SON DAKİKA
Hava Durumu

#Muhammed Güney

Porsuk Haber Ajansı - Muhammed Güney haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Muhammed Güney haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gelin Hep Birlikte Ülkeyi Dezenfekte Edelim! Haber

Gelin Hep Birlikte Ülkeyi Dezenfekte Edelim!

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın toplantısında ülke gündemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantıda konuşan Saadet Partisi Eskişehir İl Başkan Yardımcısı, STK ve Halkla İlişkiler Başkanı Muhammed Güney şu ifadelere yer verdi; "Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Eskişehirliler, Bizler çökmüş bir ekonomiyi iktidar sarhoşluğundan ayılamayan kitlelere izah etmekten tükendik. Devletimizi ve kurumlarımızı iş bilmezlikle mahveden akp yığını, ranttan başka motivasyon tanımıyor. Rüşvet, torpil ve liyakatsizliğin platin çağını yaşatan muhafazakâr demokrasi Aziz Anadolumuzu kıtlığa ve sefalete mahkum etmiştir. Üretime ve fikre düşman kesilen neoliberal ekonomiyle ruhunu yitirmiş akp, manevi değerleri de yerle bir etmiştir. ''Büyük resim'' komedisiyle çeyrek asırlık ekonomik yıkımı dış güçlere bağlayan mistik masallar akp'nin temel esasları haline gelmiştir. Bugün maalesef ekonomi bir branş olmaktan çıkıp inanışa dönüşmüştür. Böylece insanımız sersefil yaşarken bile Allah'a değil iktidara şükretmeye mecbur edilmiştir. Biz de Milli Görüşçüler olarak bu uyduruk itikada teslim olmadığımız için Hamd ediyoruz. İnternet ve haberleşme kısıtlaması ne anlama geliyor? Bir siyasi grup sosyolojik ve felsefi açılardan fikir üretemediği sürece kolluk kuvvetlerini ve yargıyı sopa olarak kullanmaktan hiç çekinmez. Zira tartışacak ve mütalaa edecek birikime haiz olmayanlar kaba kuvvetten gayrı yöntem bulamaz. Muhakeme yetisi gelişmeyen bu iktidar güruhu muhalefet bloğundan kahraman çıkarmaktadır. Vasat icraatler ile sıradan belediye faaliyetleri yürüten idarecileri ergenekon ve balyoz masallarında olduğu gibi kurgusal gerekçelerle içeri tıkan erkler, büyüttükleri muhalefetten hiç ders almadı. Tarihe bakarsak baskı gören tüm camialar zaman içerisinde dinamit etkisiyle büyümektedir. Öyle görülüyor ki emir kulu hukukçular CHP iktidarı için canhıraş çalışmaktadır. Bu noktada Erbakan hocamızın ifade ettiği üzere milli görüş dışındakilerin farksız olduğunu görüyoruz. Elbette halk sokağa çıkacak, Meşru platformlarda Hak gaspına sessiz kalmayacak, kalmamalıdır da. Sokakta olanların çoğu, Akp nin onlara belirlediği kadere teslim olmayı kabul etmedikleri için sokaktalar. Bu sağın ve solun iradesi değildir. Bir diğer açıdan da ülkemizin ışıl ışıl gençleri sokağa çekilmektedir oysa siyasi partiler onlara bir gelecek inşa etmesi gerekiyorken muhalefet ve iktidar partileri liseli, üniversiteli gençlerin isyanıyla bir saltanat ümit etmemelidir. Bundan daha önemlisi de temiz vatan evlatları bu tarz eylemlerle polise ve devlete düşman edilmemelidir. Bizim en büyük sorumluluklarımızdan birisi bu kurgusal süreçlerin hukuk ve kollukla baskı altına alıp kontrol edilmesinin devletin değil, Akp’nin işgüzarlığı olduğunu fark ettirmektir. Kendi eğriliğini pas geçenlerin, deveye boynun “eğri” demesini samimi bulmuyoruz! İktidar, samimiyetine inanmamızı istiyorsa önce iğneyi kendine batırsın! Kendi kamburunu görmeyip başkasına düz yürü diyenleri, önce ayna karşısına geçip samimiyet testi vermeye çağırıyoruz! Gelin hep birlikte bütün ülkeyi dezenfekte edelim! Rüşvet ve yolsuzlukların kol gezdiği koridorlara güneş girsin istiyorsak önce “tuzdan” başlayalım! Bir şeylerin düzelmesinden umudunu kesmiş insanlara samimiyetimizi göstermek için önce Adalet’in hakkını verelim! Yargıyı siyasetin arka bahçesi olmaktan çıkarıp, herkesin hak arayacağı kapılara dönüştürelim ki yargı sistemi sadece “iktidarın” değil, “herkesin” güvencesi olsun! Millet, derdimizin üzüm yemek olduğuna; bağcıyla işimizin olmadığına inansın istiyorsak, rüşvet ve yolsuzlukla mücadeleye turpun en büyüğünden yani iktidar kadrolarından başlayalım! Bu ülkeye bahar ancak böyle gelir! Camdan köşkte oturup da dışarı taş atmayalım! Hırsımızı kinimizi işimize karıştırmayalım! İktidar-Medya-Siyaset-Bürokrasi-Patronlar Kulübü beşgenine “neşteri” hep birlikte vuralım! Ve Söz Veriyoruz; Saadet Türkiye’sinde evlatlarımız gardiyan değil garson devletle buluşacaktır."

Talebimiz Asgari Ücret Değil, İnsani Ücret! Haber

Talebimiz Asgari Ücret Değil, İnsani Ücret!

Saadet Partisi Eskişehir İl Başkanlığı tarafından, 81 İlde eş zamanlı olarak yapılan asgari ücret ile ilgili basın açıklaması Hamamyolu’nda gerçekleştirildi. Saadet Partisi Eskişehir İl Halkla İlişkiler Başkan Muhammed Güney tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca emekçinin sesi yankılanıyor: “Geçinemiyoruz! İnsanca bir yaşam ve emeğimizin karşılığını alabileceğimiz bir düzen istiyoruz.” Bugün burada, halkımızı açlık sınırının da altına iten ve emekçiyi yok sayan politikalara karşı duruşumuzu göstermek için bir aradayız. Asgarî değil, insani bir ücret talep ediyoruz; milleti, emekçiyi ezmeyen bir politika talep ediyoruz. Değerli Arkadaşlar; Açıklanan son asgari ücret rakamıyla, sermayenin dediklerini emir kabul edilmiş ve enflasyonun tüm yükünü yoksulun sırtına bindirilmiştir. 2024 yılında milyonlarca emekli kardeşimizi sadaka parası bile denemeyecek bir ücretle açlığa mahkûm eden iktidar; 2025 yılında yoksul kesimin açlıkla mücadelesini daha da katmerli hâle getirdi. Açıklanan asgari ücret TÜİK'in pembe enflasyonunun bile altında bir rakamdır! TÜİK'in bütün algı oyunlarına rağmen gösterilen % 47'lik enflasyon oranı bile asgarî ücretliye çok görüldü. Halbuki biz bu enflasyonun % 80'lerde olduğunu biliyoruz. Biz “yoksul kesimi enflasyona ezdirmeme sözünün” tutulmadığını biliyoruz. Haftalarca masada oturup, bir çözüm için çalışmadığınızı biliyoruz. Ve artık sizin neyi bilmediğinizi de biliyoruz! Siz çarşıyı bilmiyorsunuz, pazarı bilmiyorsunuz, sokağı bilmiyorsunuz, emekçiyi bilmiyorsunuz! Öyle görünüyor ki bir zamanlar hesabı yapılan, bir bardak çay ve simidin fiyatını bile bilmiyorsunuz! Şimdi soruyoruz: Bu rakamı neye göre belirlediniz? Kimle belirlediniz? Bir tarafta açlığa, yoksulluğa mahkum edilen milyonlar varken; öbür tarafta rant, ihale, yolsuzlukla ve faizlerle servetine servet katanlar bir avuç azınlık var. Bu asgari ücret rakamı yoksul milyonların değil, rantçı azınlığın rakamıdır. Tenceresi boş kalan annelerin değil, sofraları zengin olanların rakamıdır. Sabahın köründe işe giden işçinin değil, köşeyi kolay yoldan dönenlerin rakamıdır. Okuluna yırtık botla giden çocukların değil, makam aracı için kavga edenlerin rakamıdır. 85 milyonun değil, faiz lobilerinin rakamıdır. Bu rakam işçinin, işverenin değil; Hazine ve Maliye Bakanının rakamıdır! Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Misafirler; Asgari ücret rakamlar üzerinden, sırf milleti fakirliğe ikna etmek için çeşitli manipülasyonlar yapıldığını üzülerek izliyoruz. İktidar, 2002 yılından bugüne asgarî ücreti dolar bazında 628 dolara çıkardık diye övünüyor. Biz de soruyoruz: Sizin alım gücü diye bir şeyden haberiniz var mı? Zamanında 126 dolar ile geçinebilen bir ülke, neden bugün 628 dolarla geçinemiyor? Biz size cevabını verelim: çünkü ortalama kira fiyatları bugün 500 doların üstünde! Daha açıklayıcı olalım. Bugün asgari ücret 22.104 Türk Lirası oldu. Ücretin tamamını geçtik. Şu sonundaki 4 lira ile bir zamanlar, henüz Türkiye’de AK Parti yokken neler yapılabiliyordu neler! Bakınız elimde bugünün 4 lirası var. İşte burada. 2002’de 4 lirayla şuradaki 8 paket makarna alınabiliyordu. 2002’de 4 liraya şuradaki 30 adet yumurta alınabiliyordu. -Bakınız burası çok önemli- 2002’de 4 liraya 4 tane dürüm-ayran alınabiliyordu. Bugün elimdeki şu 4 lirayla, şuradaki bir ciklet dahi alınamıyor! Değerli Arkadaşlar; Hatırlayacaksınız yıllar önce Sayın Cumhurbaşkanımız, henüz İstanbul İl Başkanıyken asgari ücretin yetersizliği için simit-çay hesabı yaptıktan sonra şunları demişti: Evin kirasını kim ödeyecek? Elektrik parasını kim ödeyecek? Su parasını kim ödeyecek? Çoluk çocuğun okul masrafını kim karşılayacak? Biz de şimdi buradan soruyoruz: Bu ücretle evin kirası nasıl ödenir? Bu ücretle Elektrik parası nasıl ödenir? Bu ücretle çoluk çocuğun okul masrafı nasıl ödenir? Çarşıya, pazara nasıl çıkılır? Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Misafirler; Güzel ülkemizde asgari ücretle veya biraz üstüne çalışan yaklaşık 8,5 milyon emekçimiz ve ailesinin kabul etmeyeceği, edemeyeceği bu rakamı biz de kabul etmiyoruz. Çünkü bu rakam zulümdür. Emeğe zulümdür. Emekçiye zulümdür. Alın terine zulümdür. Kiraların % 60, pazar fiyatlarının %100 arttığı bir ortamda çalışana %30 zam bırakın vermeyi teklif dahi edilmemelidir. Aziz milletimiz adına buradan haykırıyoruz; bu yanlıştan dönün! Kuru soğana muhtaç ettiğiniz, soğuk evlerinde kombi açamaz duruma düşürdüğünüz, çocuğunun beslenme çantasına ekmekten başka bir şey koyamaya on milyonlarca insanın gözyaşları sizi boğmadan bu yanlıştan dönün. Talebimiz açıktır. Bizler; Asgari ücret değil, İnsani Ücret talep ediyoruz. Bunun gerçekleşmesi için bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da canla, başla aziz milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Son olarak, birazdan hep birlikte PTT’ye gidecek, şu an elimde bulunan ve çiklet dahi alamadığımız bu 4 lirayı Hazine ve Maliye Bakanlığına göndereceğiz. Belki bu 4 lira, bir sonraki çay-simit hesabında kullanılır. Bu vesileyle, Bugün buraya gelen siz basın mensuplarına ve kıymetli misafirlere çok teşekkür ediyor, sizleri Saadet Partisi adına muhabbetle selamlıyoruz." 

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.