin de bizim yani.” “AYŞE HANIM’LA YÜZ YÜZE GÖRÜŞMEK NASİP OLMAMIŞTI” “Ayşe Hanım'la daha önce birçok kez telefonda görüşmüştük. Daha önce rahmetli eşinin ailesini Bursa’da ziyaret etmiştim. Daha sonra yüz yüze görüşmek nasip olmamıştı. Birkaç kez niyet etmiştik ama gerçekleşememişti. Malumunuz, gerçekten çok derin bir adaletsizlik yaşar durumda kendisi. Sonsuz desteğimizi kendisine, bu geciken yüz yüze buluşmamızda ifade ettim. Şahsi olarak, her yönüyle yanında olduğumuzu kendisine ifade ettim. Beni ziyarete çok sevgili iki kızını da getirmiş olması elbette beni çok mutlu etti. Ben de sevgili kızlarına ve kendisine kitaplarımızdan hediye ettim. Hoş bir sohbet, Ankara sohbeti yaptık. Daha sonra da yine buluşmak dileğiyle vedalaştık. En kısa zamanda da güzel kızlarımızı İstanbul'da misafir etmek istediğimi kendisiyle paylaştım.”

İBB Çiftçilere Desteğini Arttırarak Sürdürüyor Haber

İBB Çiftçilere Desteğini Arttırarak Sürdürüyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbullu çiftçilere arpa, yulaf ve ekmeklik buğday tohumu desteğini bu yıl da gerçekleştiriyor. İBB’nin “Hububat Tohum Desteği” ile yaklaşık 80 bin dekar alana tohumlar ekilecek ve 52 - 53 bin ton civarında ürün elde edilecek. İBB, ayrıca serada üretim yapan İstanbullu çiftçilere karalahana ve kıvırcık maruldan oluşan kışlık fidelerin dağıtımına da başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbullu çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak, tarımsal üretimden çekilen çiftçilerimizi tekrar tarıma teşvik etmek ve böylelikle tarımsal alanların betonlaşmasını önlemek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. İBB, İstanbullu çiftçiler için ilk kez 2022'de ekmeklik buğday tohumu ile başlamış olduğu “Hububat Tohumu Desteği”ne bu yıl da devam ediyor. ARPA, YULAF, EKMEKLİK BUĞDAY İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun “Çiftçilere destekleri iki katına çıkaracağız” vaadiyle 2024 yılında “Hububat Tohumu Desteği” kapsamında arpa, yulaf ve ekmeklik buğday tohumu desteği sağlanması planlandı. ÇİFTÇİLERİN TALEPLERİ TOPLANDI İBB, tasarruf tedbirlerini de göz önünde bulundurarak destekten faydalanma limitlerini 4 dekar ile 40 dekar arasında yeniden düzenledi. 30 Temmuz – 9 Ağustos 2024 tarihleri arasında İstanbullu çiftçilerin talepleri toplandı. 1.991 TON HUBUBAT TOHUMU DESTEĞİ İstanbul genelinde 382 çiftçi 323 ton arpa, 232 çiftçi 137 ton yulaf, 1.769 çiftçi 1.531 ton ekmeklik buğday tohumu olmak üzere toplam 2.383 çiftçi 1.991 ton hububat tohumu desteği talebinde bulundu. İBB’nin “Hububat Tohum Desteği” ile bu tohumlar yaklaşık 80 bin dekar alana ekilecek ve 52 - 53 bin ton civarında ürün elde edilecek. 12 İLÇEDE 3,5 MİLYON KIŞLIK FİDE DAĞITIMI İBB, aynı zamanda serada üretim yapan İstanbullu çiftçilere karalahana ve kıvırcık maruldan oluşan kışlık fidelerin dağıtımına da başladı. 12 ilçede seracılık yapan İstanbullu çiftçilere, yaklaşık 3,5 milyon adet fide dağıtımı gerçekleştirilecek.

Ekrem İmamoğlu'ndan Başkan Ünlüce'ye Ziyaret Haber

Ekrem İmamoğlu'ndan Başkan Ünlüce'ye Ziyaret

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bir dizi ziyaret programı kapsamında Eskişehir’e geldi. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce’ye tebrik ziyaretinden bulunan Ekrem İmamoğlu, Eskişehir’in şehircilik ve belediyecilikte örnek olduğunu söyledi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Ekrem İmamoğlu, bir dizi ziyaret kapsamında Eskişehir’e geldi. Ekrem İmamoğlu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile birlikte CHP Milletvekili İbrahim Arslan, CHP İl Başkanı Talat Yalaz, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, kırsal ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, belediye bürokratları ve vatandaşlar tarafından belediye binası önünde büyük bir coşkuyla karşılandı. Vatandaşların fotoğraf isteklerini kırmayan ve alkışlarla karşılanan Ekrem İmamoğlu, burada belediye binası önünde vatandaşlara seslendi. Başkan İmamoğlu, “Eskişehir farklı heyecanlarla bizi buluşturuyor. Eskişehir hepimiz için sosyal demokrat belediyeciliğin, iyi şehirciliğin, Türkiye’deki son çeyrek yüzyıldaki kuluçkası. Eskişehir birçok zihnin aslında kuluçka kabul edebileceği, burayı gelip görüp uygulama noktasında örnek alabileceği, Türkiye’mizin birinci kenti. Önemli bir kuluçkayı var eden Yılmaz Büyükerşen hocamızı burada anmadan geçemeyeceğiz. Kendisine minnet duyuyoruz, hala hepimize ışık ve rehber oluyor. Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce ile birlikte dayanışmamızı omuz omuza sürdüreceğiz. Başkanımız Ayşe Ünlüce ile yolculuğumuzu ülkemizin ve şehirlerimizin iyileşmesi adına hep bir arada tutacağız. Elbette temel amacımız bu ülkemizin iyiliği ve güzel bir geleceğe ulaşması.” ifadelerini kullandı. Daha sonra belediye binasına giren İmamoğlu ve Ünlüce, makamda özel bir görüşme gerçekleştirdi. Ardından İmamoğlu, Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri ve bürokratlarla buluştu. Mecliste ilk olarak söz alan ve Ekrem İmamoğlu’na “Hoş geldiniz” diyen Başkan Ayşe Ünlüce, “Dün beraber tüzük kurultayımızı gerçekleştirdik ve yine kurultayımız geçen sene başlayan değişim rüzgarıyla beraber geçti. Kadınların, gençlerin önünü açacak çok güzel maddeler geldi. Hem partimizin hem de Türkiye’nin daha yüksek katılımla, daha güçlü bir kapsayıcılıkla yönetileceği güzel bir dönemin kapısı aralandı. Bu güzel heyecanla Ekrem Başkanımızı burada ağırlamaktan dolayı çok mutluyuz.” dedi. Başkan Ünlüce, “Değerli başkanımız bildiğiniz gibi sadece İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin değil, bu dönem Türkiye Belediyeler Birliği’nin de başkanlığını üstlenmiş durumda. Ben de encümen üyesi olarak kendisiyle birlikte omuz omuza çalışmaktan büyük bir gurur ve onur duyuyorum. Türkiye Belediyeler Birliği’nin geçen dönem ne kadar siyasi davrandığı, ne kadar adaletsiz davrandığı hepimizin malumuyken, Ekrem Başkanımızın başkanlığında bu dönem özellikle deprem bölgesinde başlayan yardımlarla gerçekten nasıl adaletle davranılacağını, nasıl doğru yönetileceğini hem bizlere hem tüm Türkiye’ye göstermiş oldu.” ifadelerini kullandı. Eskişehir’in ilk kadın belediye başkanı olmaktan dolayı büyük gurur duyduğunu söyleyen Başkan Ünlüce, “Eskişehir Anadolu’nun içinde, bozkırda parlayan bir yıldız gibi. 25 yıl önce burada Yılmaz Büyükerşen hocamızla başlayan bu güzel belediyecilik 31 Mart’ta bayrağı devralarak bana geçmiş oldu. Ben hem Ekrem Başkanımızın hem de sizlerin huzurunda bir kere daha söylemek istiyorum ki; bu şehrin ilk kadın belediye başkanı olmaktan büyük bir gurur duyuyorum. Yılmaz Büyükerşen hocamızın açtığı yolda, bu şehri daha ileriye götüreceğime tekrar söz veriyorum.” diye konuştu. Başkan Ünlüce’nin ardından konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 31 Mart yerel seçimlerinden sonra Eskişehir gibi birçok il ve ilçede kadın belediye başkanlarının görev aldığını söyledi. CHP’li 14 Büyükşehir Belediye Başkanlarıyla birlikte yol yürümekten büyük mutluluk duyduğunu ifade eden İmamoğlu, “Temel amacımız şehirlerimizde oluşturduğumuz mutluluğu bütün Türkiye’ye yayabilmek. Açıkçası mutluluk belediyelerin başarısından geçiyor. Ayşe Başkanımızın hem geçmiş belediye deneyimi hem de hep beraber omuz omuza felsefemiz ve de bunun Türkiye’nin bütününe yansıyabilecek şekilde Türkiye Belediyeler Birliği’nde birlikte görev yapıyor olmamız çok yönlü mücadele sahasını bize sunuyor. Bu bir avantaj. Çok çalışacağız ama durmayacağız. Bu şekilde umuyorum ki milletimizin ülkemizin, şehirlerimizin, çocuklarımızın, gençlerimizin, hemşehrilerimizin hak ettiği iyi yaşamı bütün şehirlerde ortaya koyacağız.” dedi. Konuşmaların ardından Başkan Ayşe Ünlüce ve İmamoğlu, alkışlarla meclis salonundan ayrıldı.

Memleketin Dört Bir Tarafında Çiftçinin Çığlığını Duyuyoruz Haber

Memleketin Dört Bir Tarafında Çiftçinin Çığlığını Duyuyoruz

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbullu çiftçilere ücretsiz dağıtılan yazlık fidelerden elde edilen sebzelerin ilk hasadını Çatalcalı üreticilerle birlikte yaptı. Çakıl Köyü’ndeki tarlalarda üretici çiftçilerle buluşan İmamoğlu, İBB hibesi fidelerden elde edilen ürünlerden tattı. Çiftçilerle samimi sohbetler gerçekleştiren İmamoğlu, Çatalca Belediye Başkanı Erhan Güzel ve köylülerle birlikte hasat yaptı. Çakıl Köyü’nden Kaleiçi Mahallesi’ndeki kapalı pazar alanına geçen İmamoğlu, “Hasat Bayramı”nda Çatalcalı üreticilerle bir araya geldi. Etkinlikte, sırasıyla; kadın üretici Belgin Tuncer, Onur Demir, Çatalca Ziraat Odası Başkanı Seyit Çetin, Çatalca Belediye Başkanı Güzel ve İmamoğlu birer konuşma yaptı. “BİR FABRİKADA İŞÇİ OLABİLİRDİ AMA ŞİMDİ…” Gündemdeki konulara da değinen İmamoğlu, çocuklar ve yerli üretim sebzelerle süslenmiş platformda yaptığı konuşmasında şunları söyledi: “Arkadaşlarım uzun uzun açıkladılar. Hem değerli çiftçi hemşehrilerim; ablamız, kardeşimiz hem değerli kooperatif başkanımız. Hele hele Başkanımız çok önemli konulara değindi. Bu sene ektiği toprağı bir daha ekmeye parası olamayacağını anlattı. Onun çok daha aşağısında bir gelir elde ettiğini, bu şekilde devam ettiği takdirde, ne yazık ki bu topraklarda yaşayan insanların gıdası, yaşam kaynağı olan tarımın artık yapılamaz hale geleceğinin işaretini bize verdi, gösterdi. Bu tehdit var. Tabii Çatalca Belediye Başkanımız, değerli çiftçi dostlarımıza, hemşehrilerimize verilen bu desteğin ne denli moral kaynağı olduğunu, insanlarımızın bu desteklerle beraber tekrar toprağını işlediğini ve tekrar toprağında para kazandığını ifade etti. Çiftçi kardeşimizin dediği gibi; bir fabrikada işçi olabilirdi ama şimdi bu desteklerle toprağında üreten, ev halkıyla beraber üretimin bir parçası olan bir dönemi yaşadığını söyledi.” “ÇİFTÇİMİZİN YANINDA, İLK KEZ PANDEMİ DÖNEMİNDE OLDUK” “Aslında bu sözlerin üzerine fazla söylenecek söz yok. Ama şunu söylemek zorundayım. 2020 yılında, pandeminin, o salgın hastalık döneminin insanları evine kapattığı ve büyük bir moral bozukluğu içerisinde hayatta kalmayı, yaşama gücünü elde etmeyi düşündüğü anlarda biz, bir kesimi daha hatırladık. Hiçbir şey yapamaz halde, ekemeyeceğini, biçemeyeceğini düşünen çiftçimizin yanında, ilk kez o pandemi döneminde olduk. Az önce Pendik Göçbeyli Köyü’nden bir ablamız yanımıza geldi, ‘Eğer bu olmasaydı, biz çok umutsuz günler yaşayacaktık’ diye bana söylediklerini hatırlıyorum. Pendik'ten Silivri'ye, Çatalca'dan Sarıyer'e, Şile'den Beykoz'a, Arnavutköy'den Büyükçekmece'ye, bütün ilçelerimizde tarım yapılan alanların arttırılmasına dönük desteğimize başladık. İşte o desteğimiz… Sadece bugün burada ürünlerini gördüğünüz fide desteği değil, akaryakıt desteği, aynı zamanda çiftçi eğitim desteği, makine desteği, gübre desteği ve ziraatın en iyi şekilde yapılması adına gereken ne var ise, hepsini sağlama gayreti içerisinde olduk.” “TOPRAĞI İŞLEYENİN GÖNLÜNÜ, İYİ VE HOŞ EDEMEZSENİZ O MİLLETİN HUZURLU OLMA ŞANSI YOK” “Bugünkü bayram hissinin, bugünkü bu güzel ortamın ve duygunun kaynağı, o verdiğimiz destekler. Her yerde çok gururla söylüyorum. Bir çiftçi annenin evladıyım. Toprağın bereketinin bir hane için, bir ev için ne ifade ettiğini çok iyi bilirim. Yüzleri nasıl güldürdüğünü, insanları nasıl mutlu ve huzurlu ettiğini iyi bilirim. Siz, toprağın bereketini fışkırtamazsanız, o toprağı işleyenin, gönlünü iyi ve hoş edemezseniz, o insanların hanesine, o bereketli gelirleri akıtamazsanız, o milletin huzurlu olma şansı yok. O bakımdan bu memleketin dört bir tarafında çiftçinin çığlığını duyuyoruz. Kötü ekonomi politikaları, çiftçinin desteklenmemesi, insanların ihtiyaçlarının hissedilmemesi ve ne yazık ki vatandaşından uzaklaşan yönetim anlayışı, bugün, başta köylerimizde, kırsalda, toprağını işleyen, hayvanını yetiştiren insanlarımızı çığlık atmaya, feryat etmeye mecbur bırakmıştır. Tabii gıda enflasyonunda bu bozuk düzen, dünyada neredeyse en yüksek enflasyona sahip ülke durumuna bizi getirmiştir.” “UMARIM ÇİFTÇİMİZİN FERYADINI DUYARLAR” “Normal enflasyon zaten yüksek. Ama gıda enflasyonu, ondan da yüksek. İşte böyle bir ortamda, biz üretimi teşvik etmek için, aslında merkezi idarenin, hükümetin yapamadığını onu hatırlatmak ve mutlaka çiftçinin yanında olmak zorunda olduğunu ona göstermek istiyoruz. Biz, yol gösteriyoruz. Bu yolu umarım izlerler. Umarım çiftçimizin yanında olurlar. Umarım bu çiftçimizin feryadını duyarlar. Zaten işçisi, emeklisi, şehirlerden bu ülkenin yönetimini istemediğini gösterdi ve gönderdi. Şimdi köylüsü, çiftçisi memleketin iktidarından yollamak için kararlı davranıyor.  Biz, sadece İstanbul üretsin değil, biliyoruz İstanbul'un tarım alanlarının İstanbul'a bakacak hali yok. Burada 20 milyona yakın insan yaşıyor. Ama biz, İstanbul'da bütün ülkeye ders alacak uygulamaları yaparak, insanlarımızın ihtiyaçlarının altını çiziyoruz. Gerçek ihtiyaçlar; bunlar gerçek konular.” “EKREM İMAMOĞLU'YLA UĞRAŞACAKLARINA, MİLLETİN DERTLERİNİ ÇÖZMEYE ODAKLANSINLAR” “Tabii bugünün merkezi idaresi, hükümeti, bu eksiklikleri kapatmak için, her gün türlü türlü mevzuların peşinde koşuyorlar. Ve her gün, hepimizle birtakım yakıştırmalar, yapıştırmalar peşinde gayret ediyorlar. Ama Allah'a şükürler olsun; yalan, dolan, talan bize ne yakışır ne yapışır. Bunlarla uğraşacaklarına, Ekrem İmamoğlu'yla ya da onun yol arkadaşlarıyla, Genel Başkanımızla uğraşacaklarına, milletin dertlerini çözmeye odaklansınlar. Çiftçiye yardımcı olsunlar, çiftçiye destek olsunlar. Her yerde söyledim, söyleyeceğim. Bugün şu kürsüde, kalpten, bütün inancımla, inanın keşke, Yaradan’a dua ediyorum ki, ekonomiyi düzeltmede başarılı olsunlar. Çünkü benim memleketimde, benim milletime ne yoksulluk ne açlık ne işsizlik ne gariplik yakışır. Benim milletime zenginlik yakışır. Bu kadar net. Bu işin muhalefeti, iktidarı olmaz. İnanın ekonomimiz keşke iyi olsa, daha iyi ekonomi, daha güçlü işler için rekabet etsek.” “EKREM'İ DEĞİL, MİLLETİ YENMEYE ÇALIŞIYORSUN” “Ama bu memlekete, 22 yıllık iktidarın ucunda, yoksulluğu ortaya koydukları gibi… Belediye Başkanımızın dertlerini dinliyorum. Bir kısmını ifade etti. Düşünsenize; seçimden 5-6 ay önce, seçimden önce belediyenin kasasına, cumhurbaşkanlığının kasasından 45’er milyon lira yolluyorlar. Ama bir şartla; 14 tane eksikle. Cumhuriyet Halk Partili belediyelere değil, AK Partili belediyelere. İstanbul'a. 45’er milyon lira. Pardon; 14 değil. Bir eksik daha var. Ortağına bile yollamıyor. Silivri'ye bile yollamadı. Ona da yollamadı. 15. 45’er milyon lira. Niye? Seçim parası. Niye? Ekrem'i yenecekler. Yahu Ekrem'i değil ki, milleti yenmeye çalışıyorsun. Ama millet yenilmez. Millet yenilmez. Millet; hakkını, hukukunu, kime yakışıyorsa teslim eder. İşte Çatalca'da Erhan Başkanımıza teslim ettiği gibi, millet İstanbul'da da bize bu hakkı teslim etti.” ÇATALCA BELEDİYESİ’NE “HACİZ” TEPKİSİ: “BU ZULÜM YAPILIR MI?” “Ama ben neye üzülüyorum biliyor musunuz? 5 ay önce, 45 milyonu Çatalca'nın hesabına yatıran Cumhurbaşkanlığı’nın kasasından, -sizin paranız sizin- yatırırken demiyor ki ona, ‘Git sigorta paranı öde kardeşim’. Diyor ki, ‘Seçim çalışmalarında harca. Ne yap, et Çatalca'yı kazan. İstanbul'da da Büyükşehir Belediye Başkanı’nı yen. Olmuyor. Aradan geçiyor 4 ay. Sanki 4 ayda sigorta borcunu yapmış gibi, kapısına icra yolluyor. Bu nedir ya? Bu nedir? Çatalca kimin? Milletin. Belediye kimin? Milletin. Yahu bu zulüm yapılır mı? Bunun adı politika mı?  Bunun adı siyaset mi? Yani şu vicdanı en yüksek, adaleti en iyi bilen… Vicdan ve adalet, bu milletin ruhunda vardır, ruhunda, hücrelerinde var. Bundan hiç taviz vermez. Hakkını haklıya teslim eder, 2019’da ettiği gibi. Yine etti. Yine edecek. Onun için sen, bu şekilde sanma Erhan Bey'i ya da diğer belediye başkanlarını cezalandırıyorsun. Sen, milletini cezalandırmak için hareket ediyorsun. Ama millet, malın sahibi; sen değilsin ki. Millet malın sahibi. Mülkün sahibi millet. O millet, günü geldiğinde sana gereken cevabı nerede… Hak sahibi olduğunu göstereceği sandıkta, o demokrasi tokadını sana gösterecek. Bu kadar net.” “BOŞ MİLLİYETÇİLİK NARASI ATMASINLAR” “Tekrar diliyor ve istiyorum ki, yürekten dua ediyorum ki, ‘Allah'ım ekonomiyi düzeltmeleri için onlara yardım et, onlara akıl ver, onlara vicdan ver, onlara adalet ver.’ Dua ediyorum onlara. 6-7 senedir, onlara akıl ver diye dua ediyordum. Yaradan, benim duamı kabul eder ama bu yaramadı. Daha çok dua ediyorum. Çünkü ben, bu memleketi ve milletin iyi olmasını istiyorum. Bakın; işte bu bereketli ortamın var olmasını sağlayan bütün çalışma arkadaşlarıma, iş birliği yapan belediye başkanı arkadaşlarıma, kooperatif başkanı yöneticilerine, tüm çiftçilerimize… Başladığımızda 1’di, şimdi 10 kat arttı çiftçi sayısı. Ve ekmez oldukları toprakları ekmeye başladılar. Ve tam 51 bin dekar üretilen alanı arttırdık. Daha da artacak. Onlar, memleketin tarım alanlarını, orman alanlarını gasp etmesinler diye, biz tarım yapmaya, o alanları ekip biçmeye devam edeceğiz. Boş milliyetçilik narası atmasınlar. Milliyetçilik nedir biliyor musun? Milliyetçilik; bu toprağı, doğayı, havayı, suyunu, denizini, insanını, senin elindeki bereketi, bolluğu düşünmek demektir. Milliyetçilik budur. Öyle lafla olmaz milliyetçilik. Bu milletin her evladının, her yöresinin korunması demektir.” “BİZİMLE UĞRAŞIYORLAR AMA BOŞUNA” “Bizimle uğraşıyorlar ama boşuna, nafile. Bizim her belediye başkanımız işinde, gücünde. Her belediye başkanımız, kendi ilçesinde en güçlü belediyeciliği yapmak için gayret içerisinde. Bizi boş konularla, televizyonlarda, orada, burada tartıştırmasınlar. Kol kola, 26 CHP’li belediye başkanı İstanbul'da tarih yazacak; göreceksiniz. İyi niyetle, gazeteciliğine güvendiğim, bizi takip eden, genelde de bizim Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri yazan, çizen sevgili gazeteci kardeşlerim. Bırakın bizim arkadaşlarımızın şunu dedisini, bunu dedisini; memleketin sorunlarını konuşun. Bir süre bizi unutun. Şunları anlatın, şu bereketleri anlatın. Başka bir şey istemiyoruz. Yandaş medya zaten bizi göstermez. Onlar bunları göstermez. Bazen benim çirkin, yamuk, yumuk çıkmış fotoğraflarımı göstermeye çalışıyorlar. Niye? Ekrem çirkin. Annem arıyor beni, diyor ki; ‘Uşağım, öyle de güzelsin, böyle de güzelsin’ diyor. Onun için Allah'ın yarattığı her varlık güzeldir, yakışıklıdır. Hepinizi bu güzel duygularla selamlıyorum. Hepinizi sevgiyle, saygıyla kucaklıyorum. Köylerinizin, topraklarınızın, güzel şehrinizin ve bütün memleketimizin bereketi bol olsun.” HASAT BAYRAMI POZU Konuşmaların ardından İmamoğlu; CHP Parti Meclisi üyeleri Berker Esen, Cem Aydın, CHP milletvekilleri Yunus Emre, İlhami Özcan Aygun, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu, çocuklar ve üreticilerle birlikte “Hasat Bayramı pozu” verdi. DESTEK 2020’DE BAŞLADI İBB, 2020 yılından başlayarak, İstanbullu çiftçilerin girdi maliyetlerini azaltmak, tarımsal üretimden çekilen çiftçileri tekrar tarıma teşvik etmek ve böylelikle tarımsal alanların betonlaşmasını önlemek amacı ile yazlık sebze üreten çiftçilere domates, biber, hıyar, patlıcan ve karpuz fidesi desteği vermeye başladı.2021 yılında bu desteklere; kışlık sebze fidesi desteği, silajlık mısır tohumu desteği, biyolojik mücadele amacıyla sarı tuzak desteği, küçük ölçekli balıkçılarımız için tekne bakım malzemesi desteği ve küçükbaş hayvancılık yapan çiftçilerimize kuzu besi yemi desteği eklendi. 2022 yılında ise tüm bu desteklere ilave olarak; yağlık ayçiçeği tohumu, ekmeklik buğday tohumu, damla sulama hortumu ve gübre desteği, mazot desteği, çilek fidesi desteği, büyükbaş hayvan yemi desteği ve arı yemi desteği verilmeye başlandı. Bu yıl, var olan destekler tarımsal üretimde su sarfiyatını azaltan, yabancı otlarla mücadeleyi en aza indiren ve dolayısıyla tarımda ilaç kullanımını da azaltan malç naylonu desteğini, yine hububat üretimi yapan çiftçilerimize yemlik arpa ve yulaf tohumu desteğiyle zenginleştirildi. ARTARAK DEVAM EDİYOR 2024 yılı itibari ile son 4 yılda; 11.328 çiftçiye 55 milyon yazlık ve kışlık fide, 5.426 çiftçiye 8.947 torba yağlık ayçiçeği tohumu, 1.392 çiftçiye 5.750 torba silajlık mısır tohumu, 2.226 çiftçiye 1.548 ton ekmeklik buğday tohumu, 1.433 çiftçiye 939 ton arpa tohumu ve 509 çiftçiye 258 ton yulaf tohumu desteği sağlandı. Ayrıca fide ve tohumların üretiminde kullanılan gübre, malç naylonu, damla sulama hortumu, mazot desteği gibi destekler de İBB’nin hibe kalemine eklendi. Çiftçilere sağlanan bu desteklerin yanında, 5.115 küçük ölçekli balıkçıya tekne bakım malzemesi ve koruyucu ekipman desteği verildi. Hayvancılık ve arıcılık yapan çiftçilere de destek kapsamına alındı. Son 4 yılda 2.804 üreticiye 4.479 ton sığır süt yemi, 2.764 üreticiye 5.018 ton kuzu besi yemi, 1.645 arıcıya ise 197 ton arı yemi desteği sağlandı. İBB’ye ait 15 adet sulama göleti ile çiftçilere ücretsiz sulama suyu desteği sağlanıyor. İBB’nin 2020 yılında destek verdiği çiftçi sayısı 693 iken, bu sayı tekil bazda bitkisel üretimde 4.660, hayvansal üretimde 2003, arıcılıkta 417 ve balıkçılıkta 1.300 olmak üzere, toplam 8.401’e ulaştı.

Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
logo
Porsuk Haber Ajansı En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.