SON DAKİKA
Hava Durumu

#Türk İş

Porsuk Haber Ajansı - Türk İş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk İş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekonomik Krizin Faturası Emekçilere Ödetilmek İsteniyor Haber

Ekonomik Krizin Faturası Emekçilere Ödetilmek İsteniyor

CHP Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, TÜRK İŞ Eskişehir İl Temsilcisi Orhan Demir ve TÜRK İŞ Konfederasyonu’na bağlı sendikaların şube başkanlarıyla bir araya geldi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eskişehir Milletvekili İbrahim Arslan, TÜRK İŞ Konfederasyonu’na bağlı Türk Metal, Kristal İş, Tez Koop İş, TES İŞ, Maden İş, Belediye İş, Güvenlik İş, TEKGIDA İŞ ve Şeker İş sendikalarının Eskişehir şube başkanlarıyla bir araya geldi. TÜRK İŞ Eskişehir İl Temsilciliği’nde CHP’li Arslan’a emekçilerin yaşadığı sorun ve sıkıntıları anlatan sendika başkanları ve temsilcileri, son yıllarda sendikalaşma ve örgütlenme anlamında ciddi baskılara maruz kaldıklarından söz etti. Ayrıca ziyarette, asgari ücret, çalışma hayatı, emeklilik ve kıdem tazminatında yaşanan gelişmeler hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.  İŞÇİ VE EMEKÇİLERİN SORUNLARINI ARSLAN’A ANLATTILAR 2024 ve 2025 yılında emekli olacak işçilerin maaş ve kıdem tazminatlarında ortaya çıkan farka dikkat çeken sendika başkanları ve temsilcileri, binlerce insanın mağdur edildiğini söyledi. 2025 asgari ücretinin çok düşük belirlendiğini ifade eden TÜRK İŞ Eskişehir İl Temsilcisi Orhan Demir, çalışan maaşlarının belirlenmesinde asgari ücretin önemli bir kıstas olduğunu kaydetti. Türkiye’de sendikalaşma ve örgütlenme oranlarında düşüş olduğunu vurgulayan Demir, sendikalaşma düştükçe çalışma koşullarının da kötüye gittiğini belirtti. Demir, son yıllarda grev yasaklarının da normalleştiğini, bunların önüne geçilmesi adına ortak hareket edilmesi gerektiğini söyledi.  “GELİR ADALETSİZLİĞİ HAD SAFHADA” Türkiye’de gelir adaletsizliğinin had safhaya ulaştığını söyleyen İbrahim Arslan, ekonomik krizin faturasını en çok ücretliyle geçinmeye çalışan işçi ve emekçilerin ödediğini vurguladı. TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığına dikkat çeken Arslan, vatandaşın enflasyonu ile TÜİK’in enflasyonu arasında çok büyük fark olduğunu kaydetti. “İKTİDAR KENDİ SÖYLEMİYLE, KENDİ KURUMUYLA ÇELİŞİYOR” Asgari ücrete de değinen Arslan, CHP olarak 2025 asgari ücretinin 30 bin liranın altında olmaması konusunda çağrıda bulunduklarını, bununla birlikte en düşük emekli maaşının da asgari ücret düzeyinde olması gerektiğini ifade ettiklerini hatırlattı. Arslan, “TÜİK enflasyonu yüzde 44 olarak açıklıyor. Fakat asgari ücrete yüzde 30, memur ve memur emeklisine yüzde 11,54, SSK, Bağ-Kur emeklisine de yüzde 15,75 oranında zam yapılıyor. Sonra da ‘kimseyi enflasyon altında ezdirmeyeceğiz’ diyebiliyorlar. İktidar kendi söylemiyle, kendi kurumu olan TÜİK ile çelişiyor. Fakat yurttaşlarımız her şeyin farkında. Çünkü çarşıya, pazara çıktığında gerçek enflasyonla karşı karşıya kalıyor” dedi. “DAHA ADİL BİR GELİR DAĞILIMI İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM” Çalışma hayatında yaşanan sorunların farkında olduklarını söyleyen Arslan, “İktidar örgütlü toplumdan, sendikalardan, işçilerin grev yapmasından, hak arayışlarından korkuyor. Bu nedenle ya sendikalaşmanın önündeki engelleri kaldırmıyor ya da grev yasaklarıyla işçinin sesini kısmaya çalışıyor. Bunlara karşı mücadele etmek sizler kadar bizlerin de görevi. Bu nedenle sık sık sendikalarımızla bir araya geleceğiz, sizleri dinleyeceğiz. Mücadeleyi birlikte yürüteceğiz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman işçilerimizin, emekçilerimizin, emeklilerimizin yanındayız. Daha adil bir gelir dağılımı için yan yana, omuz omuza, dayanışma içinde olalım” ifadelerini kullandı.

Bozulan Ekonominin Bedelini Biz Ödemeyeceğiz! Haber

Bozulan Ekonominin Bedelini Biz Ödemeyeceğiz!

Türk - İş'e bağlı işyerlerinde, ekonomi politikalarının çalışanlara olumsuz yansıması nedeniyle bir saat  oturma eylemi ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Türk-iş Genel Yönetiminin aldığı karar gereğince Uygulanmakta olan Ekonomik ve Sosyal politikaların Çalışanlara olumsuz yansıması, gelirde ve Vergide ki mevcut adaletsizlik, yaşama ve çalışma şartlarında ki sıkıntıların sürmesi, hak ve taleplerin yeniden gündeme taşınması zorunluğu sebebiyle tüm Türkiye'ye de ve Eskişehir'de Türk iş'e Bağlı iş yerleri önünde 1 saat oturma eylemi ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi; "Bugün yine bir aradayız. Sıkıntılarımız artarak devam ediyor. Hayat pahalılığı, Satın alma gücümüzdeki gerileme, Adaletsiz vergi sistemi, Kamu işyerlerinde ücret dengesizliği, İşsizlik, Güvencesiz çalıştırma ve     Kayıtdışı ve mülteci istihdamı gibi sorunlar, Başta işçiler olmak üzere, toplumun büyük bir bölümünün yaşama şartlarını ağırlaştırmaktadır. Yani mutlu bir azınlık dışında halkımız geçim sıkıntısıyla mücadele etmektedir. Yaşadığımız sorunlara dikkat çekmek için önce geçtiğimiz ay 81 ilde basın açıklaması yaptık. Ardından 26 Ağustos’ta Tekirdağ/Çerkezköy’de, 3 Eylül’de ise Zonguldak’ta on binlerce işçinin katıldığı mitingler yaptık. Sesimizi duyurmak istedik. Sağduyulu davranmaya gayret ettik. Diyalog kapılarını açık tuttuk. Ancak bir sonuç alamadık. Sürekli sabırlı olmamız istendi. Ama bıçak kemiğe dayandı.  Bundan sonra sözümüzü meydanlarda yüzbinler ile söyleyeceğiz. Ekonomik krizin bedelini işçiler olarak biz ödemeyeceğiz. Değerli Arkadaşlar, Markete, pazara, temel tüketim ürünlerine, tepeden tırnağa her şeye her gün zam geliyor. Dün aldığımızı aynı fiyatla bugün alamaz olduk. Büyükşehirlerde ev kiraları ortalamada asgari ücretin üzerine çıktı. Okullar açıldı, eğitim masrafları altından kalkılamaz bir hale geldi. Analar, babalar “çocuğumuzu okula nasıl göndereceğiz” diyor. Elektriğe ve doğalgaza geçtiğimiz aylarda yüzde 38 zam geldi. Önümüz kış… İşçisi, emeklisi kışı nasıl geçireceğiz diye kara kara düşünüyor. Kişi başına düşen gelir artıyor ama işçinin ve emeklisinin geliri değil sefaleti artıyor. Ülkemizde gelir adaleti hızla bozuldu. İşçilerin milli gelirden aldığı pay azalırken işverenlerin payı her geçen gün artmaktadır. Buradan tekrar söylüyoruz: Asgari ücretin açlık sınırının altında olduğu, en düşük emekli maaşının asgari ücretten de düşük olduğu bir toplumda huzuru tesis etmek mümkün değildir. Sosyal barış olmaz. Değerli Arkadaşlar, Geçmiş yıllarda da ekonomik krizler yaşandı. Geçim şartları ağırlaştı. Ancak bu dönemde olduğu kadar yoksulluk görülmedi. İşçiler mağdur olmadı.  Enflasyon kadar ücret zammı yoksulluğun sürmesidir. Kaldı ki açıklanan enflasyon yaşadığımızı gerçeğin çok uzağındadır. Bizi yansıtmıyor. Açıklanan resmi enflasyona göre belirlenen ücret zammı bizi daha da yoksullaştırıyor. Gerçek enflasyon oranları açıklanmazsa bu kayıp daha da artacaktır. Enflasyonun bir an önce gerçek seviyesinde açıklanması için gerekli adımlar atılmalıdır. İşçiler enflasyonun sebebi değildir. Enflasyonu düşürmek için fedakârlığı kazancını ve servetini artıranlar yapmalıdır. Değerli Arkadaşlar, Ülkemizde gelir adaletini sağlamak için vergide adaletin sağlanması gerekir.   Az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınmalıdır. Bu ülkenin sağladığı kaynakları kullanarak servet elde edenler var. Ama işçinin ödediği kadar vergi vermiyorlar. . İşçiler 12 ay çalışmakta ve fakat 2,5 aylığını vergi olarak ödemek zorunda kalmaktadır. Yaptıkları her harcamada KDV’si, ÖTV’si olmak üzere ödediği dolaylı vergi var. Vergi sisteminde acil olarak düzenleme yapılmalıdır. Gelir vergisi tarife basamakları ve oranları kabul edilebilir düzeyde güncellenmelidir. İşçi ücretlerinin üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır. Gelir vergisi tarifesi ilk basamağı, geçmiş yıllarda olduğu gibi, brüt asgari ücretin 12 katından az olmamalıdır. Gelir vergisi oranı bütün işçiler için yüzde 15’de sabitlenmelidir. İşçilere yapılan sosyal amaçlı ödemelerden vergi kesilmemelidir. Değerli Arkadaşlar, Kamu kesimi toplu iş sözleşmelerinde yaşanan sıkıntıyı biliyorsunuz. 2023 yılında Çerçeve Anlaşma Protokolü kapsamında imzalanan toplu iş sözleşmelerinin yürürlük başlangıç tarihleri farklıdır. Enflasyonun yüksek olması sebebiyle, sözleşme başlangıç tarihleri arasındaki bir aylık zaman farkı bile ücret zammı açısından soruna yol açmıştır. Kamuda bir ücret dengesizliği ortaya çıkmıştır. Bu sorun, işyerlerinde huzursuzluğa yol açmaktadır. Ücretlerde ortaya çıkan farklılık, çalışma barışını ve üretimi olumsuz noktaya taşıyabilecek noktaya gelmiştir. Acilen, ek çerçeve anlaşma protokolü yapılması talebimizi yaptık.   Yürürlük başlangıç süresi Ocak ayı olanlarla, 1 Şubat ve ilerleyen aylarda olan toplu iş sözleşmelerindeki ücret zammı oranı arasındaki fark ortadan kaldırılmalıdır. Değerli Arkadaşlar, Sosyal güvenlik sistemimizde birçok sorun çözüm beklemektedir. Ancak bu sorunlara yenileri de eklenmektedir. Emekli aylığı bağlanmasında geçmişte yapılan düzenlemelerin ne anlama geldiği bugün daha iyi anlaşılmaktadır.   Aynı işyerinde aynı dönemde çalışan iki işçiye emekli aylığı başvuru tarihleri farklı olduğu için farklı aylık bağlanabilmektedir. Uygulanan sosyal güvenlik sistemi nedeniyle, enflasyon farkının yüksek olduğu bu dönemde, 2024 yılı içerisinde emekli aylığı talebinde bulunanların emekli aylıkları, 2025 yılında başvuracaklara göre daha fazla olacaktır. Bu durum birçok işçinin emeklilik başvurusu yapmasına sebep olmaktadır. Nitelikli çalışanlar oluşacak fark sebebiyle emekli olmayı tercih etmektedir. Bu mağduriyetin yaşanmaması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır. İşçinin hak kaybına uğramasının önüne geçilmelidir. Değerli Arkadaşlar, Geçimini emeği ile sağlayan işçilerin emeklilik döneminde önemli bir güvencesi alacağı kıdem tazminatıdır. İşçiler geçmiş yıllarda kıdem tazminatları ile iyi kötü bir ev alabilmekte, çocuklarını evlendirmekteydi. Bu sebeple yıllarca kıdem tazminatına her el uzatıldığında, meydanlarda “kızımın çeyizi oğlumun düğün parası” dedik, ortadan kaldırılmasına karşı durduk. TÜRK-İŞ olarak verdiğimiz mücadeleyle bu güne kadar kıdem tazminatına dokundurtmadık. Ancak kıdem tazminatı da zaman içinde eridi.   Kıdem tazminatı tavanı uygulaması işçilerin mağduriyetini her geçen gün arttırdı. Bu mağduriyetin ortadan kaldırılması için kıdem tazminatı tavan miktarının brüt asgari ücretin 7,5 katı olması gerekmektedir. Değerli Arkadaşlar, TÜRK-İŞ; sadece işçinin değil, emeklinin, çiftçinin, esnafın yani dar ve sabit gelirli geniş kesimlerin insana yakışır şartlarda yaşaması için mücadele etmektedir. Sendikalı işçi ile örgütsüz işçi, memur ile işçi, sigortalı işçi ile kayıtdışı çalışanı ve mülteciyi karşı karşıya getirmeye çalışıyorlar. İşsizlerin iş beklentisiyle çalışanlara baskı kurulmak isteniyor.  KİT’lerde ve kamuda taşeron işçilik sona erene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz, 696 sayılı KHK ile kadroya giren işçilerin kanundan doğan haklarını aramaya devam edeceğiz. Türkiye ucuz işgücü ülkesi olmayacaktır. Rekabet düşük işçi maliyet sağlanmamalıdır. Zorlu çalışma şartlarını biz yaşıyoruz. Geçim sıkıntısını biz çekiyoruz. Bozulan ekonominin bedelini biz ödemeyeceğiz. Yaşasın TÜRK-İŞ, Yaşasın Ekmek, Barış ve Özgürlük Mücadelemiz…"

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.