SON DAKİKA
Hava Durumu

#Tuna Can Ünver

Porsuk Haber Ajansı - Tuna Can Ünver haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tuna Can Ünver haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yalan Haberlerle Karşı Karşıyayım! Haber

Yalan Haberlerle Karşı Karşıyayım!

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver son günlerde hakkında çıkan iddialarla ilgili olarak bir açıklama yaptı.  Tuna Can Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Saygıdeğer Kamuoyuna, Cumhuriyet Halk Partisi örgütünde yer alan daima partisi için mücadele veren biri olarak partimizin kurumsal yapısını ve değerlerini korumak adına, hakkımda ortaya atılan gerçek dışı iddialara yanıt verme zorunluluğum hasıl olmuştur... Son günlerde, parti içindeki çalışmalarımızdan rahatsız olan ve şahsımı hedef alan, kurtuluşun ve kuruluşun partisinin seçilmiş ilçe gençlik kolları başkanı ile üyelerini yıpratma amacı taşıyan yalan haberlerle karşı karşıyayım. Bu yalan haberler ile ilgili öncelikle belirtmek isterim ki kimseye hakaret etmedim, fiziksel olarak hiçbir eylem teşebbüsünde dahi bulunmadım. Günlerdir aldığım telefonlar ile destek mesajlarından da çıkardığım sonuç doğrultusunda söyleyebilirim ki şahsımı tanıyan herkes böyle bir eylemde bulunmayacağımı bilmektedir. Bu mesnetsiz iddiaların gerçekle hiçbir bağlantısı olmadığını, tarafımın ve ailemin bu şekilde yıpratıldığını ve bu durumdan son derece rahatsız olduğumu belirtmek isterim. Bahsi geçen günde orada bulunan herkesin şahitliğiyle de kanıtlanabileceği üzere bu iddialar kesinlikle gerçek dışıdır ve tamamen iftiradan ibarettir. Kaldı ki bazı haberlerde orada olduğu ve olayı gördüğü söylenen kişiler de haberlerin aksine herhangi bir hakaret veya saygısızlık içeren bir eylem görmediklerini beyan etmektedirler. Seçildiğim günden bu yana, Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları örgütünü büyütmek, üniversitelere yayılmasını sağlamak ve üyelerimizin aktif katılımını arttırmak için büyük bir özveriyle çalışıyorum. Partimizin hedefleri doğrultusunda güncel sorunlara hızlı yanıt vermeye, fikirlerimizle toplumda fark yaratmaya önem verdim. Ayrıca belirtmek isterim ki, bazı yönetim kurulu üyelerimin doğrulukla uzaktan yakından alakası olmayan söylemler ile gerçek dışı olaylar öne sürülerek istifa etmelerinin istenmesi, kişilere matbu dilekçeler imzalatması gibi etik dışı yöntemler kullanıldığı tarafımca öğrenilmiştir. Bu gibi yöntemler, partimizin iç barışına zarar vermekte ve örgüt çalışmalarının şeffaflığını tehlikeye atmaktadır. Kimsenin Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Gençlik Kolları üzerinden güç denemesi yapmasını kesinlikle kabul etmiyorum. Bu noktada, gerçeğe aykırı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya çalışan ve şahsımı hedef alan her türlü iftiraya karşı hukuki haklarımı saklı tuttuğumu özellikle belirtmek isterim. Bu ana kadar partiye zarar vermemek ve şahsi meseleleri kamuoyuna yansıtmamak adına basına karşı sessiz kaldığımı ancak konuyu tüm şeffaflığı ve gerçekliği ile sadece partimizin gerekli kişileri ile paylaştığımı da vurgulamak isterim. Partimizin ideallerine ve toplumumuza olan bağlılığımızı sarsmaya çalışan bu gibi davranışların karşısında durmaya ve partim için çalışmaya devam edeceğim."

Saldırı Eskişehir’in Değil Türkiye'nin Vicdanını Sızlatmıştır Haber

Saldırı Eskişehir’in Değil Türkiye'nin Vicdanını Sızlatmıştır

Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver, Yeni Yıl Pazarına yönelik saldırıya sert tepki gösterdi.  İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Odunpazarı meydanında Atatürk heykeli ile Odunpazarı Yılbaşı Pazarı’na yapılan alçak saldırı, sadece Eskişehir’in değil, tüm Türkiye'nin vicdanını sızlatmıştır. CHP Odunpazarı Gençlik Kolları olarak, bu tür barbarca eylemleri kınıyor ve her zaman Atamızın izinde; halkımızın, belediyemizin ve belediye başkanımızın yanında olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Öncelikle belirtmek isteriz ki Atamıza dil uzatma hadsizliğini gerçekleştiren kişiyi vatan halini olarak görüyoruz.  Bu saldırı, toplumsal barışı ve hoşgörüyü hedef alan, demokrasiye ve insan haklarına karşı yapılmış bir provokasyondur. Eskişehir’in ışıltılı Yılbaşı Pazarı’nda huzur içinde bir araya gelen insanlarımızı hedef alarak, sadece bireyleri değil, tüm halkı korkutmaya çalışan bu zihniyetin karşısında durmak, bizim sorumluluğumuzdur. CHP Odunpazarı Gençlik Kolları olarak, bu tür nefret eylemlerinin faillerinin bir an önce bulunarak en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyoruz. Bu kişi ve azmettiricileri ile suçluyu öven herkes karşı tüm hukuki başvuruları yapacağımızı bildiriyoruz. Bu tür saldırılar, toplumumuzu birbirinden ayırmaya, kutuplaştırmaya yönelik kirli bir çabanın parçasıdır. Bizler, her koşulda ve her şartta barış, kardeşlik ve adalet için mücadele edeceğiz. Bu olay, aynı zamanda hükümetin halkı kutuplaştıran, nefret söylemleriyle tahrik eden politikasının bir sonucudur. Hükümetin, bu tür saldırılara göz yumması, toplumdaki kutuplaşmayı daha da derinleştirecek ve ülkemizin geleceğini karartacaktır. CHP Odunpazarı Gençlik Kolları olarak, her türlü ayrımcılığa, nefret suçlarına ve şiddete karşı durarak, Atamızın izinde, özgür, eşit ve adil bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bugün olduğu gibi yarın da, barışın, hoşgörünün ve demokrasinin yılmaz savunucusu olacağız. Odunpazarımızda Atamızın heykeline ve Yılbaşı Pazarı’na yapılan saldırıyı bir kez daha kınıyor, bu alçak eylemi gerçekleştirenler ile azmettiricilerinin, sosyal medya aracılığı ile suçluyu övmek suretiyle halkı kin ve düşmanlığa iten kişilerin en ağır cezayı almasını talep ediyoruz."

Gerici ve Cumhuriyet Karşıtı Zihniyetlere Geçit Vermeyeceğiz Haber

Gerici ve Cumhuriyet Karşıtı Zihniyetlere Geçit Vermeyeceğiz

CHP Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver, ülke gündemine düşen Eskişehir’de ki bir eğitimcinin sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili açıklama yaptı. Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Son günlerde, Eskişehir’de bir imam ve aynı zamanda Atatürk Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak görev yapan Eşref Yıldırım’ın sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlar, toplumumuzda derin bir endişe yaratmıştır. Özellikle, bir eğitimcinin masasına silah koyarak paylaştığı fotoğraf ve Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e yönelik düşmanca ifadeler içeren yorumları asla kabul edilemez niteliktedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak; eğitim kurumlarının, çocuklarımızı bilimin ışığında, Cumhuriyetimizin temel değerlerine uygun ve çağdaş bir anlayışla yetiştirmek üzere var olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz. Okullar, gericiliğin, ayrımcılığın ve şiddet unsurlarının propaganda merkezi haline getirilemez. Bu olay, ülkemizin eğitim sistemindeki denetimsizliğin ve liyakatsizlik politikalarının somut bir sonucudur. Eğitim kurumlarımız, şiddet ve ideolojik nefret söylemlerine zemin olacak kişilerden arındırılmalı, gençlerimize rehberlik eden öğretmenlerimiz, Cumhuriyet değerlerine saygılı, barışçıl ve özgürlükçü bireyler olmalıdır. Sayın Yıldırım’ın, toplumda infial yaratan bu paylaşımları, sadece şahsına değil, eğitim sistemimize duyulan güvene de büyük bir darbe vurmuştur. Kendisinin derhal görevden alınması ve hakkında gerekli idari ve hukuki işlemlerin başlatılması, eğitim camiası ve toplum vicdanı adına zaruridir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu gibi gerici ve Cumhuriyet karşıtı zihniyetlere asla geçit vermeyeceğimizi ve olayın takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz. Atatürk ilke ve devrimleri ışığında çağdaş, laik ve demokratik bir eğitim sistemini savunmaya devam edeceğiz. Tüm yetkilileri, bu vahim olay karşısında görevlerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlık yarınlarını inşa eden gençlerimizi, böylesi karanlık zihniyetlerin etkisinden uzak tutmak hepimizin sorumluluğudur."

Aile Hekimlerimizin Talepleri Yerine Getirilmelidir Haber

Aile Hekimlerimizin Talepleri Yerine Getirilmelidir

CHP Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları, Eskişehir Bilecik Tabip Odası'nı ziyaret ederek sağlık sisteminde yaşanan sorunları yaptığı basın açıklamasıyla dile getirdi. CHP Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Sağlık Bakanlığı tarafından uygulamaya konan aile hekimliği sistemini sarsan yeni yönetmeliğin yarattığı olumsuzlukları ve bu yönetmeliğin sağlık sistemimize getirdiği ağır yükleri ve hakları gasp edilen hekimlerimizin sesi olmak adına Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Gençlik Kolları Eskişehir Tabipler Odasına ziyaretimizi gerçekleştirmiş bulunuyoruz. Sanılmasın ki bu yönetmelik sadece aile hekimlerini etkiliyor. Bu yönetmelik 85 milyon vatandaşımızı etkiliyor. Bakanlık her yerde güzellemelerle yönetmeliğin iyi olduğuna dair açıklamalar yaparak halkımızı kandırıyor. Yönetmelikte dayatılan 6 ayda bir zorunlu hasta takibi, Dünya’nın hiçbir yerinde olmayan bilim dışı bir uygulamadır. Aile sağlığı merkezlerine yapılan zorunlu hasta çağrıları; asıl takip edilmesi gereken bebek, çocuk, gebe ve yaşlılarımız için olan koruyucu sağlık hizmetlerini aksatacaktır. Sağlıklı bir bireyin 6 ayda bir doktor ziyaretine zorlanması, kaynakların verimsiz kullanılmasına yol açacaktır. Sadece sağlık harcamalarını değil; sağlıklı çalışan hastalarımız işe gidemediği için ülke geneli iş gücü kaybına da neden olacaktır. Yeni yönetmelik, hekimlerin bilimsel ve özgür meslek anlayışını hiçe saymaktadır. Hastanın sağlık durumunu, formüller ve hesaplamalarla belirlemeye çalışmak; hekimlerin hastaya özel tedavi uygulamasını engelleyecektir. Bu tür formülsel kısıtlamalar konulması hekimlerimizin meslek onuruna yapılan bir saldırıdır.Aynı zamanda aile hekimlerimizin ağrı kesici,antibiyotik ve mide koruyucu gibi hastaların şikayetlerine yönelik sıkça kullanılan ilaçların ortalamanın üstünde reçete edilmesini engelleyerek hekimlerimiz ile vatandaşlarımızı karşı karşıya getirmektedir. Hedef puanlar ortaya atılarak aile hekimlerinin yarısı sözleşme fesih riskiyle karşı karşıya bırakılıyor ve mesleklerine olan güvenleri ortadan kaldırılıyor. Bizler Cumhuriyet Halk Partisi Gençliği olarak buradan hükümete net bir çağrı yapıyoruz.Yirmi yedi bin aile hekimi ve onun kat kat üzerinde sağlık çalışanını yok sayan bu yönetmelik derhal geri çekilmeli ve aile hekimlerimizin talepleri yerine getirilmelidir.Tüm birinci basamak sağlık hizmeti verilen mekânlar kamu tarafından inşa edilmeli ve donatılmalıdır.Birinci basamak sağlık hizmetlerinde aile hekimleri ve sağlık çalışanlarına sözleşmeli değil, kadrolu iş güvenceli çalışma rejimi getirilmeli, izin, hastalık, mazeret izni gibi durumlarda kesilmeyen, emekliliğe yansıyacak tek kalemde maaş ödenmelidir. Gelire katkısı yüzde yirmiyi geçmeyecek şekilde nicelik değil, hizmetin niteliğini ödüllendiren bir performans uygulamasına geçilmelidir. Ve son olarak söylemek isteriz ki yerel yönetimlerde kayyum atayarak millet iradesini hiçe sayan, bebeklerimiz, çocuklarımız, kadınlarımız, emekçilerimiz katledilirken seyreden, vatandaşımızın sağlık hakkını elinden alarak paran kadar sağlığı dayatan iktidar, halkımız için her alanda tehdit ve halk sağlığı sorunu haline gelmiştir. Bir an önce seçim olmalıdır. Halkımızın sağlık ve yaşam güvencesini sağlayacak bir yönetimi Cumhuriyet Halk Partisi olarak hep birlikte kuracağız.Tüm bireylere, bu ülkede yaşayan tüm vatandaşlarımıza sağlığı bir hak olarak tanımlayarak sağlık hizmetini, sağlık sistemini, kamucu sağlık sistemini yeniden inşa edeceğiz. Ülkemizin kaybedecek bir günü bile kalmamıştır."

Tarikatçı Bakanın Karşısında, Atatürkçü Teğmenlerin Yanındayız Haber

Tarikatçı Bakanın Karşısında, Atatürkçü Teğmenlerin Yanındayız

CHP Odunpazarı Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver son günlerde teğmenlerle ilgili yaşanan olaylara ilişkin bir basın açıklaması yaptı.  Teğmenlere destek veren ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in yaptığı açıklamaları eleştiren İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyet Halk Partisi Gençleri ; tarikatçı bakanın karşısında Atatürkçü Teğmenlerin yanındadır.  Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in laiklik karşıtı açıklamalarını şiddetle kınıyoruz. Bakan Tekin'in, tarikat ve cemaatlerle iş birliğini savunan ve laiklik ilkesini hedef alan söylemleri, Anayasa'ya ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine açıkça aykırıdır. Laiklik, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşıdır ve eğitim sistemimizin bilimsel, çağdaş ve evrensel normlara uygun olmasının güvencesidir. Ancak Bakan Tekin, tarikat ve cemaatlerle protokoller yapmaya devam edeceklerini belirterek, eğitimi bu gerici yapıların etkisine açmaktadır. Bu tutum, çocuklarımızın ve gençlerimizin çağdaş, bilimsel ve laik bir eğitim alma hakkını gasp etmektedir. Bakan Tekin'in, "Sizin 'tarikat, cemaat' dediğiniz, bizim 'STK' dediğimiz yapılarla protokol yapmaya devam edeceğiz" ifadeleri, laiklik karşıtı odakların sözcülüğünü üstlendiğini göstermektedir. Bu açıklamalar, Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen laiklik ilkesine ve 174. maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarına aykırıdır. Ayrıca, Bakan Tekin'in Türkiye Büyük Millet Meclisinde ettiği yemine de ters düşmekte, yeminine sadık kalmamaktadır. Bziler eğitimin tarikat ve cemaatlerin etkisine bırakılmasına asla izin vermeyeceğiz. Laik, bilimsel ve çağdaş eğitimi savunmaya devam edeceğiz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğini karanlık zihniyetlere teslim etmemek için mücadele etmeye kararlıyız. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i, Anayasa'ya ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine aykırı bu tutumundan derhal vazgeçmeye ve istifa etmeye çağırıyoruz. Unutulmamalıdır ki, laiklik ilkesine yönelik her saldırı, Cumhuriyetimizin temellerine yönelik bir tehdittir. Bu hafta sonu yaşanan tak saldırı ne yazık ki Bakan Tekin'in bu hadsiz açıklaması değildir. Cumhuriyetimizin kahraman bir subayı olan Teğmen Ebru Eroğlu’na yönelik başlatılan soruşturma, bu ülkenin değerlerine, vatanseverliğe ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı yapılmış açık bir saldırıdır. Teğmen Eroğlu’na karşı yürütülen bu linç kampanyası ve hukuksuz soruşturma, sadece bir Mustafa Kemal'in şanlı ordusunun bir askerine değil, bu ülkenin her onurlu yurttaşına yöneliktir. Teğmenimizin görevi başında vatanına, milletine ve Atatürk’ün ilkelerine sadakatle bağlı bir subay olarak durduğu yerden rahatsız olanlar bilsinler ki, bu ülke vatansever evlatlarının mücadelesiyle kuruldu ve yine o evlatların mücadelesiyle korunacaktır. Milli değerlere, Cumhuriyet’e ve Atatürk ilke ve inkılaplarına sadakat yemini etmiş bir cumhuriyet kadının hedef almak, bu milletin bağımsızlık ruhuna meydan okumaktır. Türk ordusunun bağımsız, laik ve çağdaş yapısına düşmanlık besleyen bu zihniyet, bu cesareti kimden almaktadır? Cumhuriyet düşmanlarına açık bir mesaj vermek isteriz : Türk ordusu ve onun cesur subayları, sizin bu kirli oyunlarınıza boyun eğmeyecek. Cumhuriyet Halk Partisi daima Atatürkçü Teğmen Ebru Eroğlu’nun yanındadır. Atatürk’ün askerlerini susturabileceğinizi sanıyorsanız, fena halde yanılıyorsunuz. Ne Ebru Eroğlu’nu ne de onun gibi onurlu vatan evlatlarını bu tür yıldırma politikalarınızla yolundan döndürebilirsiniz. Ebru Eroğlu yalnız değildir. Bu soruşturma, Cumhuriyet’in bağımsızlığına, Atatürk’ün devrimlerine ve milletimizin onuruna yapılmış bir saldırıdır. Bu tür baskıların, Türk gençliğini daha da kenetleyeceğini ve Cumhuriyet’e olan bağlılığımızı perçinleyeceğini unutmayın. Karanlık odaklara bir kez daha hatırlatıyoruz: Cumhuriyet’in evlatları asla teslim olmaz, asla geri adım atmaz! Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in laiklik karşıtı açıklamalarını ve Teğmen Ebru Eroğlu’na başlatılan bu soruşturmayı aynı çerçevede değerlendiriyoruz. Bu iki girişim, Türkiye Cumhuriyeti’ni dönüştürmek ve onun temel değerlerini ortadan kaldırmak için aynı zihniyetin bir ürünüdür. Ancak bu millet, karanlığa asla teslim olmayacaktır. Cumhuriyetimizin ilkelerine saldıran herkesin karşısında, bir kale gibi dimdik duracağız. Ne laikliğe ne vatanseverliğe saldırmanıza izin vermeyeceğiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden yürüyen biz gençlerin her türlü karanlık girişiminizi bertaraf edecek güce sahip olduğumuzu siz çok değerli basın emekçileri aracılığıyla kamuoyuna duyurmak isteriz."

Basın Özgürlüğü ve Demokrasi Yandaşların Değil Halkın Hakkıdır Haber

Basın Özgürlüğü ve Demokrasi Yandaşların Değil Halkın Hakkıdır

CHP Odunpazarı İlçe Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver gazeteci Furkan Karabay'ın tutuklanması ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.  "Basın özgürlüğü ve demokrasi yandaşların değil, halkın hakkıdır" diyerek tepkisini dile getiren İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Ülkemizde demokrasiye ve ifade özgürlüğüne karşı girişilen baskıcı hamlelerin son halkası, gazeteci Furkan Karabay’ın tutuklanması olmuştur. Karabay, yalnızca halkı bilgilendirme görevini yerine getirmiş, gerçekleri toplumun önüne sermiştir. Ancak iktidar, halkın bilgi alma hakkını elinden almak için gazetecilere ve gerçeğe savaş açmıştır. Furkan Karabay’a yöneltilen "terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme", "kamu görevlisine hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamaları, bağımsız ve özgür gazeteciliğe ket vurmaktan başka bir amaç taşımamaktadır. Bu suçlamalar, toplumun bilgi alma hakkına yönelmiş birer saldırıdır. Hakikati duyuran, halkın sesini güçlendiren gazetecileri susturmaya çalışmak, basın özgürlüğüne ve demokrasiye vurulmuş en karanlık darbedir. Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Gençlik Kolları olarak bizler, bu baskıcı ve hukuksuz girişimlere asla boyun eğmeyeceğimizi tüm kamuoyuna duyurmak isteriz. İktidarın gerçeği saklamak ve kendi propagandasını güçlendirmek amacıyla, toplumun gözünü kapatma çabası karşısında sessiz kalmayacağız. Tüm toplumumuzu da gazetecilere yönelik saldırılara karşı ses yükseltmeye davet ediyoruz. İfade özgürlüğünü hiçe sayan, halkın bilgi alma hakkını yok sayan bu uygulamalar, Türkiye’yi karanlığa sürükleme çabasıdır. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Furkan Karabay derhal serbest bırakılmalıdır. Demokratik toplumlarda basın özgürlüğü, toplumun en temel değeridir. Gerçekleri yazan gazetecilere yönelik bu saldırılar, asla başarıya ulaşamayacak! Gençler olarak bizler, ülkemizin özgür, bağımsız ve aydınlık yarınları için mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. Basın özgürlüğü, toplumun özgürlüğüdür. Türkiye’de gerçeği ve adaleti boğmaya çalışanlara karşı sesimizi yükseltiyoruz. Furkan Karabay yalnız değildir; her birimizin özgürlüğü, onun özgürlüğünde gizlidir. Bizler bu ülkenin gençleri olarak, basını susturmaya çalışan bu baskılara karşı dimdik ayakta duracağımızı ve Furkan Karabay’ın serbest bırakılması için mücadelemizi sürdüreceğimizi tüm kamuoyuna duyuruyoruz!"

Öğrencilerin Dayanışmalarının Önüne Geçmeye Kimsenin Gücü Yetmez Haber

Öğrencilerin Dayanışmalarının Önüne Geçmeye Kimsenin Gücü Yetmez

CHP Odunpazarı Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver, Anadolu Üniversitesi’nde öğrencilerin yaşadığı yemek paylaşım sorunu hakkında bir basın açıklaması yaptı.  CHP Odunpazarı İlçe Başkanı Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; "Üzülerek belirtmek isteriz ki şehrimizde her gün üniversiteler ile ilgili açıklama yapma zaruretimiz ortaya çıkıyor. Bugün öğrenildiğine göre Anadolu Üniversitesinde öğrencilerin yemek paylaşımında kullandıkları QR kodlara ilişkin bir engelleme getirilmiş durumda.  Anadolu Üniversitesi öğrencileri Anadolu Üniversitesi mobil uygulaması üzerinden aldıkları yemekleri yemek için turnikeden geçerken QR kodu okutabiliyor. Öğrenciler bir dayanışma örneği olarak ; o gün için yemek almış ancak yemeğini yemeyecek olan kişinin QR kodunu, yemeği olmayan bir başka arkadaşına göndererek o yemeğin boşa gitmemesini sağlıyor ve yemeğini arkadaşıyla paylaşmış oluyordu. Ancak Anadolu Üniversitesi önce bu QR kodun görüntülenme süresini 2 dakikadan 15 saniyeye düşürdü sonra da bu QR kodun ekran görüntüsünün alınmasını engelledi.  Üniversiteler babanızın ticarethaneleri değildir. Öğrencilerin dayanışmalarının önüne geçmeye ise hiç kimsenin gücü yetemez. Şehrimizdeki Kent Lokantısı ile Aşevlerini işlevelerini karıştıranlar bir tabildot yemeğin paylaşılmasından da rahatsız olmuş durumdalar.  Anadolu Üniversitesi Rektörlüğüne bir kez daha Anayasa Madde 2'yi hatırlatmak isteriz : ''Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.'' Yapılan yanlıştan derhal dönülerek öğrenci arkadaşlarımızın dayanışmasına Üniversitenin de katkı sunmasını talep ediyoruz."

Üniversitelerde Atatürk'e Dil Uzatan Şahıs ve Kurumlar Yer Alamaz! Haber

Üniversitelerde Atatürk'e Dil Uzatan Şahıs ve Kurumlar Yer Alamaz!

CHP Odunpazarı Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver, Yedi Başak Derneği’nin Anadolu ve Osmangazi Üniversitelerinde Atatürk ve laiklik karşıtı kişilerin katılımıyla düzenlediği etkinlikler hakkında bir basın açıklaması yaptı. Gençlik Kolları başkanı Ünver yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; ''Şehrimizde 19-20 Ekim tarihlerinde Anadolu Üniversitesi'nde, 26-27 Ekim'deyse Osmangazi Üniversitesinde Yedi Başak isimli dernek tarafından "Umut Eskişehir" başlığı altında gerçekleştirilen ve gerçekleştirilecek etkinlikler, toplumsal barışımızı ve gençliğimizin özgür düşünme yetisini tehdit eden ciddi bir tehlike olarak karşımıza çıkmaktadır. Söz konusu sözde eğitim faaliyetleri, toplumumuzun temel değerlerini hedef alan ve gençlerimizi belirli bir ideolojiye hapseden bir propaganda aracına dönüşmüş durumdadır. Yedi Başak gibi derneklerin, sosyal sorumluluk kılıfı altında toplumu dönüştürme çabasına girdiği bu tür faaliyetler, gençlerimizi bilinçli ve sorgulayıcı bireyler olmaktan uzaklaştırmakta, dogmatik ve tek taraflı bir anlayışa yöneltmektedir. Bu tür etkinlikler, tam tersine gençlerimizin düşünce özgürlüğünü ve demokratik haklarını zayıflatmaktadır. Biz Odunpazarı Gençlik Kolları olarak, gençlerin bilimsel, çağdaş ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmesi gerektiğine inanıyor; laik, demokratik ve Atatürkçü bakışı açısına sahip olmayan kimsenin üniversitelerde yer almaması gerektiğini vurguluyoruz.  Anadolu Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi gibi köklü eğitim kurumlarının, böylesine tehlikeli bir yapının eğitim adı altındaki faaliyetlerine ev sahipliği yapması kabul edilemez. Üniversiteler, bilimsel düşüncenin kalesi olmalıdır; gençlerimize siyasi propaganda değil, sorgulama ve kendini geliştirme fırsatları sunulmalıdır. Ancak "Umut Eskişehir" adı altında düzenlenen bu etkinlikler, üniversite gençliğini belirli bir düşünce kalıbına hapsetme girişiminden başka bir şey değildir. Öğrenci kulüplerine hiçbir desteğin yapılmadığı hatta saat 19:30'dan sonra salon dahi tahsis edilmeyen bir ortamın kabulü mümkün değildir. Anadolu Üniversitesi  ve Osmangazi Üniversitesi Rektörlüklerine sesleniyoruz : Üniversiteler öğrencinindir. Üniversitelerde Atatürk'e dil uzatan şahıs ve kurumlar yer alamaz. Anadolu Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi çağdaş düşünce ve eğitimin Anadolu'daki en önemli temsilcileri konumundadır. Bu konumu değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.  Bizler gençliğimizin bu tarz Atatürk düşmanı, tarikatçı bir ideolojik kuşatma altında köreltilmesine sessiz kalmayacağız. Anadolu Üniversitesi ve Osmangazi Üniversitesi yönetimini, bu tür etkinliklere izin vermemeye ve gençlerin eğitim hakkını ideolojik etkilerden uzak tutmaya davet ediyoruz. Üniversiteler, bilimin ve özgür düşüncenin mekanıdır; belirli siyasi ve dini ajandaların değil. Gençliğin enerjisi ve yaratıcılığı, ancak özgür düşünce ortamında yeşerebilir. Yedi Başak ve benzeri oluşumların gençlerimizi içinde Atatürk ve Laiklik olmayan tek tip düşünceye mahkum etme çabalarını reddediyoruz. Gençliğin aydınlık geleceği için mücadelemizi sürdüreceğimizi tüm kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.''

Yenidoğan Çetesi Skandalını Şiddetle Kınıyoruz! Haber

Yenidoğan Çetesi Skandalını Şiddetle Kınıyoruz!

CHP Odunpazarı Gençlik Kolları Başkanı Tuna Can Ünver Yenidoğan Çetesi ile ilgili yazılı bir basın açıklaması yaptı. Gençlik Kolları Başkanı Ünver açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Cumhuriyet Halk Partisi Odunpazarı Gençlik Kolları olarak, ülkemizi derinden sarsan "Yenidoğan Çetesi" skandalını şiddetle kınıyoruz. Bu olay, bir toplumun en savunmasız bireyleri olan yenidoğan bebeklerimizin hayatlarını hiçe sayan, acımasız ve insanlık dışı bir durumu gözler önüne sermektedir. AKP hükümeti, bu tür çetelerin varlığını ortadan kaldırmak yerine, onları besleyen bir ortam yaratmıştır. Yıllardır süregelen yoksulluk, istihdam eksikliği ve sosyal adaletsizlikler, suç örgütlerinin bu kadar rahat hareket etmesine zemin hazırlamaktadır. Sorumluların hesap vermesi gerektiğinin altını çiziyoruz. Aynı zamanda, devletin koruma mekanizmalarının çalışmadığı, sosyal hizmetlerin yetersiz kaldığı bir gerçektir. Bu durum, yetkililerin görevlerini yerine getirmediğinin açık bir göstergesidir. Çocuklarımızın geleceğini karartan bu tür çetelerle mücadele için daha kararlı adımlar atılması gerektiğini vurguluyoruz. Bizler, bu çetelerin ortaya çıkmasında en büyük sorumluluğun hükümete ait olduğunu biliyoruz. Tüm toplumun desteği ile bu tür çetelerin faaliyetlerine son vermek, çocuklarımızı korumak ve daha adil bir gelecek inşa etmek için mücadele edeceğiz. Bu vesileyle, tüm halkımızı, bu konudaki duyarlılığını artırmaya ve birlikte hareket etmeye çağırıyoruz. Yenidoğan bebeklerimizin hayatlarına sahip çıkmak, hepimizin görevidir."

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.