SON DAKİKA
Hava Durumu

#Mersin

Porsuk Haber Ajansı - Mersin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mersin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beklentimiz Kur ve Maliyet Dengesinin Sağlanması Haber

Beklentimiz Kur ve Maliyet Dengesinin Sağlanması

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen Bölgesel İhracat Buluşmaları etkinliklerinin üçüncüsü Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin (AKİB) ev sahipliğinde Mersin’de gerçekleştirildi. Programa TİM Başkanı Mustafa Gültepe’nin yanı sıra TİM Başkan Vekilleri Ahmet Güleç, Adil Pelister, Çetin Tecdelioğlu, TİM Yönetim Kurulu Üyeleri, TİM Sektörler Konseyi Üyeleri, AKİB Koordinatör Başkanı Fatih Doğan, AKİB’e bağlı Birliklerin başkan ve yöneticileri, delegeler ile Akdenizli ihracatçı firmaların temsilcileri katıldı. TİM Başkanı Mustafa Gültepe, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, Bölgesel İhracat Buluşmaları’nı İzmir ve Trabzon’un ardından Mersin’de düzenlediklerini belirterek, kurum olarak bu toplantılara geniş katılım sağlamaya özen gösterdiklerini söyledi. Her sektörü temsil eden başkan vekillerinin ve yönetim kurulu üyelerinin bir ekip çalışması içinde sorunları, geri bildirimleri ve çözüm önerilerini toparladığını kaydeden Başkan Gültepe, böylece sektörlerin yaşadığı zorluklara çözüm bulmak ve Türkiye’yi dünyanın en büyük 10 ihracatçı ülkesi arasına sokmak için gerekli adımları belirlediklerini belirtti. “2028 yılı için mal ve hizmet ihracatında toplam 575 milyar dolar hedef belirledik” Türkiye’nin 2024 yılında bir önceki yıla göre yüzde 2,5 artışla 262 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini anımsatan Başkan Gültepe, 2025 yılı ihracat hedefinin ise 280 milyar dolar olduğunu ifade etti. 2028 yılı için 375 milyar dolar mal ihracatı ve 200 milyar dolar hizmet ihracatı ile toplamda 575 milyar dolar hedef belirlediklerini belirten Başkan Gültepe, “Bu yıl hedeflerimize ulaşabilmek için yoğun bir şekilde çalışıyoruz, ilk iki ay geride kaldı. Bundan sonraki süreçte, çift haneli, en az yüzde 10 ve üzeri büyümeler elde ederek hedefimize ulaşabiliriz." dedi. Türkiye’nin ihracatına ekonomi politikalarının etkisinin yüzde 80, dış faktörlerin etkisinin yüzde 20 düzeyinde yansıdığını dile getiren Başkan Gültepe, en önemli sorunların başında döviz kuru ve enflasyon makasının açılması olduğunu söyledi. Üretim maliyetleri hızla artarken döviz kuru yatay seyrettiği için uluslararası pazarlarda rekabet gücünün azaldığına vurgu yapan Başkan Gültepe, dolar bazında işçilik maliyetlerinin iki katına çıktığını, bu tablonun Türk ihracatçısını zorladığını, yeni pazarlara açılmanın ve mevcut pazarları korumanın daha maliyetli hale geldiğini söyledi.  “Yurt dışındaki fuarlarda yabancı müşteriler ‘Niye bu kadar pahalısınız?’ diye soruyor.” Türkiye’de esas sorunun maliyet enflasyonundan çok tüketim enflasyonu olduğunun altını çizen Başkan Gültepe, “Döviz kurunu artırmamak enflasyonu kontrol altında tutmak için önemli olsa da, üretim maliyetlerindeki artış sürdürülebilir değil. Enerji ve işçilik maliyetleri hızla artarken, satış fiyatlarının sabit kalması ihracatçıyı zor durumda bırakıyor. Bu sürdürülebilir bir ekonomi modeli değildir. Katıldığımız fuarlarda yabancı müşteriler Türkiye’nin fiyatlarının neden bu kadar yüksek olduğunu sorguluyor. ‘Niye bu kadar pahalısınız?’ diye soruyor. Bunun temelinde belli bir tarafın sürekli baskılanması yatıyor. Dolar kurunda yüzde 15’lik bir artış olurken maliyetlerimiz yüzde 70-80 artıyor. Farklı sektörlerde faaliyet gösteren firmalarımız alternatif üretim alanları arayışına giriyor. Serbest bölgeler, Mısır, Fas, Cezayir ve Doğu Avrupa ülkeleri ön plana çıkıyor. Sadece döviz kuru değil, maliye politikalarının da ihracat ve üretimi destekleyici olması gerekiyor. Ekonomi Koordinasyon Kurulu’na bu taleplerimizi sürekli aktarıyoruz. Bakanlarımızın çabalarını görüyoruz. Ancak sürecin hızlanması gerektiğini düşünüyoruz.” diye konuştu. “İhracatçı firmaların rekabet gücünü artırması için yenilikçi ve sürdürülebilir adımlar atması gerekiyor” AKİB Koordinatör Başkanı Fatih Doğan ise konuşmasında uluslararası ticarette yaşanan değişimler, ekonomik dalgalanmalar ve yeni düzenlemelere karşı ihracatçı firmaların rekabet gücünü artırması için yenilikçi ve sürdürülebilir adımlar atması gerektiğini söyledi. Bu bağlamda Türkiye’nin AB, Orta Doğu, Afrika ve Asya-Pasifik bölgeleriyle yaptığı serbest ticaret anlaşmalarının genişletilmesi ve yeni serbest ticaret anlaşmalarının hayata geçirilmesinin son derece önemli olduğunu belirtti. Suriye pazarının bölge ihracatında büyük yeri olduğunun altını çizen Başkan Doğan, “Türkiye gümrük bölgesi üzerinden Suriye’ye ihracat ve transit işlemlerinde kısıtlama listelerinin kaldırılmasını, bu ülkenin yeni yönetiminin 2 bin kalemde ithalat yasağını kaldırmasını ve 269 ürün için gümrük vergilerinde Türkiye için indirim kararı alınmasını önemli adımlar olarak değerlendiriyoruz. 2011 yılında askıya alınan Türkiye-Suriye Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) daha kapsamlı bir ekonomik ortaklık anlayışıyla yeniden hayata geçirilmesini bekliyoruz.” dedi. “En büyük beklentimiz kur ve maliyet dengesinin sağlanması” AKİB ihracat ailesinin Eximbank kredilerinin artırılmasını, düşük faizli ihracat finansmanı sağlanmasını ve KOBİ’ler için daha erişilebilir teşvik programları oluşturulmasını beklediğini dile getiren Başkan Doğan, şunları söyledi: “Kur ve enflasyon dengesinin ekonomik programa zarar vermeyecek şekilde güncellenmesine ihtiyaç vardır.  2025'te üretim, ihracat ve yatırıma yönelik kredi politikalarının uygulanması ve ihracatçının rekabetçiliğine destek olabilecek kur düzeylerinin yakalanması halinde ihracat hedeflerine ulaşılması mümkün olacaktır.Bu beklentilerin karşılanması halinde AKİB ihracat ailesi olarak bizler de üzerimize düşen sorumluluğun bilinciyle, tüm gücümüzle yatırımlarımızı gerçekleştirmeye, üretimi artırmaya, ihracatı yükseltmeye ve daha fazla istihdam sağlamaya devam edeceğiz.” Açılış konuşmalarının ardından etkinlik “Delegeler Soruyor” ve “Suriye’ye İhracatta Güncel Gelişmeler” konu başlıklarında devam etti. Gün boyu devam eden etkinlikte Türk Eximbank, Türk Ticaret Bankası ve İGE A.Ş. yöneticileri ihracatçılar için sundukları finansman desteklerini anlattı. TİM Başkanı Gültepe ve beraberindeki heyet, Mersin’deki Memişoğlu Tat Bakliyat ve Adana’daki Temsa firmalarını da ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgiler aldı. 

Türkiye Bakliyatta İhracatçı İken İthalatçı Konuma Geldi Haber

Türkiye Bakliyatta İhracatçı İken İthalatçı Konuma Geldi

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Mersin Ticaret Borsası (MTB) tarafından ‘Dünya Bakliyat Günü’ kapsamında ‘Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yaşam İçin Bakliyat’ sloganıyla düzenlenen programa katıldı. MTB Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir ile Meclis Başkanı Münir Şen’in ev sahipliğinde düzenlenen programa; Başkan Vahap Seçer’in yanı sıra, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Ali Tuna Baysal, kent protokolü, ilçe belediye başkanları, oda, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile sektör temsilcileri katıldı.  “Türkiye bakliyatta ihracatçı iken ithalatçı konuma geldi” Mersin’de bakliyat sektörünün üretimden ziyade ticari yönüyle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasına başlayan Başkan Seçer, 1980’li yıllarda Türkiye’nin sektörde ihracatçı konumda iken günümüzde net olarak ithalatçı konuma geldiğini söyledi. Bunda 1980’li yıllardan günümüze Türkiye’de ki tarım politikalarında gerçekleştirilen değişimlerin etkisinin olduğunu belirten Seçer, “Özellikle bakliyat üretiminin yapıldığı Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu bölgelerinde tarım yapma şeklinin de değişmesiyle, yani kuru tarımdan sulu tarıma geçiş, ikame ürünlerinin gelişmesi, farklı yeni alternatif çeşitlerin o bölgeye adapte edilmesini bakliyat üretiminde bazı komplikasyonlara neden oldu. Bu da üretim düşüklüğünü getirdi. Çünkü ekim alanları azalınca, farklı ürünler bakliyatın yerine geçince Türkiye’de de bakliyat üretiminin düşmesine neden oldu” dedi. “Tarım, Türkiye’nin ana taşıyıcı sektörüdür” Kendisinin de iş hayatında tarım sektörü içerisinde olduğunu belirten ve tarımın Türkiye’nin en önemli taşıyıcı sektörü olduğunun altını çizen Seçer, “Tarım, Türkiye’nin ana taşıyıcı sektördür. Türkiye’nin cirosu içerisinde payı düşük olsa da sağladığı sosyal fayda açısından baktığınız zaman, Türkiye gibi yakın zamana kadar tarım ülkesi olarak değerlendirdiğimiz bir ülkede tarım sektörünü baş tarafa yazmak lazım” diye konuştu. “Mersin’i bakliyatçı kent yapan işleme tesisleri ve limandır” Mersin’de de bakliyat sektörünü güçlü kılan unsurun üretim değil bakliyat işleme tesisleri olduğunu aktaran Seçer, kentin toprak yapısının da bakliyat üretimi için uygun olmadığını söyledi. Seçer, “Mersin’i net olarak Türkiye’de bakliyatçı bir kent yapan, buradaki işleme tesisleri ve Doğu Akdeniz çanağının en önemli limanının Mersin oluşudur. Bu gerçekle bakmak lazım” dedi. Bakliyat işleme tesislerinin kent içerisinde dağınık bir yapıda olduğunu ve Büyükşehir Belediyesi olarak bütün sektörler için olduğu gibi bakliyat sektöründe de kümelenme çalışması yapılmasından taraf olduklarını söyleyen Seçer “Bütün sektörlerde kümelenme yapalım, sektörler bir arada olsun, faaliyetlerini göstersin. Bugüne kadar böyle bir başarılı çalışma olmamış, aslında çok da düşünülmemiş” dedi. “İmar planları ile yeni tesisler kurmanızın yolunu açacağız” Büyükşehir Belediyesi olarak uzun yıllardır çözüm bekleyen ve iş dünyasının yeni yatırımlar yapabilmesinin önünü açacak imar planı çalışmalarını tamamladıklarının bilgisini veren Seçer,  “Fabrikalarınızın olduğu bölgede nihayet 30 yıldan sonra ilk kez 1/5000’lik planları, yani Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin uhdesinde olan planları bitirdik. 1/1000’lik planlar, Akdeniz ilçe belediyesinin uhdesinde ve hızlı bir şekilde yapılması için takip edilmesi gereken bir çalışma. Şu anda imara açtığımız alanların, Deliçay-Demiryolu ve sahil olarak daire şeklinde görülebilecek bölgenin 1/1000’lik planlarını da bitirdik. Diğer kalan kısımları da ilçe belediyesi yapacak, Büyükşehir Belediyesi Meclisi’nden geçecek. İmar planları demek yol, yatırım ve altyapı demek. Onun için önemsiyorum. Bu imar planları bitmezse sizin doğudan batıya, batıdan doğuya, sabah akşam geçişlerinizde yeni yolların açılması, yeni işyeri açmalarınız, yeni tesis yapmanız ve kümelenme mümkün değil. Çoğu gitti, azı kaldı. Bunları da başaracağız. Özellikle sizlerin tesislerinin olduğu bölgede yeni yol ağlarıyla oraya ulaşımı sağlayıp, yeni tesisler kurmanızın da yolunu açacağız” ifadelerini kullandı. Özdemir: “ ‘Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam için bakliyat’ diyorum” MTB Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Özdemir, 2016 yılının ‘Dünya Bakliyat Yılı’ olarak kutlandığından söz ederek, “2019 yılından itibaren her yıl 10 Şubat günü Dünya Bakliyat Günü olarak kutlanmaktadır” dedi. Bakliyatın; zengin protein, vitamin ve mineral içeriği ile en sağlıklı ve ucuz bitkisel besin kaynaklarının başında geldiğinden ve pek çok hastalıkla mücadelede de uzmanlar tarafından da sıkça önerildiğinden söz eden Özdemir, “Diğer yandan, kuraklığa dayanıklı ve su ihtiyacının az olması özellikleriyle bakliyat, kurak ve kıraç bölgeler için de oldukça uygun. Bakliyat öyle bir bitki ki; hem insanı hem toprağı besliyor”  dedi. Gerçekleştirdikleri etkinlikte katılımcılara 12 çeşit bakliyattan oluşan yemek sunduklarından bahseden Özdemir, “Amacımız sizleri buradan uğurlarken hepinizin bakliyatı seven, daha fazla tüketen ve özellikle genç nesillerimizi bakliyatın faydaları konusunda bilinçlendiren bireyler olarak sektörümüzün geleceğine katkı sağlamaktır. Daha fazla üretelim, daha fazla tüketelim. ‘Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam için bakliyat’ diyorum” dedi. Konuşmaların ardından Başkan Seçer, MTB önceki dönem Meclis Başkanları Necati Naran ve Hüseyin Arslan’a plaket takdim etti. Ayrıca geçmiş dönem meclis başkanı merhum Şerafettin Memiş adına verilen plaketi ise Seçer’den, merhumun çocukları Veysel Memiş ve Tuba Memiş aldı.  Program, bakliyat çeşitlerinden yapılan yemeklerin yenmesinin ardından sona erdi.

Yılkı Atları Büyükşehir Belediyesi’ne Emanet Haber

Yılkı Atları Büyükşehir Belediyesi’ne Emanet

Mersin Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da yabanda yaşayan canlıları beslemeyi unutmuyor. Tarsus’a bağlı olan ve merkeze yaklaşık 60 km uzaklıktaki Karboğazı mevkiinde yaşayan yılkı atları, her yıl olduğu gibi bu yıl da Büyükşehir ekipleri tarafından getirilen çayır otu ve arpa ile beslendi. Aralarında tayların da olduğu at grupları, ekiplerin bıraktığı yemleri yerken güzel görüntüler oluşturdu. Ekipler, bölgede bulunan yabani köpekler için de mama bıraktı. Mersin Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı ekipleri, yabanda yaşayan canlıları da beslemeyi unutmuyor. Toroslar’ın eteklerindeki Karboğazı mevkiinde yaşayan yılkı atları, Büyükşehir ekipleri tarafından getirilen çayır otu ve arpa ile beslendi. Otlar kar altında kalınca, atların imdadına Büyükşehir yetişti Bünyesinde bulunan hayvan bakımevlerinin yanı sıra, mama ve su destekleri ile sokakta yaşayan canlıların da besin ihtiyacını karşılayan Büyükşehir ekipleri, doğanın asil sakinleri yılkı atları için de belirli aralıklarla yem bırakıyor. Mersin’de kışın en çetin geçtiği bölgelerden biri olan Tarsus ilçesinin Karboğazı mevkiinde yaşayan yılkı atları, kış mevsimiyle birlikte otların azalması ve bitki örtüsünün kar altında kalması dolayısıyla yiyecek bulmakta zorluk çekiyor. Atlar, belirli aralıkla kendilerine yem getiren ekipler sayesinde karnını doyuruyor. Farklı noktalara bırakılan yemleri yemek için gruplar halinde gelen yılkı atları ve taylar, güzel görüntüler oluşturdu. Ekipler, bölgede yaşayan yabani köpekler için de mama bıraktı. Ölmez: “Her canlının belediyesi olarak hizmetlerimize devam ediyoruz” Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Tarsus Doğa Parkı’nda görevli Biyolog Yılmaz Ölmez, her yıl atlar için yem getirdiklerini belirterek, “Mersin Karboğazı mevkii, yazlık ve yaylalık bir alan. Bu alanda başıboş köpekler ve yabani atlar yaşıyor. Her sene olduğu gibi bu kış mevsiminde de buraya gelip atlarımızı ve yabani köpekleri besleyerek, kışı rahat geçirmeleri için onlara destek veriyoruz” dedi. Hem atların, hem de köpeklerin sevdiği türden besinler getirdiklerini sözlerine ekleyen Ölmez, “Köpeklerimize mama getiriyoruz. Atlarımıza da çayır otu, arpa gibi onların yiyebileceği ve sevdiği besinler getiriyoruz. Hava soğuyup kar yağdığı zaman onların besin kaynaklarına ulaşamayacağını anlıyor ve gelip burada beslenmelerini yapıyoruz. Başkanımız Vahap Seçer’in de söylediği gibi; biz her canlının belediyesi olarak hizmetlerimize devam ediyoruz” diye konuştu.

Mersin Büyükşehir Lezzet Kiokslarıyla Damakları Şenlendiriyor Haber

Mersin Büyükşehir Lezzet Kiokslarıyla Damakları Şenlendiriyor

Mersin Büyükşehir Belediyesi, iştiraklerinden biri olan Denizkızı Turizm A.Ş. bünyesinde Adnan Menderes Bulvarı Sahilinde birbirinden farklı konseptlerle açtığı kafe ve kiokslarla, Mersinlilere benzersiz ve kaliteli lezzetler sunmaya devam ediyor. Lezzet çeşitliliği ile damakları şenlendiren Büyükşehir; Adres Okuma Salonu’nun hemen yanında tantuni yemek isteyenler için ‘Mertuni’,  ızgara ve sucuk ekmek yemek isteyenler için Özgecan Aslan Barış Meydanı’nın yakınında ‘Izgaravan’, deniz ürünleri yemek isteyenler için de Denizden Kafe civarında ‘Gastrovan’ kiokslarını kazandırdı. Mersin Büyükşehir Belediyesi, iştiraklerinden biri olan Denizkızı Turizm A.Ş. bünyesinde Adnan Menderes Bulvarı Sahilinde birbirinden farklı konseptlerle açtığı kafe ve kiokslarla Mersinlilere benzersiz ve kaliteli lezzetler sunmaya devam ediyor. Eşi, dostu ve ailesi birlikte geniş bir zaman diliminde oturarak vakit geçirmek isteyenlere şık kafelerle; hızlı ve ayaküstü bir şeyler atıştırmak ve açlığını bastırmak isteyenlere de pratik kiokslarla çözüm sunan Büyükşehir, son olarak Mersin'in en sevilen yöresel lezzeti tantuni, mevsimine uygun türleri ile balık ekmek, sadece kokusu ile bile aç olmayanların her zaman yemek isteyeceği ızgara ve sucuk ekmek kioksları kazandırdı. Bu kapsamda Büyükşehir; Adres Okuma Salonu’nun hemen yanında tantuni yemek isteyenler için ‘Mertuni’,  ızgara ve sucuk ekmek yemek isteyenler için Özgecan Aslan Barış Meydanı’nın yakınında ‘Izgaravan’, deniz ürünleri yemek isteyenler için de Denizden Kafe civarında ‘Gastrovan’ kioksları ile hizmet veriyor. Lezzet çeşitliliği ile damakları şenlendiren Büyükşehir; her geçen gün artan maliyetlere rağmen, bu lezzetlerden herkesin faydalanması için bütçe dostu fiyatları ile takdir topluyor. Sahil bandında hizmet veren bu işletmeler, uygun fiyatlı olmalarının yanı sıra hijyen ve kalite açısından da vatandaşlardan tam not alıyor. Durmuş: “Rahatlıkla ulaşabilecek noktalarda lezzetli ürünler sunuyoruz” Mersin Büyükşehir Belediyesi Denizkızı Turizm A.Ş. Saha Koordinatörü Ekin Durmuş, hayata geçirilen kiokslarla ilgili; “Hem sabit, hem de mobil noktalarla birçok hizmeti vatandaşlarımızla buluşturuyoruz. Buluşturduğumuz lezzetler arasında; tantuni, ızgara köfte, sucuk ekmek, balık ekmek, kızarmış patates ve dondurma gibi ürünler yer alıyor. Verdiğimiz hizmetlerde esas önceliğimiz kalite, sonrasında ise bu kaliteyi uygun fiyata sunmak” diye konuştu. Sunulan hizmetlerle sokak lezzetleri oluşturmak istediklerini sözlerine ekleyen Durmuş, “Tantuni’nin adını Mertuni olarak değiştirdik ve vatandaşlarımıza sahildeki Okuma Salonu’nun yan tarafında hizmete sunduk. Bunların yanında yeni yaptığımız işletmelerden bir tanesi de Izgaravan ile uzun zamandır faaliyet gösteren, fakat göz önünde bulundurmadığımız balık ekmek servisi yapılan Gastrovan adlı işletmelerimiz var. Tüm bu noktalarla, bir nevi sokak lezzetleri oluşturmaya çalışıyoruz” ifadelerine yer verdi. Hem lezzet, hem de uygun fiyat avantajıyla oluşturulan mobil noktaların Mersin halkının gönlünde taht kurduğunu vurgulayan Durmuş, “Herkesin rahatlıkla ulaşabileceği ve tüketebileceği noktalarda lezzetli ürünler sunuyoruz. Elimizden geldiğince bütün lezzetleri vatandaşlarımıza sunmaya çalışıyoruz. Yakında yeni projeleri de hayata geçireceğiz” dedi. Vatandaşlar, pratik ve doyurucu lezzetlerin kiokslarda sunulmasını çok sevdi Sahildeki mobil yemek noktalarından oldukça memnun olduğunu belirten vatandaşlardan Melih Alpan, “19 senedir Mersin’de yaşayan bir genç olarak, tantuni çok sevdiğim bir lezzet. Tadı da gayet güzeldi, ortalamanın çok üstündeydi. Oldukça lezzetliydi ve bütçe dostuydu” dedi. Sahildeki Adres Okuma Salonu’nda vakit geçiren öğrencilerden Emir Ateş, yemek molasında Mertuni’den faydalandığını ve bu yemek noktalarının hem öğrenci dostu hem de lezzetli olduğunu ifade ederek, “Adres Okuma Salonu’nda uzun saatler ders çalışıyorum. Acıkınca hemen dibimde Mertuni var, çıkıp yemeğimi yiyorum. Hem zaman kaybetmiyorum, hem de ders çalışmış oluyorum. Lezzeti de gerçekten güzel. Ben başka şehirlerde de yedim tantuniyi, ama Mersin’de tadı farklı oluyor” ifadelerine yer verdi. Başka bir vatandaş Ümmü Bener ise mekânların kalitesine dikkat çekerek, “Büyükşehir’in bu hizmeti gerçekten lezzetli, kaliteli ve tertemiz. Bizleri mutlu ediyor” diye konuştu. Izgaravan gibi yenilikçi konseptlerle farklı damak tatlarına hitap eden işletmelerin, sahildeki yemek çeşitliliğini artırdığını söyleyen Aykut Baş, “Bana Izgaravan’ı eşim tavsiye etti. Gayet başarılı. Fiyatlar çok iyi. Sahil bandında herkes kendi damak tadına göre bir şeyler bulabilir. İsteyen balık, isteyen tantuni, isteyen köfte, isteyen sucuk. Bu yemek noktaları gayet iyi, çok güzel bir hizmet olduğunu düşünüyorum” dedi.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.