Anayasa ve Kanun Uygulansın, Bölücü Partiler Kapatılsın
AHPADİ Derneği tarafından HÜDAPAR ve DEM Parti tarafından son günlerde yapılan açıklamalara tepki gösterildi.
AHPADİ Dernek Başkanı Mehmet Ektaş yaptığı açıklamada HÜDAPAR ve DEM Parti ile ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını ve Anayasa Mahkemesini göreve davet etti. Başkan Ektaş yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;
"Basınımızın değerli temsilcileri, Saygıdeğer Eskişehirliler;
HÜDAPAR ve DEM ismiyle faaliyette bulunan, parti görünümlü yıkıcı, bölücü yapılanmaların son günlerde iyiden iyiye artan yalan ve iftiralarla bezenmiş, başta Anayasa olmak üzere Laik Hukuk Devriminin bütün, ilke kural ve kurumlarını hedef alan tehditkar ve tahrikkar beyan ve davranışları kamuoyunda infial yaratmakta, kaygı ve kızgınlıkla izlenmektedir.
2709 Sayılı Anayasa’nın Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılma başlıklı 68’inci maddesinin dördüncü paragrafında; “Siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemlerinin, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamayacağı; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamayacağı; suç işlenmesini teşvik edemeyeceği”, 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanununun Siyasi partilerin vazgeçilmezliği ve niteliği başlıklı 4’üncü maddesinde “Siyasi partilerin Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olarak çalışacağı” kuralına yer verilmiştir. Burada sözü edilen Atatürk ilkelerinin adı, Mustafa Kemal Atatürk’ün kendi el yazısıyla belirttiği üzere Kemalizm’dir.
Yine, Siyasi Partiler Kanunun Siyasi partilerle İlgili Yasaklar Başlıklı dördüncü bölümünde; Demokratik Devlet düzeninin korunması ile ilgili yasaklar, Milli Devlet Niteliğinin Korunması, Bağımsızlığın Korunması, Devletin tekliği ilkesinin korunması, Azınlık yaratılmasının önlenmesi, Bölgecilik ve ırkçılık yasağı, Eşitlik ilkesinin korunması, Atatürk İlke ve İnkılaplarının ve Laik Devlet Niteliğinin Korunması, Dini ve dince kutsal sayılan şeyleri istismar yasağı konuları ayrıntılı olarak düzenlenmiş, bu konularda siyasi partilerin sorumlulukları belirlenmiştir.
Ancak, hepimizin yakından takip ettiği gibi; HÜDAPAR ve DEM yapılanmaları; Millet egemenliğine, Atatürk ilke ve inkılaplarına, Kemalizm’e, Türk Devletinin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne karşıdırlar. Bu konudaki görüşlerini gizlemeden açık açık ifade etmektedirler. 2709 Sayılı Anayasa’yı, yeni Anayasa ya da Anayasa’da değişiklik afyonuyla ortadan kaldırmak suretiyle, Çerçevesi Anayasayla net olarak belirlenmiş Türkiye Cumhuriyetini yıkmak istemektedirler.
Anayasa’nın Siyasi partilerin uyacakları esaslar başlıklı 69’uncu maddesinde “bir siyasi partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verileceği, bir siyasi partinin 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerinden ötürü temelli kapatılmasına, ancak, onun bu nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespit edilmesi halinde karar verileceği, bir siyasî parti, bu nitelikteki fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, söz konusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Siyasi partilerin kapatılmasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesince kesin olarak karara bağlanacağı belirtilerek görev ve sorumlu Kurum olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile Anayasa Mahkemesi işaret edilmiştir.
Bu düzenlemeler Siyasi Partiler Kanununda da tekrar edilmiştir.
Kamuoyuna yansıyan tüm beyan ve eylemleri, HÜDAPAR ve DEM!in kapatılmasını gerektirir şartların oluştuğunu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde göstermektedir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anayasa Mahkemesi Anayasal Kuruluşlardır. Görevleri, Anayasa’yı, Anayasa’da nitelikleri belirtilmiş Türkiye Cumhuriyetini korumaktır. Bu görevlerini yapıp yapmamak noktasında inisiyatif kullanmaları söz konusu değildir. Ancak, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu görevini yerine getirme, HÜDAPAR ve DEM yapılanmasının kapatılma Davası açmak için soruşturma başlattığıyla ilgili hiçbir çalışması kamuoyuna yansımamıştır. Anayasa Mahkemesinin ise 2021 yılında başlayan HDP’nin kapatılması davasını yılardır karara bağlamamış ve dosyayı rafa kaldırmış olması da keyfiyetine işaret etmektedir. Biz, Laik Hukuk Devrimi Korumak Cumhuriyeti Korumak ilkesiyle hareket eden bizler Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığını ve Anayasa Mahkemesini görevlerini ve sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyoruz."