SON DAKİKA
Hava Durumu

#Öğretmen

Porsuk Haber Ajansı - Öğretmen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Öğretmen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Öğretmenlik Mesleği İle Bağdaşmayan Bir Tutumun Göstergesi Haber

Öğretmenlik Mesleği İle Bağdaşmayan Bir Tutumun Göstergesi

Eskişehir Barosu, Mahmut Sami Ramazanoğlu Camii’nde görev yapan ve Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde öğretmenlik yapan Eşref Yıldırım’a yönelik tepkisini gösterdi.  Eskişehir Barosu tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; "Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan ve kamu vicdanını derinden yaralayan bir olay, çocuklarımızın güvenliği ve geleceği adına hepimizi endişelendirmiştir. İlimizdeki Mahmut Sami Ramazanoğlu Camii’nde görev yapan ve Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine giren Eşref Yıldırım isimli kişinin, sosyal medya üzerinden silahını masa üzerine koyarak yaptığı paylaşım kabul edilemez bir tablo sunmaktadır. Bu durum, toplumun güvenini sarsan ve saygın bir meslek olan öğretmenlik mesleğiyle asla bağdaşmayan bir tutumun göstergesidir. Çocuklarımızın bu gibi şiddet eğilimli kişilerden nasıl bir eğitim alacağı sorusu, tüm veliler ve eğitimciler için haklı bir endişe kaynağıdır. Eskişehir Barosu olarak, “Çocuğun Üstün Yararı” ilkesi doğrultusunda ilimizdeki tüm eğitim kurumlarıyla hak temelli çalışmalar yürütürken, böylesine vahim bir olay karşısında sessiz kalmamız mümkün değildir. Bu olay, yalnızca eğitim sistemi değil, toplumun geleceği açısından da ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu tür tehlikeli bir durumun, yetkili merciler tarafından derhal ve titizlikle ele alınmasını; gerekli idari ve hukuki süreçlerin hızla başlatılmasını talep ediyoruz. Eskişehir Barosu olarak, çocuklarımızın güvenli, sağlıklı ve şiddetten uzak bir eğitim ortamında yetişmelerini sağlamak adına sürecin takipçisi olacağımızı önemle bildiririz. Çocuklarımızın geleceği, hepimizin sorumluluğudur. Toplum vicdanını yaralayan bu tür olayların tekrarlanmaması için gerekli adımların bir an önce atılması gerekmektedir."

Halk Eğitim Öğretmenlerine Tiyatro Hediyesi Haber

Halk Eğitim Öğretmenlerine Tiyatro Hediyesi

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Eskişehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü Odunpazarı Halk Eğitim Merkezi’ne bağlı çalışan öğretmenlerini Lüküs Hayat Müzikalinde misafir etti. 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlamaları haftasında Odunpazarı Halk Eğitim Merkezi yetkililerinin, öğretmenlerin bu özel gününü bir tiyatro oyunu ile kutlama düşüncesine, kayıtsız kalmayan Şehir Tiyatroları, Halk Eğitime bağlı çalışan 150 öğretmeni yoğun ilgi gören “Lüküs Hayat” adlı müzikal oyununda davetli olarak ağırladı. Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları ve Senfoni Orkestrası'nın iş birliğiyle sahnelenen, Cemal Reşit Rey’in bestelediği, Ekrem Reşit Rey’in librettosunu yazdığı iki perdeden oluşan ünlü müzikalde Şehir Tiyatrolarının birbirinden değerli sanatçıları rol alıyorlar. Orkestra şefliğini ve aynı zamanda orkestrasyon ile müzik düzenlemesini de Aytuğ Ülgen’in yaptığı oyunun yardımcı yönetmenliğini Mete Ayhan, koreografisini Selçuk Borak, dekor tasarımını Barış Dinçel, kostüm tasarımını Tülay Kale, ışık tasarımını ise Ersen Tunççekiç üstlendi. Her gösteriminde olduğu gibi biletleri günler öncesinden tükenerek kapalı gişe sahnelenen oyunun sonunda öğretmenler 1200 kişilik salonu dolduran Eskişehirli sanatseverlerle birlikte sanatçıları ayakta alkışladılar ve oyunun dillere destan “Lüküs Hayat” şarkısını hep bir ağızdan söylediler.

Başkan Ataç Emekli Öğretmenlerle Buluştu Haber

Başkan Ataç Emekli Öğretmenlerle Buluştu

Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen programda emekli öğretmenler ile bir araya geldi. Tepebaşı Belediyesi tarafından 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen program yoğun katılım ile gerçekleşti. Vecihi Hürkuş Havacılık ve Teknoloji Parkı’nda gerçekleşen programa Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç’ın yanı sıra CHP Tepebaşı İlçe Başkanı Tevfik Yıldırım, Tepebaşı Belediyesi başkan yardımcıları ve çok sayıda emekli öğretmen katıldı. Programda konuşan Başkan Ataç, “Bugün burada hayatlarını eğitime ve geleceğimizin teminatı olan genç nesillere adamış siz değerli öğretmenlerimizle bir arada olmaktan büyük bir onur duyuyorum. Sizler, sadece bilgi aktaran kişiler değil, aynı zamanda sabırla, sevgiyle ve özveriyle toplumumuzun mimarları oldunuz. Her birinizin emeğiyle nice birey yetişti, nice hayaller gerçeğe dönüştü. Sizlerin her zaman yanınızda olduğumuzu bilmenizi isterim. Sadece geçmişteki katkılarınız için değil, gelecekteki destekleriniz için de teşekkür ediyorum” dedi. Buluşmada katılımcılara meslek hayatlarına dair tecrübelerini aktaran İlyas Küçükcan ve Muharrem Kubat da düzenlenen programdan dolayı Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç’a teşekkür etti. Program, İki Elin Sesi Var Senfoni Orkestrası eğitmenlerinin müzik dinletisi ile sona erdi.

Başkan Kazım Kurt: “Biz Kreşlerimizi Kapatmayacağız” Haber

Başkan Kazım Kurt: “Biz Kreşlerimizi Kapatmayacağız”

Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen yemekte, belediye bünyesinde görev yapan öğretmenlerle bir araya geldi. Başkan Kurt, konuşmasında sadece öğretmenlere teşekkür etmekle kalmadı, Türkiye’nin eğitim politikalarına dair sert eleştirilerde bulunarak dikkat çeken mesajlar verdi. “167 ÖĞRETMEN, BİNLERCE ÇOCUĞUN HAYATI DEĞİŞİYOR” Odunpazarı Belediyesi’nin eğitim alanındaki öncü çalışmalarına değinen Başkan Kurt, Odunpazarı Belediyesi’nde 167 öğretmen ile binin üzerinde çocuğa kreş hizmeti sunduklarına dikkat çekti. “Bu sadece bir eğitim hizmeti değil, aynı zamanda kadınların çalışma hayatına katılımını sağlayan, ailelere nefes aldıran bir sosyal belediyecilik hamlesidir. 22 yıldır Eskişehir’e tek bir kreş dahi açmayanlar şimdi bizim kreşlerimizi kapatmaya çalışıyor. Ama unutmasınlar, Odunpazarı Belediyesi teslim olmayacak” diyen Başkan Kurt, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik kreşleri kapatma kararını eleştirdi. Bu girişimlerin siyasi bir baskı olduğunu belirten Başkan Kurt, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: ''Kapatmak kolay! Ama teslim olmak demektir. Biz teslim olmayacağız. Her mahalleye bir kreş, toplamda 100 kreş hedefimizden vazgeçmeyeceğiz. Türkiye’de kreş fikrini gündeme sokan ilk belediyeyiz. Bugün AKP’li belediyeler bile seçim beyannamelerine kreş vaadini koyuyorsa, bu bizim başarımızdır. BAŞKAN KURT EĞİTİM SİSTEMİNDEKİ ÇARPIKLIKLARA DİKKAT ÇEKTİ Türkiye’de atanamayan öğretmen sayısı yarım milyonu aştı, köylerde okullar kapalı. Eskişehir’in bazı mahallelerinde ilkokul, ortaokul, lise yok. Eğitimde planlama yok, vizyon yok. Bu çürümüşlük, halkın hakkını gasp etmektir. Ama biz mücadele edeceğiz. Kreşleri kapattırmayacağız, eğitimi ayağa kaldıracağız.” Konuşmasında 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ne de vurgu yapan Başkan Kurt, kadınların güvenliği ve hakları için mücadele etmeye devam edeceklerini söyledi. Başkan Kurt, “Kadına yönelik şiddet bir insanlık suçudur. Bugün kadınlar, en temel hakları için bile direnmek zorunda kalıyorsa, burada hepimize düşen bir görev var: Direnmek, itiraz etmek ve eğitimi bu doğrultuda şekillendirmek. Kadınların Odunpazarı’nda güvende olması yetmez; tüm Eskişehir’de ve Türkiye’de güvence altında olmaları için çalışacağız” şeklinde konuştu. ODUNPAZARI’NDA YAKTIĞIMIZ MEŞALE TÜRKİYE’Yİ AYDINLATACAK Konuşmasını umut dolu bir mesajlar da veren Başkan Kurt, “Biz aydınlık bir Türkiye’ye inanıyoruz. Odunpazarı’nda yakılan sosyal belediyecilik meşalesi bugün sadece Eskişehir’i değil, tüm Türkiye’yi etkiliyor. Sizin azminizle, sizin çabanızla başaracağız. Öğretmenler Günü’nüz kutlu olsun, bu mücadeleyi birlikte büyütelim” dedi. Konuşma, salondaki öğretmenlerden büyük alkış aldı. Öğretmenlerin gönüllerince eğlendiği gecede, Başkan Kurt öğretmenleri yalnız bırakmadı.

Artırımlı Ek Ders Ücreti Herkesin Hakkıdır Haber

Artırımlı Ek Ders Ücreti Herkesin Hakkıdır

Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şubesi tarafından yüksek lisans ve doktora mezunu olan herkese ek ders ücretlerinin artırımlı ödenmesi için başlatılan hukuki süreçle ilgili bir basın açıklaması yapıldı. Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube Başkanı İbrahim Akar yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''7. Dönem toplu sözleşme kazanımı olarak yüksek lisans mezunu öğretmenler %7 Doktora mezunu öğretmenler %20 artırımlı olacak şekilde ekders ücreti almaktadırlar. Ancak bu hakkın sadece fiili olarak yapılan  dersler için olması doğru değildir. Artırımlı ekders ücreti Okul Yöneticileri, Rehber Öğretmenler ve Bilişim Teknolojileri Formatör öğretmenleri başta olmak üzere ayrım yapılmaksızın herkese ödenmeledir. Bu konuda artırımlı ücret ödemesinde ayrım yapılmaması bu artırımın herkese yapılması talebi Genel Merkezimizin toplu sözleşme talepleri arasında yer almaktadır. Bu konuda sendikamızın da içinde bulunarak başka illerde  açılmış kazanılmış ve yargı eliyle düzeltilip artırımlı ücret almaya başlayan birçok emsal var. Üyelerimizin başlatacağı hukuki süreçte sendikamızın hukuk masası olarak sonuna kadar üyelerimizin yanındayız.  Eğitim-Bir-Sen Eskişehir 1 Nolu Şube olarak artırımlı ücret almak için bireysel olarak hukuki süreç başlatmak ve dava açmak isteyen üyelerimize destek oluyoruz. Bu konuda bilgi almak, bireysel dava açmak isteyen üyelerimiz bizlere ulaşabilirler.''

Kadın Öğretmenlerle Karşı Karşıya Getirmeye Çalışmak Politik Bir İstismardır Haber

Kadın Öğretmenlerle Karşı Karşıya Getirmeye Çalışmak Politik Bir İstismardır

AK Parti Eskişehir Milletvekili Prof.Dr.Ayşen Gürcan son günlerde bazı basın yayın organlarında kendisi ile ilgili ortaya atılan iddialara yanıt verdi Milletvekili Prof.Dr.Gürcan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Sözcü Gazetesi’nin 12.10.2024 tarihli nüshasında yayınlanan ve "Saray danışmanı AKP'li vekile yeni iş bulundu" başlığı ile servis edilen haberde kullanılan resim şahsıma ait olup, habere bahis olan eğitim ile hiçbir ilişiğim bulunmamasına rağmen sözcü gazetesi tarafından ilgili haberde şahsım açıkça hedef gösterilmiştir. Başından beri bilinçli yürütüldüğüne inandığım bu karalama kampanyasına karşı sadece hukuki bir süreç yürütmek istemekteydim, zira iktidar partisi vekili olarak ülkede bunca acı gündemler var iken gerçek sorunlara çözüm arayışlarını gündemime almayı tercih etmekte, sanal gündemler ile kamuoyunu meşgul etmekten imtina etmekteydim, lakin mesele yerel medyada ve bazı çevrelerce kendi ideolojik propagandalarına araç olarak kullanılmakta ve günlerdir suistimal edilmektedir. Böylelikle basın etiğinden ve insaniyet namına her türlü ilkeden uzakta yapılan bu habercilik anlayışı benim nezdimde bu zamana kadar muhataplık kazanmasa da bazı basın mensuplarının aksine Eskişehirli hemşerilerimin ve kamuoyunun hakikate ulaşma hakkına duyduğum saygıdan ötürü bu açıklamayı gerekli görmekteyim. Basın; kamuoyunu gerçek, güncel ve kamu yararına olan haberler ile bilgilendirmelidir. Yalan haberler ile hedef göstermek, mesnetsiz iddialar ile meseleyi çarptırmak, haber dili ile birilerinin siyasi fırsatçılığına zemin hazırlamak basın etiğine oldukça aykırı olduğu gibi, basın ve yayıncılığı kamuoyunun haber alma hakkını karşılayan bir hizmetten uzaklaştırıp paralı bir basın tetikçiliğine dönüştürmektedir. Hayatını öğretmen yetiştirmeye adamış, öğretmenlere sayısız meccanen eğitimler vermiş, milletvekilliğinden önceki görevi lise müdürlüğü olan, ifa ettiği görevler arasında en şanlı olanının öğretmenlik olduğunu her platformda dile getiren bir kadın öğretmen olarak şahsımı, kadın öğretmenlerle karşı karşıya getirmeye çalışmak çok çirkin bir zihniyetin bilinçli bir politik istismarıdır. Öyle ki başka partilerden olan meslektaşlarımdan ve medya mensuplarından haberin kaynağının araştırılmasını veyahut Eskişehir’de en kolay ulaşılan kişilerden biri olarak aranıp olayın gerçekliğinin sorulmasını beklerdim, mesele hakikatin ne olduğundan çok, okurlarının ve kendi siyasi tabanlarının duymak istediklerini, değerlerini suistimal etmek olacak ki; herkesçe kabul göreceklerine inandıkları sloganları sallamayı ve böylelikle kendi siyasi tabanlarını köpürtmeyi tercih ettiler. Değerli basın mensupları ve siyasetçi meslektaşlarımı, ülkece ve dünyaca acı gündemlerle boğuştuğumuz bu günlerde kamuoyu vicdanını sanal gündemler ile daha da hırpalamak yerine, gerçek gündemlerin çözüm arayışında iş birliğine davet ediyorum. Enstitü Sosyal, kamu yararına araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten bir düşünce kuruluşudur. Memleketimizde eğitim alanında yapılan birçok faydalı girişimde, yoğunluğum sebebiyle aktif görev üstlenmesem bile, gönüllü olarak işin bir tarafında muhakkak olmaya çalışmaktayım. Enstitü Sosyal’de de aktif bir görevim olmamasına rağmen birçok deneyimli akademisyenle beraber danışma kurulu bünyesinde destek vermekteyim, lakin bahsedilen eğitimin hiçbir aşamasında ne söz hakkım ne de herhangi bir faal görevim bulunmamaktadır. Gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkacağını bilmelerine rağmen bu kadar fütursuzca yalan söyleyebilmeleri bu toplumun ne kadar vicdanlı olduğunu bilmeleri ve kamuoyu vicdanını istedikleri gibi suistimal edebileceklerine olan yersiz inançlarıdır. Bu iyi niyetten uzak yalan haber ile ilgili hukuki süreci başlatmış bulunmaktayım."

Tasarrufa Başlanacak Yer Eğitim Olmamalı! Haber

Tasarrufa Başlanacak Yer Eğitim Olmamalı!

CHP Eskişehir Milletvekili Dr. Jale Nur Süllü, Eğitim Sen Şube Başkanı Özkan Demirkol ve Yönetim Kurulu ile bir araya gelerek eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla yaşanan sorunları dinledi. Öğrencilerin, velilerin ve öğretmenlerin yaşadıkları sorunlara dikkat çeken Süllü, “Tasarruf tedbirleri kapsamında iktidarın, bu yıl da eğitimi gözden çıkartmasıyla yaşanan sorunların katlanarak arttığını görüyoruz.” dedi. EĞİTİMİN BEDELİ DE YİNE VATANDAŞIN SIRTINDA Süllü’nün ziyaret ettiği Eğitim Sen Şube Başkanı Özkan Demirkol, “Tasarruf tedbirleri kapsamında okullara ödenek tamamen kesildi. Ödenek olmadığı için personel yok, okullarda sorunlar çok, boyanmamış okullar, musluklar bozuk, bazı okullarda internet bile yok. Güçlendirme nedeniyle boşaltılan okullarda hiçbir çalışma yok, öğrenciler başka okullara taşındı sorunlar daha da katlandı. Velilerden temizlik, güvenlik için para topluyoruz. Sınıf temsilciliğini de kaldırdıkları için para toplama işi öğretmenlerin üzerine kaldı. Velilerle öğretmenler karşı karşıya kalıyor, ilerleyen süreçte büyük sorunların, tartışmaların yaşanacağını öngörüyoruz.” diyerek dert yandı. Okullarda özellikle temizlik ve güvenlik konusunun çok büyük bir sorun oluşturduğunu söyleyen Süllü, “Okullarda hijyenin ne derece önemli olduğunu bizzat gördüğümüz pandemi döneminin ardından yeni eğitim-öğretim döneminde yaşanan personel eksiliği nedeniyle temizlenemeyen okullar öğrencilerimizin sağlığı için ciddi tehdit oluştururken, güvenlik personeli eksikliği de hem velileri hem de öğrencileri tedirgin ediyor. 5’li çetelere vergi affı getirilerek borçları silinirken, konu tasarruf olduğunda ilk Milli Eğitim bütçesinden yapılıyor. Okullara ayrılmayan ödenek, geçim derdi ile mücadele eden vatandaşın sırtına yükleniyor. İktidar sorumlusu olduğu ekonomik krizin bedelini ‘tasarruf tedbiri’ adı altında yine vatandaşa ödetiyor.” dedi. ÇOCUKLAR OKULLARDA AÇ Eğitim Sen Şube Başkanı Özkan Demirkol, “Ülkenin yarısından fazla asgari ücret ile geçiniyor. Çocuklar sabah 8’de geliyor, akşam 5 buçuğa kadar okuldalar. 3 öğün yemek yemeleri lazım ama mümkün değil. Çocuklar okullarda aç.” dedi. Eğitimcilerin artık kendi sorunlarını bir kenara bırakarak çocukların ve okulların sorunu ile boğuştuğunu söyleyen Süllü, “Geçen sene kantinlerde 35 TL olan tost, bu yıl 75 liradan, su 11 liradan satılıyor. İçinde bulunduğumuz ekonomik kriz, velilerin bütçesini zorluyor. Her geçen gün alım gücü düşerken, çocuklarımız en temel beslenme ihtiyaçlarını bile karşılayamaz hale geldi. Okullarda en az bir öğün yemek için ivedilikle bir çalışma yapılması gerekiyor” vurgusunu yaptı. MÜFREDAT LAİKLİK VE BİLİMSELLİKTEN UZAK Millî Eğitim Bakanlığı’nın müfredat değişikliği yaparak “Türkiye Yüzyılı Maarif Modelini” değerlendiren Demirkol, “Müfredat değişikliklerinde bilim insanları, eğitimciler ve eğitim sendikalarının görüşleri alınması gerekirken bu yıl, müfredat değişikliği hazırlıklarına eğitim alanında hiçbir örgütlü sendika dâhil edilmediği gibi, süreç açık ve şeffaf bir şekilde de yürütülmedi. Müfredat kimler, hangi komisyonlar, kurumlar tarafında yapıldı bilmiyoruz; ancak, içeriğine baktığımızda bütün ders kitaplarında ‘milli ve manevi değerlerin’ merkeze alınmış” dedi. Millî Eğitim Bakanlığının bilimselliği önceleyen anlayıştan giderek uzaklaştığını söyleyen Süllü, “Bakanlık laik ve bilimsel eğitimi geri plana atarak, ÇEDES gibi projelerle ve ‘Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ adı altındaki yeni müfredatla adeta iktidarın siyasal ideolojisinin aktarıcısı konumuna gelmiştir. Bu nedenle Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne karşı Türkiye’nin geleceğinin çağdaş, bilimsel ve nitelikli eğitimle şekillenmesi için mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. MESEM’LER ÇOCUK İŞÇİLİĞİN ÖNÜNÜ AÇIYOR Bir başka önemli sorunun da MESEM’ler olduğunu belirten Özkan Demirkol, MESEM’ler yoluyla çocuk işçiliğinin önünün açıldığını, MESEM işçiliğinin çocuklara mobbing, şiddet, ağır çalışma koşulları gibi travma yaratacak bir çalışma ortamı yarattığını belirtti. Süllü ise “MESEM kapsamında çalıştırılan çocuklar, resmi kayıtlara göre 330’un üzerinde iş kazası geçirmiş. Sadece 2023-2024 eğitim-öğretim yılı içerisinde 10’dan fazla çocuğun hayatını kaybetmesi düşündürücü. Mesleki eğitim çok önemli, acilen Meslek Liseleri arttırılarak, eğitim niteliği arttırılarak ihtiyaç duyulan ara eleman yetiştirilmesine önem verilmeli.” diyerek mesleki eğitimin önemini vurguladı. Jale Nur Süllü, son dönemde eğitimin her kademesinde yaşanan öğrencilerin, öğretmenlerin ve velilerin boğuşmak zorunda kaldığı sorunların giderilmesi için, Bakanlığa acilen çözüm bulunması çağrısında bulundu.

Evlatlarımız ve Öğretmenlerimizin Sağlığı Risk Altında! Haber

Evlatlarımız ve Öğretmenlerimizin Sağlığı Risk Altında!

Yeni eğitim öğretim döneminin başlamasının ardından okullarda temizlik ve hijyen krizi baş gösterdi. Milli Eğitim Bakanlığı okulların temizliği ve bakımı için yeterince hizmetli atamayınca Eskişehir il merkezi ve ilçelerinde sınıflar ile tuvalet gibi ortak kullanım alanlarının temizliğinde büyük sıkıntı doğdu. Tasarruf politikaları gerekçe gösterilerek okullara tam zamanlı hizmetliler yerine yarı zamanlı ve sosyal güvencesiz çalışacak hizmetli alımı kararı sonrasında, okulların ihtiyacı karşılanamadı. Birçok okulda temizlik hizmetleri görülmezken, şehir merkezindeki bazı okullarda ise velilerden para toplanarak temizlik görevlisi istihdamı yönünde arayışlar başladı. Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, “Çok büyük bir temizlik ve hijyen sorunu ile karşı karşıyayız. Okullardan, velilerden, öğretmenlerden yüzlerce şikayet var. Okullarımızın temizlik ve hijyeni sağlanamaz ise salgın hastalıklar kapıda. Evlatlarımız ve eğitim emekçilerimiz çok büyük bir sağlık riski ile karşı karşıya. Milli Eğitim Bakanlığı bu sorunu emek sömürüsü yaparak haftada birkaç gün güvencesiz işçi çalıştırıp onlara da asgari ücretin üçte biri maaş ödeyerek çözemez. Okullarımıza derhal kadrolu ve tüm sosyal güvenceleri karşılanan temizlik görevlileri atanmalıdır” dedi DÜŞÜK MAAŞLI, GÜVENCESİZ İŞE BAŞVURU YOK! Okullarda yeni eğitim – öğretim yılının başlamasıyla büyük bir temizlik ve hijyen sorunu ortaya çıktı. Hükümet tasarruf gerekçesiyle okullara tam zamanlı çalışanlar yerine yarı zamanlı temizlik personeli istihdamı yönünde bir uygulama başlattı. İşgücü Uyum Programı (İUP) adı altında istihdam edilecek kişiler günde 566 liraya haftada 3 gün çalışacak. Sadece sağlık sigortası yapılacak bu kişilerin çalışmaları da emekliliklerine sayılmayacak. Asgari ücretin çok altında kalan maaşlar ve sosyal güvence eksikliği nedeniyle İUP uygulamasına çok büyük ilgi olmadığı öğrenildi. Eskişehir’deki 500’e yakın okul için İUP kapsamında 1040 kişilik kontenjan açılmasına rağmen başvurular bu sayının çok altında kaldı. 360 kontenjan ayrılan Odunpazarı ilçesindeki okullarda bu şekilde yarı zamanlı ve güvencesiz çalışma başvurusunda bulunanların sayısının 80’de kaldığı öğrenildi. “KRİZ BÜYÜYOR, SALGIN HASTALIKLAR KAPIDA” Okullarda yaşanan temizlik ve hijyen sorunları hakkında veliler, okul yönetimleri ve sendikalar ile görüşen CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer yaptığı açıklamada okullarda temizlik meselesinin derinleştiğine dikkat çekti. Çakırözer, “Sorun çözülmediği takdirde okullarda çok kısa süre içerisinde bulaşıcı hastalıkların şehrimize yayıldığı duyulacak. Evlatlarımız eğitim emekçilerimiz ve hepimizin sağlığı büyük bir tehlike altına girecek” dedi. “HİÇ KİMSE ÇALIŞMAK İSTEMİYOR” Konuya ilişkin Çakırözer’e bilgi veren okul yöneticileri ve eğitimciler ise, “Eskişehir genelinde tüm okullarda büyük sıkıntı var. İşgücü Uyum Programı kapsamında şartları öğrenen hiç kimse gelip çalışmak istemiyor. Geçen dönemlerde de yine İş-Kur üzerinden temizlik personeli alımı yapılıyordu. Ancak asgari ödeme vardı, 30 gün üzerinden sigorta yatırılıyordu ve emekliliklerine yansıyordu. Bizler kendi imkanlarımızla sorunu çözmeye çalışıyoruz. Bağış yoluyla velilerimizden gelen paralar ve okul bütçesinden ayırdığımız paralarla kendimiz temizlik personeli tuttuk. Onu da ne kadar sürdürebiliriz bilmiyoruz. Bu soruna bir an önce kalıcı çözüm bulunmalı” dedi. “VELİLER PARA TOPLUYOR, TEMİZLİK YAPIYOR” Çakırözer yaptığı açıklamada şunları aktardı: “Okullar açıldı ama sorunlarla açıldı. Eskişehir’de ve Türkiye’nin dört bir yanında okulların en büyük sorunu temizlik ve hijyen meselesi. Çünkü okullarda temizlik yapacak çalışan kalmadı. İktidar geçici bir yöntem bulmuş. İşgücü Uyum Programı adı altında kadrosuz, haftada birkaç gün ve aylık 6-8 bin lira gibi komik rakamlara insanların emeğinin sömürerek okulları temizletmeye çalışıyor. Tabi böylesine kötü koşullar altında başvuran yok. Kotalar boş kaldı. O zaman ne oluyor. Ya şehrin birçok mahallesinde ve kırsalda olduğu gibi okullar temizlenmiyor. Ya da bazı okullarda olduğu gibi okul idareleri velilere çağrı yaparak para topluyor. Ya da öğretmenlere, velilere okulları temizletmeye çalışıyor. Bu asla kabul edilemez. Meseleye böyle çözüm getirilemez.” “TAM ZAMANLI, KADROLU PERSONEL ALIMI DERHAL YAPILMALI” Bir tarafta büyük emek sömürüsü diğer tarafta ise hijyen sorununun yaratacağı salgın hastalıklar tehlikesinin bulunduğuna dikkat çeken Çakırözer, şunları söyledi: “İşgücü Uyum Programı adı altında sosyal güvencesi, iş güvencesi olmadan insanlar çalışacaklar ve asgari ücret dahi almayacaklar. Ama okullarda temizlik sorunu hallolmayacak! Veliler para ödeyecekler okul idareleri ya da veliler okulları temizleyecekler. Bu kabul edilemez. Evlatlarımız, eğitim emekçilerimiz, okullarda çalışan diğer kadroların hepsi şu an bulaşıcı hastalıklar riski ile karşı karşıya. Okullardan yüzlerce şikayet geliyor velilerden, öğretmenden, öğrenciden ’okullar pis, temizlenmiyor’ diye. Herkes evladının hasta olacağından korkuyor. Öğretmenler aynı şekilde büyük tedirginlik içinde. Yapılması gereken belli. Bir an önce İş Gücü Uyum Programı adı altında emek sömürüsünden vazgeçilmeli. Tam tersine okullara kadrosu ile çalışacak, emeğinin karşılığını alacak sosyal güvencesi ile, iş güvencesi ile çalışacak okulları temizleyecek çalışanlar bir an önce atanmalıdır. Bu konu böyle idare etmeye çalışılırsa maalesef okullarda çok kısa süre içerisinde bulaşıcı hastalıklar duyulacak ve şehirlere yayılacaktır. Evlatlarımız eğitim emekçilerimiz hepimizin sağlığı büyük bir tehlike altına girecektir.”

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.